Kalebodur, ışık ve malzeme arasındaki ilişkiyi yeniden tanımlayan Translucent Işık
Geçirgen Porselen Plaka teknolojisini, Hope Alkazar'da düzenlediği özel bir
lansman ile tanıttı. Yalnızca 3 mm kalınlığında ve 100x300 cm büyük ebatta geliştirilen
Translucent, ışığı kontrollü bir şekilde geçirirken doğrudan görüşü engelleyerek
mekânda homojen ve yumuşak bir aydınlatma etkisi oluşturuyor. Yarı saydam
yapısıyla ışığı yalnızca işlevsel bir unsur olmaktan çıkaran Translucent,
mimarlara ve tasarımcılara mekân atmosferini şekillendiren yeni bir tasarım dili
ve yaratıcı kullanım alanları sunuyor.
Lansman, ışık, mekân ve gastronomiyi aynı deneyim kurgusunda buluşturan çok duyulu
bir konseptle gerçekleştirildi. Translucent'ın merkezinde yer aldığı saydam
ışık geçirgen porselen masa etrafında şekillenen deneyimde, nörogastronomi yaklaşımı
ve dijital sahne teknolojileri bir araya gelerek ışığın yalnızca bir aydınlatma
unsuru değil, mekân atmosferini şekillendiren tasarımın aktif bir bileşeni
olduğunu ortaya koydu. Katılımcılar, ışıkla kurulan bu yeni ilişkiyi görme,
dokunma, tat ve işitme duyularıyla eş zamanlı olarak deneyimledi.
Kale Grubu Başkanı ve CEO'su Zeynep Bodur Okyay ile Kaleseramik Genel Müdürü Timur
Karaoğlu'nun ev sahipliğinde gerçekleşen davete, mimarlık, tasarım, gastronomi
ve iş dünyasından seçkin isimler katıldı.
Zeynep Bodur Okyay: Işığı Tasarımın Merkezine Koyan Bir Yenilik Sunuyoruz
Kale Grubu Başkanı ve CEO'su Zeynep Bodur Okyay, lansmanda Translucent'in Kalebodur'un
yenilikçi vizyonunu yansıtan güçlü bir örnek olduğunu vurguladı. Okyay,
Translucent ile yalnızca bir ürün sunmuyoruz, mekânların ışıkla kurduğu ilişkiyi
yeniden tanımlayan bir tasarım felsefesi getiriyoruz. Işığı geçirirken mahremiyeti
koruyan, yumuşak ama çarpıcı, minimal ama etkileyici bir etki sunuyor. Translucent,
modern yaşam alanlarının yeni dili. ifadelerini kullandı.
Translucent'in dünyanın en ince porselen plaka üretim teknolojisiyle hayata geçirildiğini
belirten Okyay, Üstün teknolojilerimizle 3 mm kalınlığında, 100 x 300
cm boyutlarında transparan bir porselen plaka üretiyoruz. Translucent'in ayırt
edici özelliği, ışığı geçirirken doğrudan görüşü engelleyerek ışığın yumuşak
ve homojen biçimde yayılmasını sağlaması. Bu yarı saydam yapı ürünün alameti farikası,
hafifliği hem uygulama kolaylığı hem de estetik zarafeti beraberinde getiriyor.
Işığı sadece geçiren değil, tasarımın bir parçası haline getiren bu teknoloji,
mimarların ve tasarımcıların hayal gücüne sınırsız olanaklar sunuyor.
Translucent, mekânları aydınlatmanın ötesinde, yaşatan, nefes aldıran ve dönüştüren
bir tasarım aracı. Işığın mimariye dönüştüğü bu yeni dönemde Kalebodur olarak
tasarımcılara ve mimarlara sınırsız bir yaratıcılık alanı açıyoruz. Türkiye'nin
ilk porselen plaka üreticisi olarak 20 yılı aşkın süredir büyük ebatlı üretimde
öncülüğümüzü sürdürüyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki: Kalebodur, Yenilik Budur! dedi.
12 Metrelik Sofra: Işıkla Şekillenen Bir Sahne
Lansmanın merkezinde toplam 12 metre uzunluğunda bir sofra yer aldı. Translucent'in
yarı saydam dokusu etrafında yeniden kurgulanan bu düzen, yüzey kavramını yalnızca
malzeme olmaktan çıkarıp, algıyı yöneten bir sahne elemanına dönüştürdü.
Işığın yayılımı, masanın farklı noktalarındaki deneyim akışını etkileyerek katılımcıların
dikkatini belirli duyusal ipuçlarına yönlendirdi. Böylece sofra bir
yeme alanı olmaktan çıkarak, mekânın ışıkla yeniden kurulduğu bir deneyime dönüştü.
Işığın Yüzeye Yazdığı Hikâye
Lansmanın görsel omurgasını, mekâna entegre 3D Mapping çalışması oluşturdu. Mapping
içerikleri Translucent'in ışığı yumuşak ve homojen yayma karakteriyle uyumlu
biçimde tasarlandı, ışık-gölge geçişleri malzemenin yarı saydam doğasıyla uyumlu
bir ritme bağlandı.
Bu sayede katılımcılar Translucent'i yalnızca bir ürün olarak değil, mekânın görsel
mimarisini değiştiren bir tasarım aracı olarak da deneyimledi. Işık, arkada
olan bir unsur olmaktan çıkarılıp anlatının aktif bir parçası haline getirildi.
Deneyimin akışında AI destekli yönlendirme yaklaşımı kullanıldı. İçerik akışı,
katılımcıların deneyim sırasında ulaştığı noktaya göre zamanlama, görsel tema ve
duyusal yönlendirmeleri daha bütüncül bir senaryoda bir araya getirdi.
Böylece herkesin aynı sırayla yaşadığı bir lansman kurgusu yerine, daha sezgisel,
katılımcıyı merkeze alan bir deneyim tasarımı hedeflendi. Sonuç olarak ışık,
sofra ve duyular arasında kurulan bağ, daha kalıcı bir algı izine dönüştü.
El'le Deneyimi: Nörogastronomi İle Dokunma Duyusu Öne Çıkıyor
Lansmanın en dikkat çekici bölümü, davetin davetkar ruhuyla örtüşen el'le deneyimi
oldu. el'le Experiencesın dokunma duyusunu merkeze alan nörogastronomi yaklaşımıyla
kurgulanan akşamda katılımcılar, lezzeti yalnızca tat alma organlarıyla
değil, dokunma üzerinden de keşfetme fırsatı buldu.
Katılımcılar, yeme deneyiminin merkezine aracıları koymadan, Translucent'in ışık
geçirgen porselen yüzeyleri eşliğinde dokunma, tat ve ses arasındaki görünmez
bağı fark etti. Işığın içinden doğan sofra, Translucent'in yüzey karakterinin
deneyimi nasıl zenginleştirdiğini gözle görülür biçimde ortaya koydu.
Çok duyulu deneyim tasarımıyla kurgulanan bu akşamda, her bir detay algıyı yönlendirdi,
hafızada iz bırakan bir anlatı kuruldu. Davetliler, masanın anlatabildiği
her şeyi yeniden keşfetmeye davet edildi.
Işığı Geçirirken Mahremiyeti Koruyan Yumuşak Ve Homojen Yayılım
Kalebodur'un Translucent Işık Geçirgen Porselen Plaka teknolojisi, ışığı geçirirken
doğrudan görüşü engelleyerek ışığın yumuşak ve homojen biçimde yayılmasını
sağlıyor. Ürün, mimarlar ve tasarımcılar için ışığın mekâna kattığı atmosferi tasarım
dili haline getiren yeni bir seçenek sunuyor.
3 mm kalınlık ve 100 x 300 cm büyük ebat ölçeğiyle geliştirilen Translucent, konut
uygulamalarından ticari tasarımlara, ofis bölme duvarlarından butik otel ve
restoranlara kadar geniş bir kullanım alanı yaratıyor. Doğal ışığın daha verimli
kullanılmasına katkı sağlayan ürün, sürdürülebilir tasarım yaklaşımıyla da uyumlu
bir değer sunuyor.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -