Firma

Kardemir Çelik’in halka arzında talep toplama süreci 22-24 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek

Türkiye'nin köklü demir çelik üreticilerinden Kardemir Çelik, halka arz oluyor.
Kardemir Çelik'in halka arzı için talep toplama 22 Temmuz 2026 Çarşamba günü başlayacak
ve 24 Temmuz Cuma günü sona erecek. Pay başına 35,0 TL sabit fiyatla gerçekleşecek
halka arzın büyüklüğünün 4 milyar 480 milyon TL olması bekleniyor.

Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel, halka arzı Şirket'in sürdürülebilir
büyüme yolculuğunda stratejik bir dönüm noktası olarak gördüklerini belirterek,
elde edilecek kaynağın üretim kapasitesini güçlendirecek yatırımlar, işletme
sermayesi ve yenilenebilir enerji projelerinde değerlendirileceğini söyledi.

Bugün 1.350'nin üzerinde çalışanı ve 7 üretim tesisiyle Türk ekonomisine katma değer
sunan Kardemir Çelik, A1 Capital, Vakıf Yatırım ve Ziraat Yatırım'ın liderliğinde
toplam 48 aracı kuruluştan oluşan konsorsiyum aracılığıyla 22-23-24 Temmuz
2026 tarihlerinde talep toplayacak. Toplam 128 milyon TL nominal değerli payların
pay başına 35,0 TL sabit fiyatla satışa sunulduğu halka arzın büyüklüğünün
yaklaşık 4 milyar 480 milyon TL olması hedefleniyor. Halka arz sonrası halka
açıklık oranının ise yüzde 15,42 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor.

Kardemir Çelik'in gelecek nesillere aktarılacak güçlü ve kalıcı bir şirket olma
hedefiyle yönetildiğini belirten Kardemir Çelik Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Bakırel,
halka arzı Şirket'in kurumsal yapısını daha da güçlendirecek stratejik bir
adım olarak gördüklerini söyledi. Bakırel, Dünya'nın köklü sanayi şirketlerine
baktığımızda, sürdürülebilir büyümenin güçlü kurumsal yönetim anlayışı ve sermaye
piyasalarıyla kurulan sağlıklı ilişkiyle desteklendiğini görüyoruz. Biz de
Kardemir Çelik'i gelecek nesillere taşıyacak güçlü bir kurumsal yapı oluşturmayı
ve yüzyılı aşan bir şirket olma hedefimizi sağlam temeller üzerinde ilerletmeyi
amaçlıyoruz. Halka arzı da bu yolculuğun önemli kilometre taşlarından biri
olarak görüyoruz. Halka arzdan elde edeceğimiz kaynakla üretimimizi destekleyerek
işletme sermayemizi güçlendirirken, modernizasyon, kapasite artışı ve yenilenebilir
enerji yatırımlarımızı da hızlandıracağız.

Yarım asrı aşan üretim tecrübesiyle Türkiye'nin sanayi devleri arasında
57 yıllık üretim tecrübesiyle birlikte Türkiye'nin önde gelen demir çelik üreticileri
arasında yer aldıklarını ifade eden Özlem Bakırel, Şirket'in bugünkü konumunu
şu sözlerle özetledi: İzmir ve Denizli'de bulunan 7 üretim tesisimizde, 1.350'nin
üzerinde çalışanımızla yıllık toplam 2,5 milyon ton üretim kapasitesine
sahibiz. Yıllık 1,2 milyon ton kapasiteli çelikhanemiz, 600 bin ton kapasiteli
filmaşin ve inşaat demiri üretim tesisimiz ile toplam 700 bin ton kapasiteli
profil üretim tesislerimiz, hava ayrıştırma, karbon üretim tesislerimiz ve yenilenebilir
enerji yatırımlarımızla entegre bir üretim altyapısı oluşturuyor. En
önemli avantajlarımızdan biri, ana hammaddemiz olan kütük demiri kendi çelikhanemizde
üretebilmemiz. Böylece inşaat demiri, filmaşin ve profil üretiminde ihtiyaç
duyduğumuz yarı mamulü dışarıdan tedarik etmiyoruz. Tedarik zincirimizi daha
etkin yönetirken maliyet ve arz güvenliği açısından önemli bir rekabet avantajı
elde ediyoruz. Özellikle hammadde piyasalarındaki dalgalanmaların yaşandığı
dönemlerde bu entegre yapı, operasyonel esnekliğimizi ve üretim sürekliliğimizi
destekliyor. Kütük demir, filmaşin, inşaat demiri, yapısal ve ticari çelik profiller
başta olmak üzere 10 bin farklı ürüne ulaşan geniş bir üretim kabiliyetine
sahibiz. Ar-Ge merkezimiz, güçlü kalite kontrol altyapımız ve uluslararası standartlardaki
sertifikalarımız sayesinde inşaat, otomotiv, enerji, makine ve çelik
konstrüksiyon başta olmak üzere birçok sektörün ihtiyaçlarına yönelik katma
değerli üretim gerçekleştiriyoruz. Bugün Türkiye'nin en büyük 111'inci sanayi
kuruluşu, Ege Bölgesi'nin ise 9'uncu büyük sanayi şirketi olarak üretim gücümüzü
ve rekabetçiliğimizi sürekli geliştirmeye devam ediyoruz.

Artık rekabeti ürün çeşitliliği, teknoloji, kalite ve sürdürülebilirlik belirliyor
Demir-çelik sektörünün son yıllarda Çin kaynaklı arz fazlası, düşük fiyatlı ihracat
politikaları, artan enerji ve hammadde maliyetleri, korumacılık önlemleri ile
Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi etkenler
nedeniyle yoğun bir rekabet ortamından geçtiğini belirten Özlem Bakırel, bu süreçte
sürdürülebilir büyümenin fiyat rekabetinden değil, katma değerli üretimden
geçtiğinin altını çizdi. Bakırel, Bugün rekabet avantajını belirleyen unsurlar,
ürün çeşitliliği, teknoloji, kalite, sürdürülebilirlik ve müşteriye özel çözümler
sunabilme kabiliyeti haline geldi. Biz de Kardemir Çelik olarak stratejimizi
bu doğrultuda şekillendiriyoruz. Ar-Ge yatırımlarımız, yenilenebilir enerji
projelerimiz, düşük karbonlu üretim teknolojilerimiz ve yüksek katma değerli
ürünlere odaklanan üretim anlayışımızla küresel pazarlardaki rekabet gücümüzü artırmayı
hedefliyoruz. Türkiye'nin en büyük 159'uncu ihracatçısı olarak 30 yılı
aşkın ihracat tecrübemizi coğrafi çeşitlilik, ürün bazlı uzmanlaşma ve uzun vadeli
iş ortaklıklarıyla destekliyoruz. Özellikle Avrupa, ABD, Kuzey Afrika ve gelişmekte
olan pazarlarda daha güçlü bir konumlanma için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Yeni pazar stratejimizi her ülkeye aynı ürünü sunmak yerine, her pazarın
teknik ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirmek üzerine kuruyoruz. İzmir Aliağa
Bozköy'de yatırımını sürdürdüğümüz büyük ebat profil hadde tesisimizin devreye
girmesiyle katma değerli ürün çeşitliliğimiz artarken, üretim kapasitemiz daha
da güçlenecek. Bu yatırımın katkısıyla ihracatımızda yaklaşık yüzde 25 büyüme
öngörüyoruz. Esnek üretim kabiliyetimiz, uluslararası kalite sertifikalarımız
ve 100'ü aşkın ülkeye uzanan ihracat ağımız sayesinde küresel pazarlarda sürdürülebilir
büyümemizi kararlılıkla sürdüreceğiz diye ifade etti.

Yenilenebilir enerji gücümüzü 71,9 MW'a çıkarmayı hedefliyoruz
Türkiye'de elektrik tüketimi ve karbon salınımı düşük olan demir çelik fabrikalarından
biri olarak öne çıktıklarını vurgulayan Bakırel, şöyle konuştu: Çevreye
duyarlı üretim teknolojilerine ve sistemlerine yaptığımız yatırımlar sayesinde
hem maliyet avantajı hem de uluslararası rekabette avantaj sağlıyoruz. İzmir Aliağa'da
yer alan çelikhanemiz Türkiye'de alanında en yeni teknolojiye sahip üretim
tesislerinden bir olma özelliğine sahip. Atık gaz ile ısıtılan ve sürekli
besleme mekanizmasına sahip FESCON sistemimizle enerji tasarrufunda iddialıyız.
Diğer ark ocaklarından 100 kwh/ton daha düşük enerji kullanıyoruz. Tamamı kapalı
hurda şarj sistemi sayesinde toz salınımını düşürüyoruz.

19,7 MW'lık RES, 4 MW'lık GES santralimiz ve haddehane tav fırını bacasındaki atık
ısıyı geri kazanarak 1 MW elektrik üreten ORC sistemimiz sayesinde yenilenebilir
enerji üretim gücümüz bugün 24,7 MW seviyesine ulaştı. Önümüzdeki dönemde
toplam kurulu gücümüzü 71,9 MW'a çıkaracak GES, RES ve atık ısı geri kazanım projelerini
hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bu kapsamda İzmir Hacı Ömerli'de 1,60 MW
GES ve 3,60 MW büyüklüğünde RES yatırım planımız bulunuyor. Ayrıca Muş Bulanık'ta
9,5 MW büyüklüğünde ve Van Özalp Dibekli'de 23,50 MW GES yatırımımız yer alıyor.
Bozyaka RES projesi kapsamında ise 9 MW büyüklüğünde hibrit GES yatırımı
yer alıyor.

Ar-Ge ve inovasyon rekabet gücünü artırıyor
Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına da devam ettiklerini belirten Bakırel, Sanayi ve
Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge merkezlerinde yeni çelik kalitelerinin geliştirilmesi,
yüksek katma değerli ve çevre dostu ürünlerin tasarlanması, üretim süreçlerinin
dijitalleştirilmesi ve yeşil çelik teknolojilerinin geliştirilmesine
yönelik kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Ar-Ge faaliyetleriyle hem
rekabet güçlerini artırdıklarını hem de uluslararası pazarlarda giderek önem kazanan
çevresel düzenlemelere uyumlu bir üretim modeli oluşturduklarını ifade eden
Bakırel, Önümüzdeki dönemde de Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarımızı artırmayı,
yüksek katma değerli ve özel nitelikli çelik ürünleri geliştirmeyi, dijitalleşme
ve otomasyon uygulamalarını üretim süreçlerimizin tamamına yaygınlaştırmayı
sürdüreceğiz. Teknoloji, altyapı ve tesis yatırımlarımızı kalite odaklı üretim
anlayışımızla destekliyoruz. Bu sayede hem yurt içindeki hem de küresel pazarlardaki
müşterilerimize güvenilir, yüksek kaliteli ve uluslararası standartlara
uygun ürünler sunmaya devam ediyoruz dedi.

Hedefimiz sürdürülebilir ve katma değerli büyüme
Şirket'in finansal performansına ilişkin de bilgi veren Bakırel, 2025 yılında yaklaşık
1,8 milyon ton üretim gerçekleştirdik. Ciromuzu ise yüzde 13 artırarak
23 milyar TL seviyesine taşıdık. 2026'nın ilk çeyreğinde 2025 yılının aynı dönemine
kıyasla %8 ciro artışı sağladık. Aynı dönemde yurt dışı satışlarımızın payı
ise %58 oldu. 2026 yılı büyüme hedeflerimizin merkezinde üretim kapasitemizi
artırmaya yönelik yatırımlarımız ve katma değeri yüksek ürünlere odaklanan satış
stratejimiz yer alıyor. Bu sayede hem iç pazardaki satışlarımızı hem de ihracat
performansımızı güçlendirerek ciromuzu bir önceki yıla göre yüzde 20 ila 30
arasında artırmayı hedefliyoruz. Halka arzla birlikte elde edeceğimiz finansal
güç, yatırımlarımızı hızlandırırken, yüksek katma değerli üretim ve ihracat odaklı
büyüme stratejimizi de destekleyecek. Amacımız, sürdürülebilir üretim anlayışımız
ve güçlü Ar-Ge altyapımızla küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmak dedi.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -