KPMG Türkiye’ye göre, küresel birleşme ve satın alma hacmi 2025’te 4,5 trilyon dolara çıkarak %50’den fazla arttı
Ekonomi
KPMG Türkiye’ye göre, küresel birleşme ve satın alma hacmi 2025’te 4,5 trilyon dolara çıkarak %50’den fazla arttı
KPMG Türkiye'nin KPMG Perspektifinden Birleşme ve Satın Alma Trendleri 2025 raporunda
yer alan 2025 yılının tamamına ilişkin verilere göre, 2024 yılında 3 trilyon
dolar seviyesinde gerçekleşen küresel birleşme ve satın alma işlem hacmi,
2025'te 4,5 trilyon dolar olarak gerçekleşerek yüzde 50'den fazla artış kaydetti.
Türkiye'de ise değeri açıklanan işlemler dikkate alındığında, işlem hacmi önceki
yıla kıyasla yüzde 50'nin üzerinde artış göstererek 8,2 milyar ABD doları seviyesinde
gerçekleşti. Değeri açıklanmayan işlemler de dikkate alındığında Türkiye'de
2025 yılında toplam işlem hacminin 18,5 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleştiği
tahmin ediliyor.
KPMG Türkiye, yedincisini hazırladığı yıllık KPMG Perspektifinden Birleşme ve Satın
Alma Trendleri raporunun 2025 yılını kapsayan sonuçlarını açıkladı. Rapora
göre 2025 yılı boyunca yüksek sermaye maliyetlerinin varlık değerlemeleri üzerinde
yarattığı baskı, güçlü bilanço yapısına sahip stratejik alıcılar için görece
cazip bir satın alma ortamı oluşturarak, bu alıcıların portföylerini uzun vadeli
hedefler doğrultusunda yeniden şekillendirmelerine zemin hazırladı. Bu çerçevede,
küresel ölçekte işlem adedi bir önceki yıla kıyasla yaklaşık 3 bin adet
artarak toplamda 54 bin seviyesine ulaşırken, daha büyük ölçekli işlemlerin ağırlık
kazanması sonucunda küresel birleşme ve satın alma işlem hacmi, 2024 yılındaki
3 trilyon ABD doları seviyesine kıyasla yüzde 50'den fazla artış göstererek
2025 yılında 4,5 trilyon ABD doları olarak gerçekleşti.
Türkiye'deki birleşme ve satın alma işlemlerine bakıldığında ise global trende paralel
olarak açıklanan işlem hacmi önceki yıla kıyasla yüzde 50'nin üzerinde artış
göstererek 8,2 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Değeri açıklanmayan
işlemler üzerine yapılan değerlendirmeler sonucunda, Türkiye'de 2025 yılında
toplam işlem hacminin 18,5 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleştiği tahmin
ediliyor. İşlem hacmindeki artış kadar olmasa da 2025 yılında gerçekleşen toplam
işlem sayısı yüzde 20'nin üzerinde bir artışla 574'e yükselerek, 2024'teki 475
işleme kıyasla belirgin bir artış gösterdi. Türkiye'de 2025 yılında değeri açıklanan
işlemlere ilişkin işlem hacminin yaklaşık yüzde 40'ının perakende sektöründe
gerçekleşmesi, yatırımcıların küresel piyasalarda olduğu gibi Türkiye'de
de büyük ölçekli ve öngörülebilir nakit akışı üreten şirketlere odaklandığını
bir kez daha ortaya koydu. Ayrıca, 2024 yılına ilişkin tahmini toplam işlem hacmi
olan 10,1 milyar ABD doları dikkate alındığında, ortalama işlem büyüklüğü yaklaşık
21 milyon ABD doları seviyesindeyken, 2025 yılında bu tutar yaklaşık 32
milyon ABD dolarına yükseldi. Bu artış, yatırımcıların Türkiye'de daha büyük ölçekli
ve görece daha düşük riskli yatırımlara yöneldiğine işaret ediyor.
Toplam işlem sayısının yarıdan fazlası start-up ekosistemindeki girişimlere
Bir önceki yıla benzer şekilde, 2025 yılında da toplam işlemlerin yaklaşık yüzde
60'ının Türkiye'deki startup ekosistemindeki girişimlere yönelik olması, Türkiye'nin
girişim ekosisteminin cazibesini koruduğunu ve ekosisteme olan destek ile
güvenin sürdüğünü gösteriyor.
Rapora göre ülkemizde 2024 yılında tek mega işlem gerçekleşirken, 2025 yılında iki
mega işlem oldu. 2024'te Hepsiburada'nın Kazakistan merkezli Kaspi.kz tarafından
1,1 milyar ABD doları bedelle satın alınması yılın en büyük işlemi olarak
öne çıkmıştı. 2025'te ise T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi
Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen ihalede, Türkiye, İspanya, İsviçre ve Arjantin
merkezli ortaklardan oluşan MOI Ortak Girişimi'nin Araç Muayene İstasyonları
(Turka) işletme hakkını 1,7 milyar ABD doları bedelle devralması yılın en
büyük işlemi olurken, BP'nin TANAP'taki yüzde 3'lük hissesini ABD menşeli finansal
yatırımcı Apollo Global Management'a 1 milyar ABD doları karşılığında satışı
ise ikinci mega işlem olarak öne çıktı.
Buna ek olarak, Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon (TMT) sektörünün teslimat dikeyinde
gerçekleşen Uber'in Trendyol Go'nun yüzde 85 hissesini 700 milyon ABD
doları bedelle satın alması, global teknoloji devi Uber'in Türkiye'de hızlı teslimat
ve mobilite pazarındaki büyüme beklentisini destekleyen önemli bir işlem
olarak dikkat çekti.
2024 yılındaki ihalede öngörülen şartların yerine getirilememesi nedeniyle 2025
yılına sarkan Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı'nın işletme hakkı devri, Şubat 2025'te
Koç Holding'e bağlı Tek-Art tarafından 504 milyon ABD doları bedelle gerçekleştirildi.
Tek-Art'ın bir diğer dikkat çeken işlemi ise Muğla Göcek'teki Villa
Port ve Exclusive Port marinalarını Yıldız Holding'den 160 milyon ABD doları karşılığında
satın alması oldu.
Nurol Holding iştiraki Tümad Madencilik'in, Kanada merkezli Alamos Gold'un Türkiye'deki
madencilik faaliyetlerini yürüten Doğu Biga Madencilik'i 470 milyon ABD
doları bedelle satın alması, enerji ve doğal kaynaklar sektöründe yılın öne çıkan
en büyük işlemlerinden biri oldu. Bunun yanı sıra, Socar Türkiye'nin Gama Enerji'den
İç Anadolu Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali'ni 225 milyon ABD doları
bedelle satın alması da sektörün dikkat çeken bir diğer işlemi olarak öne çıktı.
Bu işlemler, hem uluslararası stratejik ve finansal yatırımcıların hem de yerel
yatırımcıların Türkiye pazarına yönelik ilgisinin güçlü şekilde devam ettiğini
göstermesi açısından önem taşıyor.
En büyük finansal yatırımcı çıkış işlemleri perakende ile ilaç ve sağlık sektörlerinde
Actera Group ve Esas Holding'in sahibi olduğu spor salonları zinciri MacFit, Mart
2025'te 431,6 milyon ABD doları bedelle Polonyalı stratejik oyuncu Benefit Systems'a
satıldı. 2007 yılında kurulan MACFit, 2010'da Esas Holding ve Actera Group'un
yatırımıyla büyüme sürecine girerek satış tarihi itibarıyla Türkiye çapında
120'den fazla spor salonu, 300 binden fazla aktif üye ve yaklaşık 1,5 milyon
dijital üyeye sahipti. Bir diğer önemli finansal yatırımcı çıkışı ise, Turkven'in
Medical Park'taki %11 oranındaki hissesini, kurucu ve Yönetim Kurulu Başkanı
Muharrem Usta'nın kontrolündeki FOM Grup'a 173,4 milyon ABD doları bedelle
satışı oldu. Böylelikle 2018 yılındaki halka arzla kısmi çıkış yapan Turkven, 2025
yılı itibarıyla çıkışını tamamladı.
Yerli yatırımcılar küçük, yabancılar büyük hacimli işlemlere odaklandı
2025 yılında işlemlerin yatırımcı kökenlerine göre dağılımına bakıldığında, yerli
yatırımcıların liderlik ettiği 470 işlem ile işlem adedinden yaklaşık yüzde 80'in
üzerinde pay aldığı görülürken, bu oranın yaratılan 4,8 milyar ABD dolarlık
işlem hacmi ile toplam açıklanan işlem hacminin yüzde 59'unu oluşturduğu gözlemlendi.
Bu da yerli yatırımcıların görece daha küçük ölçekli işlemlerde yoğunlaştığını,
yabancı yatırımcıların ise yerli yatırımcılara kıyasla daha büyük hacimli
işlemlerde yer aldığını kanıtlar nitelikte oldu.
Hacim bazında perakende, adet bazında TMT öne çıktı
2025 yılında işlem hacmi bazında en dikkat çekici sektör, toplam 3,3 milyar ABD
doları açıklanan işlem hacmi ve en büyük 10 işlem içerisindeki 3 işlemi ile perakende
sektörü oldu. İşlem adedi bazında lider ise gerçekleşen 303 işlemle son
yıllarda süregelen liderliğini koruyan TMT sektörüydü. 2025 yılında TMT sektöründeki
yatırımcı profili değerlendirildiğinde, toplam gerçekleşen işlem adedinin
yüzde 80'inde finansal yatırımcı olarak değerlendirilen girişim sermayesi fonları
ve risk sermayesi gibi fonların etkili bir şekilde rol oynadığı gözlemlendi.
İşlem değerleri kamuya açıklanmasa da Avrupa merkezli finansal yatırımcı CVC
Capital Partners'ın Dream Games'e yaptığı yatırım hem TMT sektöründe hem de Türkiye'nin
güçlü oyun ekosisteminde yıl içinde gerçekleşen en önemli işlem oldu.
2026 yılına ilişkin beklentiler
KPMG'nin raporunda 2026 yılında, iş süreçlerine yapay zekâ ve dijital dönüşümü entegre
eden şirketler ile birlikte, öngörülebilir nakit akışı ve defansif özellikleriyle
öne çıkan, endüstriyel üretim ve otomotiv, finansal hizmetler, enerji,
ilaç ve sağlık sektörlerine küresel ölçekte yatırımcı ilginin devam edeceği bekleniyor.
Küresel eğilimlerden kısmen ayrışan bir görünüm sergileyen Türkiye'de
2025 yılı, perakende ve enerji sektörleri başta olmak üzere endüstriyel üretim
ve otomotiv ile TMT sektörlerinde birleşme ve satın alma faaliyetlerinin ivme
kazandığı bir dönem olurken bu eğilimin, konsolidasyon ihtiyacı ve operasyonel
ölçeklenme arayışları doğrultusunda önümüzdeki dönemde de devam edeceği tahmin
ediliyor. TMT tarafında son yıllarda süregelen yüksek işlem adedinin korunacağı,
ancak diğer sektörlere yatırımların da yapay zekâ ve dijital dönüşümü merkezine
alan şirketler ile büyük ölçekli yatırımlar etrafında şekilleneceği öngörülüyor.
Türkiye'de enflasyon görünümünde kademeli olarak sağlanan normalleşmenin, ekonomik
öngörülebilirliği artırarak güven ortamının kalıcılığını desteklemesi ve bu
çerçevede uluslararası sermaye ile yatırımcı ilgisinin güçlenmesi bekleniyor. Girişimcilik
ekosistemi özelinde ise 2025 yılında 23 işlem ile öne çıkan oyun dikeyi
başta olmak üzere, yazılım, yapay zekâ, siber güvenlik, savunma sanayi teknolojileri
ve veri analitiği alanlarında faaliyet gösteren girişimlerin, Türkiye'nin
bölgesel teknoloji merkezi olma potansiyelinden faydalanarak yatırım almaya
devam etmesi öngörülüyor.
2025 yılı yatırımcıların küresel ölçekte stratejik güçlenme ve konsolidasyon odaklı
işlemlere yeniden yöneldiği bir yıl oldu
Rapor hakkında değerlendirmede bulunan KPMG Türkiye Birleşme ve Satın Alma Hizmetleri
Lideri, Şirket Ortağı Özge İlhan Acar, 2025 yılının küresel ana gündemini,
büyük güçler arasındaki rekabet ve ekonomik belirsizliklerin etkisiyle derinleşen
jeopolitik gerilimler, Orta Doğu'da devam eden bölgesel istikrarsızlıklar
ve Rusya-Ukrayna savaşının dördüncü yılına girerken süren askeri ve diplomatik
hamleler belirledi. Bu gelişmeler uluslararası güvenlik risklerini artırırken,
enerji arzı, iklim krizi ve yapay zekâ düzenlemeleri gibi konular küresel gündemin
en çok öne çıkan temaları arasında yer aldı. Bu jeopolitik ve ekonomik belirsizlik
ortamı, ABD ve Avrupa'da merkez bankalarını daha temkinli para politikalarına
yönelterek, 2025 yılı makroekonomik görünümünü sınırlı ve kademeli faiz
indirimlerinin gündeme geldiği bir geçiş dönemi olarak şekillendirdi. 2025 yılında
küresel birleşme ve satın alma piyasası, yüksek seyreden sermaye maliyetlerinin
şirket değerlemelerini görece daha satın alınabilir seviyelere çekerek şirket
portföylerini yeniden şekillendirmeye motive etmesi ile birlikte hem işlem
adedi hem de kayda değer biçimde işlem hacmi bazında 2024 yılına kıyasla artış
gösterdi. Bu durum, 2025 yılını yatırımcıların küresel ölçekte stratejik güçlenme
ve konsolidasyon odaklı işlemlere yeniden yöneldiği bir yıl olarak öne çıkardı.
Türkiye için 2026 yılının, enflasyonu düşürme ve makroekonomik istikrarı sağlama
hedefleri doğrultusunda sıkı para politikaları ile bütçe açığını azaltmaya
yönelik mali düzenlemelerin sürdürülmesi öngörülürken, yılın ikinci çeyreğinden
itibaren 2027 yılına ilişkin erken seçim beklentisinin ekonomik görünüm üzerinde
belirleyici bir rol oynamasını beklemekteyiz. dedi.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -