KPMG'nin Küresel Teknoloji Raporu 2026: Endüstriyel Üretim araştırmasına göre,
sektör yöneticilerinin yüzde 87'si ileri teknolojilerin rekabet avantajı sağlayacağına
inanırken, yüzde 49'u yapay zekâ ve akıllı teknolojilerden önemli finansal
kazanç elde ettiğini belirtiyor. Katılımcıların yüzde 76'sı dijital teknolojilere
50 milyon doların üzerinde yatırım yaptığını, yüzde 68'i ise yapay zekâyı
önümüzdeki bir yıl içinde kurum genelinde yaygınlaştırmayı hedeflediğini ifade
ediyor.
KPMG'nin yapay zekâ ve ileri teknolojilerin üretimin geleceğindeki rolünü mercek
altına aldığı Küresel Teknoloji Raporu 2026: Endüstriyel Üretim araştırması
yayımlandı. 22 ülke ve bölgeden 258 teknoloji liderinin katıldığı anketin sonuçlarına
dayanan rapora göre sanayi üretimi sektöründeki yöneticilerin yüzde 87'si,
ileri teknolojilerin gelecekte rekabet avantajı sağlayacağına inanıyor, yarısı
ise şimdiden önemli finansal kazançlar elde ettiklerini belirtiyor.
Sistemleri, süreçleri ve çalışma biçimlerini geliştirmek amacıyla teknolojiye sürekli
yatırım yapmanın önemi, sanayi üretimi sektöründeki C-düzey yöneticiler ve
birim liderlerinin öncelikli gündemleri arasında yer alıyor. Sektörde faaliyet
gösteren şirketler, bu konudaki niyetlerini yatırımlarıyla da destekliyor. Katılımcıların
yüzde 76'sı dijital teknolojilere 50 milyon doların üzerinde yatırım
yaptığını belirtirken, bu oran tüm sektörlerdeki ortalama olan yüzde 72'nin
üzerinde bulunuyor. Daha da önemlisi, sektördeki kuruluşlar bu yatırımların karşılığını
aldıklarını ifade ediyor.
Yapay zekâ ve akıllı teknolojiler, son derece yüksek bir etkiye sahip. Nitekim katılımcıların
yüzde 49'u, bu teknolojilerin önemli finansal kazançlar sağladığını
veya elde edilen toplam dijital değerin yüzde 31-40'ını oluşturduğunu ifade
ediyor. 2025 yılında kuruluşlar, gelişmiş teknolojileri kullanma konusunda önemli
ilerleme kaydetti. Yapay zekâ, siber güvenlik, kuantum sonrası kriptografi ve
veri analitiği alanlarında kullanım oranları 2024'e kıyasla artması kurumların
teknolojik olgunluk ve dayanıklılık açısından daha ileri bir seviyeye ulaştığını
gösteriyor.
Bunun temelinde sağlam bir teknoloji altyapısının bulunduğuna işaret eden veriler
bulunuyor. Endüstriyel üretim sektöründeki yöneticilerin yüzde 54'ü, ağ ve bulut
altyapılarının olgunluk seviyesine ulaştığını düşünüyor. Bu oran, tüm sektörler
arasında tüketici ürünleri ve perakendenin (yüzde 55) ardından en yüksek ikinci
seviyeyi oluşturuyor. Genel olarak endüstriyel üreticilerin yüzde 80'i, maliyet
baskıları ve teknik borç gibi zorluklar devam etse de teknolojinin yatırımlardan
elde edilen değeri sık veya çok sık artırdığını belirtiyor.
İş gücü de yapay zekâya hazırlanıyor
Her yeni teknolojide olduğu gibi, yapay zekânın yaygınlaşmasının önünde de aşılması
gereken çeşitli engeller bulunuyor. Yöneticilere göre en önemli riskler, siber
güvenlik, maliyetler, sınırlı kaynaklar ve nitelikli insan kaynağı eksikliği.
Bu nedenle çalışanların yapay zekâyı güvenli, verimli ve etkili biçimde kullanabilecek
bilgi ve yetkinliklerle desteklenmesi, kurumların en önemli öncelikleri
arasında yer alıyor.
Yöneticilerin yaklaşık onda dokuzu (yüzde 89), önümüzdeki beş yıl içinde yapay zekâ
ajanlarını yönetmenin iş hayatında önemli bir beceri haline geleceği konusunda
hemfikir. Liderlerin yüzde 34'ü de sürekli değişen teknoloji ortamında bazı
çalışanların geride kaldığını düşünüyor. Bu nedenle beceri geliştirme ve çalışanlara
yönelik destek stratejilerinin, önümüzdeki yıllarda başarının giderek daha
önemli unsurları haline geleceği öngörülüyor. Araştırmadan çıkan diğer bulgu
ise katılımcıların çoğunluğunun (yüzde 59), yapay zekâ performansını takip etmek
için geleneksel KPI'ların artık yeterli olmadığı görüşünde olması.
Yapay zekâ kullanımı yaygınlaşıyor
Kuruluşların yüzde 68'i, önümüzdeki bir yıl içinde yapay zekâyı kurum genelinde
yaygın biçimde kullanmayı hedefliyor. Yapay zekâ yönetişimi konusunda ise her 10
kuruluştan 7'si merkezi bir modeli tercih ediyor. Bu modelde yapay zekâ uygulamalarının
hayata geçirilmesine BT ekipleri öncülük ediyor. Kurum genelinde iş
birliğinin önemi de giderek daha fazla kabul görüyor. Araştırmaya katılan liderlerin
yüzde 87'si, BT, güvenlik ve risk ekiplerinin yapay zekâ sistemleri ile kullanım
senaryolarının güvenli şekilde devreye alınmasını sağlamak ve riskleri
sürekli izlemek amacıyla yakın iş birliği içinde çalıştığını belirtiyor.
Siber güvenlik yatırımları öncelikli gündem maddeleri arasında
Raporda yapay zekâ ve diğer gelişmiş teknolojilerden beklenen faydanın sağlanabilmesi
için güçlü ve kesintisiz veri akışının büyük önem taşıdığına dikkat çekiliyor.
Ancak bu yılki araştırma bazı çelişkili sonuçlara işaret ediyor. Yöneticilerin
beşte dördünden fazlası (yüzde 83), kuruluşlarının yapay zekâ için güçlü
veri temelleri oluşturduğunu düşünüyor. Aynı orandaki katılımcı, kurumsal veri
yönetimlerini de iyi veya optimize edilmiş olarak değerlendiriyor. Buna karşın
katılımcıların dörtte üçü (yüzde 76), önümüzdeki iki yıl içinde yapay zekâyla ilgili
en önemli risklerden biri olarak yeterince güvenilir olmayan verileri gösteriyor.
Bu nedenle siber güvenlik yatırımları sektörün öncelikli gündem maddeleri arasında
yer alıyor. Araştırma sonuçlarına göre yöneticilerin yaklaşık yarısı (yüzde
48), önümüzdeki bir yıl içinde siber güvenlik yatırımlarına ayrılan bütçenin önemli
ölçüde artacağını öngörüyor. Siber güvenliğin stratejik önemini gösteren bir
diğer bulgu ise teknoloji yatırımlarından beklenen kazanımlarla ilgili. Katılımcıların
yüzde 34'ü, güçlendirilmiş siber güvenliği teknoloji yatırımlarının
en önemli faydalarından biri olarak değerlendiriyor. Bu başlık, yüzde 41 ile ilk
sırada yer alan operasyonel verimlilik artışının hemen ardından geliyor.
Endüstriyel üretim kapsamlı bir dönüşümden geçiyor
Rapor hakkında değerlendirmede bulunan KPMG Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm
Başkanı ve Endüstriyel Üretim Sektör Lideri Hande Şenova, Endüstriyel üretim
sektörü, hızla değişen küresel koşulların etkisiyle kapsamlı bir dönüşüm sürecinden
geçiyor. Bu dönüşümün temelinde ise teknoloji yer alıyor. Endüstriyel üretim
şirketleri, yapay zekâ başta olmak üzere yeni nesil dijital teknolojileri iş
süreçlerine entegre etme konusunda önemli ilerleme kaydediyor. Bununla birlikte
sektörün önünde önemli zorluklar da bulunuyor. Bunların başında veri geliyor.
Endüstriyel üretim şirketleri, farklı sistemlerde dağınık halde bulunan verileri
kurum genelinde erişilebilir ve paylaşılabilir hâle getirmek için çalışıyor.
Teknolojinin mümkün olanın sınırlarını sürekli genişlettiği çağımızda, endüstriyel
üretim şirketlerinin bu dönüşüme kararlılıkla yatırım yapması ve süreçlerini
daha akıllı hâle getirmesi umut verici bir gelişme. Raporumuzun, endüstriyel
üretim sektöründeki liderlere teknoloji stratejileri konusunda yol gösterici bir
rehber olmasını umuyorum. dedi.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -