Ekonomi

KUES raporu, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin 20 yıllık dönüşümünü ortaya koydu

Koç Üniversitesi - ESAS Holding Alternatif Yatırımlar Merkezi (KUES) tarafından
hazırlanan Türkiye Girişim Sermayesi Ekosistemi Raporu yayımlandı. 2006-2025 dönemini
kapsayan rapor, 11 binden fazla yatırım işlemini analiz ederek Türkiye'de
girişim sermayesi ekosisteminin son 20 yıldaki gelişimini ortaya koyuyor.

Koç Üniversitesi - ESAS Holding Alternatif Yatırımlar Merkezi (KUES) tarafından
hazırlanan Türkiye Girişim Sermayesi Ekosistemi Raporu, 18 Haziran'da düzenlenen
basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı. ESAS Plaza Hubitat'ta gerçekleştirilen
toplantıda, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin mevcut görünümü, yatırım
eğilimleri, sektörel dağılımı ve gelişim alanlarına ilişkin rapor bulguları
değerlendirildi. Etkinliğe T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya
Coştu katılırken, ESAS Yönetim Kurulu Üyesi ve Grup CEO'su Çağatay Özdoğru ile
Koç Üniversitesi Araştırma ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr.
Hakan Ürey toplantının açılış konuşmalarını gerçekleştirdiler. KUES Akademik Direktörü
Doç. Dr. Uğur Çelikyurt ise yaptığı sunumda rapor ile ilgili öne çıkan
verileri ve bulguları paylaştı.

Çağatay Özdoğru: Türkiye kendi dinamiklerine sahip bir ekosistem haline geldi
Toplantıda konuşan ESAS Yönetim Kurulu Üyesi ve Grup CEO'su Çağatay Özdoğru, raporun
Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin son yıllardaki gelişimini ortaya koyduğunu
belirterek şunları söyledi: ESAS olarak, sürdürülebilir büyümenin ve
geleceği inşa etmenin yolunun alternatif yatırımlardan ve teknoloji odaklı girişim
sermayesi ekosistemini desteklemekten geçtiğine inanıyoruz. Koç Üniversitesi
iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz KUES bünyesinde hazırlanan bu rapor, ekosistemimizin
kat ettiği mesafeyi ve ulaştığı olgunluk düzeyini ortaya koyuyor. Türkiye
artık tesadüfi ya da münferit başarı hikâyeleriyle anılan bir yapı olmaktan
çıkarak, kendi dinamiklerine, güçlü bir bilgi birikimine ve yatırım kültürüne
sahip bir ekosistem haline geldi. 2020-2022 yıllarında ulaşılan yüksek yatırım
seviyelerinin ardından 2025 yılında daha dengeli bir görünüm oluşsa da bugün ulaşılan
ölçek geçmiş dönemlerin önemli ölçüde üzerinde bulunuyor. İşlemlerin büyük
bölümünü oluşturan erken aşama girişimler, ekosistemin en güçlü yönlerinden
biri olmayı sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde girişimlerin büyüme ve ölçeklenme aşamalarında
ihtiyaç duyduğu finansman kaynaklarının güçlendirilmesi, ekosistemin
gelişimi açısından önem taşıyor. Yabancı yatırımcı ilgisinin artması ve yerli
yatırımcıların uluslararası pazarlardaki faaliyetleri de Türkiye'nin küresel girişimcilik
ağları içindeki konumunu destekliyor. Son 15 yılda uygulanan kamu politikaları,
teşvikler ve üniversite-sanayi iş birlikleri de bu gelişimde önemli
rol oynadı. ESAS olarak alternatif yatırımlara odaklanmayı, ekosistemin gelişimine
katkı sunmayı ve Türkiye'nin teknoloji odaklı küresel rekabet gücünü destekleyecek
adımlar atmayı sürdüreceğiz.

Prof. Dr. Hakan Ürey: KUES, akademi ile iş dünyasının ortak akıl ve ortak değer
üretme kapasitesinin güçlü bir örneğidir
Koç Üniversitesi Araştırma ve İnovasyondan Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan
Ürey ise girişimcilik ekosistemlerinin yalnızca sermaye ile değil, bilgi,
araştırma, insan kaynağı ve güçlü iş birlikleriyle geliştiğine dikkat çekti. Ürey,
üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma yapan kurumlar değil, aynı zamanda
girişimcileri, yatırımcıları ve fikirleri bir araya getiren ağların merkezinde
yer alan stratejik aktörler olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: Bu rapor,
Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin son 20 yıllık dönüşümünü ortaya koyarken,
üniversitelerin girişimcilik ve inovasyon ekosistemindeki kritik rolünü
de görünür kılıyor. Koç Üniversitesi ile ESAS iş birliğiyle kurulan KUES, akademi
ile iş dünyasının ortak akıl ve ortak değer üretme kapasitesinin güçlü bir örneğidir.
Merkezin daha ilk yılında ortaya koyduğu bu kapsamlı çalışma, yalnızca
bugünü anlamamıza yardımcı olmuyor, aynı zamanda Türkiye'nin girişimcilik, teknoloji
ve yatırım politikalarına yön verecek önemli bir referans kaynak oluşturuyor.

11 Binden fazla yatırım işlemi analiz edildi
PitchBook ve Startups.watch veri tabanlarından yararlanılarak hazırlanan rapor,
2006-2025 döneminde gerçekleşen 11 binden fazla yatırım işlemini, 5.800'den fazla
girişimi ve 4.500'den fazla yatırımcıyı kapsıyor. Çalışma, Türkiye girişim sermayesi
ekosisteminin son 20 yıldaki gelişimini ve temel eğilimlerini veri odaklı
bir yaklaşımla inceliyor.

Rapora göre Türkiye girişim sermayesi ekosistemi son yıllarda istikrarlı bir büyüme
gösterdi. Özellikle 2018 sonrasında yatırım işlem sayılarında belirgin artış
yaşanırken, 2020-2022 dönemi yatırım tutarlarında tarihi seviyelere ulaşıldı.
2025 yılında daha dengeli bir görünüm öne çıksa da ekosistemin ulaştığı toplam
hacim ve işlem ölçeği geçmiş dönemlerin üzerinde seyretmeye devam etti.

Erken aşama girişimler ekosistemin temel gücünü oluşturuyor
Rapora göre girişim sermayesi işlemlerinin yaklaşık %80'i tohum aşamasında gerçekleşirken,
toplam yatırım hacminin yaklaşık %66'sı geç aşama yatırımlardan kaynaklanıyor.
Bu tablo, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin en güçlü yönünün yeni
girişimler üretme kapasitesi olduğunu, en önemli zorluğunun ise bu girişimlerin
büyüme ve ölçeklenme süreçlerini finanse etmek olduğunu ortaya koyuyor.

Sektörel dağılım incelendiğinde yazılım sektörü hem yatırım işlem sayısında hem
de yatırım tutarında ilk sırada yer alıyor. Yazılımı perakende ve finans dışı hizmetler
takip ederken, teknoloji yoğun sektörlerin yatırım çekme performansı dikkat
çekiyor.

Uluslararası bağlantılar güçleniyor
Rapor, Türkiye girişim sermayesi ekosisteminin uluslararası yatırım ağlarıyla daha
güçlü ilişkiler kurduğunu ortaya koyuyor. Gerçekleşen işlemlerin yüzde 75'i
yerli yatırımcılar ile yerli girişimler arasında gerçekleşirken, yurt dışı bağlantılı
yatırımlar daha yüksek işlem hacimleriyle öne çıkıyor.

Yabancı yatırımcıların Türkiye merkezli girişimlere ilgisinin arttığı, yerli
yatırımcıların da yurt dışındaki girişimlerde daha aktif rol almaya başladığı görülüyor.
Özellikle yüksek tutarlı yatırımların ölçeklenme aşamasındaki şirketlerde
yoğunlaştığı belirtiliyor.

Coğrafi dağılım açısından İstanbul ekosistemin merkezi konumunu korurken, Ankara
ikinci önemli merkez olarak öne çıkıyor. Raporda ayrıca bazı şehirlerin ekonomik
büyüklüklerinin üzerinde bir girişimcilik performansı sergilediğine dikkat çekiliyor.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -