Ekonomi

ManpowerGroup raporuna göre, çalışanların yüzde 60'ı aktif iş arayışında, yüzde 49'u yüksek stres altında

ManpowerGroup tarafından yayımlanan 2026 Global Yetenek Barometresi araştırmasına
göre güven endeksindeki zayıflama nedeniyle çalışanların genel memnuniyet skoru
yüzde 67'ye geriledi. Çalışanların yüzde 49'u her gün yüksek stres yaşarken,
yaklaşık yüzde 66'sı tükenmişlik hissediyor, özellikle Z kuşağı kadınlarda stres
oranı yüzde 57 ile zirveye çıkıyor. Çalışanların yüzde 60'ının aktif olarak
iş arayışında olduğunu da ortaya koyan araştırmaya göre yapay zekâ kullanımı
bir önceki yıla göre yüzde 13 artarak yüzde 45'e ulaştı.

Küresel iş çözümlerinin lider şirketlerinden ManpowerGroup tarafından 19 ülkede
yaklaşık 14 bin çalışanın katılımıyla gerçekleştirilen 2026 Global Yetenek Barometresi
sonuçları yayımlandı. Rapor hızla değişen iş dünyasında çalışanların duygu ve
beklentilerini, toplam 12 göstergeden oluşan üç ana endeks üzerinden inceliyor.
Bunlar, Well-Being Endeksi, İş Tatmini Endeksi ve Güven Endeksi.

Araştırma, çalışanların bugün neye değer verdiğini ve işten beklentilerinin nasıl
şekillendiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. 2026 yılı için Global Yetenek
Barometresi genel skoru yüzde 67 olarak ölçüldü ve bir önceki yıla kıyasla gerileme
gösterdi. Bu düşüşün temel nedeni, Güven Endeksindeki zayıflama olurken (yüzde
73), Well-Being (yüzde 67) ve İş Tatmini (yüzde 62) endeksleri ise genel olarak
istikrarını korudu.

Çalışan stresi ve tükenmişlik küresel ölçekte yüksek seyrediyor
Araştırmada Well-Being Endeksi geçen yıl olduğu gibi yüzde 67 olarak ölçüldü. Bu
başlık altına incelenen iş yerinde stres seviyesi ise yüksekliğini koruyor, çalışanların
neredeyse yarısı (yüzde 49) günlük olarak yüksek stres yaşadığını belirtiyor.
Her üç çalışandan ikisi, yakın dönemde tükenmişlik yaşadığını ifade ederken,
bunun başlıca nedenleri arasında stres (yüzde 28) ve yoğun iş yükü (yüzde 24) öne çıkıyor.

Ayrıca Z kuşağı kadınlar, yüksek günlük stres yaşayanlar arasında yüzde 57 ile en
olumsuz tabloyu ortaya koyarken, bu oran, Baby Boomer Kuşağı erkeklerinde yüzde
31 seviyesinde kalarak neredeyse yarı yarıya daha düşük ölçüldü.

Öte yandan çalışanların yüzde 45'i işlerinde düzenli olarak yapay zekâ kullanıyor,
bu oran 2025'e kıyasla yüzde 13 artış gösterirken, en yüksek kullanım oranı
Hindistan'da (yüzde 77) görülüyor. Yapay zekâ kaynaklı iş kaybına yönelik endişeler
ise yüzde 5 artmış durumda, çalışanların yüzde 43'ü, otomasyonun önümüzdeki
iki yıl içinde kendi rollerinin yerini alabileceğinden endişe ediyor.

Artan belirsizlik iş memnuniyetini etkiliyor
İş Tatmini Endeksi de yüzde 62 ile geçen yılki seviyesini korudu. Çalışanların büyük
bölümü mevcut işinde kalmayı planlasa da (yüzde 64), yüzde 60'ı aktif olarak
iş arayışında, yüzde 31'i ise yakın gelecekte işini kaybedebileceğini düşünüyor.
Bilgi teknolojileri sektöründe çalışanları ise elde tutma zorluğu derinleşti,
mevcut işlerinde kalmayı planladığını söyleyen çalışanların oranı, 2025'e kıyasla
6 puan, 2024'e kıyasla ise 12 puan geriledi. Beyaz yaka çalışanların iş
memnuniyeti, 2024'e kıyasla yüzde 13 gerileyerek Z kuşağı erkeklerde, yıllık bazda
iş memnuniyeti (yüzde -12) ve iş güvencesi (yüzde -11) algısı gerilerken, iş
arama konusundaki güven (yüzde +10) artış gösterdi.

Ayrıca adayların çoğu, işe alım sürecinde bir kişinin özgeçmişlerini incelemesini
(yüzde 85) ve sürecin bir aşamasında doğrudan insanla iletişim kurulmasını (yüzde
82) önemli buluyor. Çalışanların yüzde 50'si ana gelirine ek olarak ek kazanç
sağladığını belirtirken, bu gelirler en sık yatırım, yarı zamanlı işler veya
serbest çalışma yoluyla elde ediliyor. Z kuşağı, ek gelir elde etme konusunda
en yüksek orana sahip grup olarak öne çıkıyor (yüzde 68).

Yapay zekâ inovasyonunun hızlanması, çalışan güvenini zorluyor
Araştırma sonuçlarına göre geçen yıl yüzde 76 olan Güven Endeksi ise diğer iki endeksin
aksine gerileyerek yüzde 73'e düştü. Çalışanların büyük çoğunluğu (yüzde
89), mevcut rollerini başarıyla yerine getirebilmek için gerekli becerilere sahip
olduğuna güveniyor. Buna karşın, yapay zekâ yetkinliğine dair ortaya çıkan
yeni soru işaretleri, yapay zekâ kullanımının artmasına rağmen genel çalışan güveninde
yüzde 18'lik bir düşüşe yol açtı.

Teknolojiye duyulan güven kaybı, özellikle Baby Boomer ve X Kuşağı çalışanlar arasında
daha belirgin görülüyor, bu gruplarda güven sırasıyla yüzde 35 ve yüzde
25 oranında zayıfladı. Eğitim ve gelişim alanındaki boşluklar ise devam ediyor.
Çalışanların yarısından fazlası, son dönemde herhangi bir eğitim (yüzde 56) ya
da mentorluk (yüzde 57) fırsatı sunulmadığını belirtiyor.

Mavi yaka çalışanlar ile seçme hakkı olmadan ofiste çalışanlar, kariyer fırsatları
algısında en güçlü artışı bildirdi, her iki grupta da bu artış yüzde 8 olarak
ölçüldü. X kuşağı kadın ve erkeklerde kariyer fırsatları değişim göstermeden
seyrini korurken, Y kuşağı erkeklerde kariyer gelişimi yüzde 4 artış kaydetti.

Kurumlar bugünün iş sonuçlarını yönetirken, çalışanlarını geleceğe dair desteklemeli
ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, yaptığı değerlendirmede, Yapay
zekânın performansı ve verimliliği büyüttüğü bir döneme girerken, insan yetkinliği
her zamankinden daha fazla merkeze yerleşiyor. Bugün her organizasyon için
asıl fırsat, yapay zekâyı iş yaşamını daha iyi hale getirecek şekilde kullanabilmek
ve insanların daha anlamlı, yetkin ve dengeli hayatlar sürmesini desteklemek.
Ancak raporumuzun bulguları, çalışanların işverenlerin bu vaadi gerçekten yerine
getirip getiremeyeceğinden emin olmadığını gösteriyor. İnsanlar bugün yaptıkları
işe inanıyor, ancak yarının dünyasında kendilerine nasıl bir yer bulacakları
konusunda kararsızlar. Bu tablo bize açık bir liderlik çağrısı yapıyor. Kurumlar
olarak bir yandan bugünün iş sonuçlarını yönetirken, diğer yandan çalışanların
geleceğe dair beceri, güven ve iyi olma hâllerini desteklemek zorundayız.
Yapay zekâyı iş yaşamını daha iyi hale getiren bir araç olarak konumlandırdığımızda
ve performansla öğrenmeye gerçek anlamda alan açtığımızda hem bağlılığın
hem de sürdürülebilir başarının mümkün olduğunu göreceğiz. İlerleme, insanı merkeze
alan, teknolojiyle dengeli ve kapsayıcı bir liderlik anlayışıyla mümkün. dedi.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -