Ekonomi

Marsh Avrupa'da siber hasar bildirimlerinin yüzde 73'ü gizlilik olayları kaynaklı

Müşterilerinin sektörlerine özgü risklerini etkin biçimde yönetmelerine yönelik
yaratıcı çözümler sunan Marsh'ın yayımladığı rapora göre 2026 yılında Avrupa genelinde
siber hasar sayıları azalmış olsa da siber şantaj, gizlilik ihlalleri ve
tedarik zinciri kaynaklı risklerin yol açtığı maddi zararlar konusundaki endişeler
ciddiyetini koruyor.

Avrupa'daki hasar bildirimlerinin yüzde 73'ünün gizlilik olaylarıyla ilgili olduğu
belirtilen raporda, artan tehditler ve yasal düzenlemeler karşısında şirketlerin
siber sigorta desteğiyle güçlü dayanıklılık stratejileri kurmasının artık
bir zorunluluk olduğunu vurgulanıyor.

Küresel siber risklerin seyri değişiyor: Dünyanın lider sigorta brokeri ve risk
danışmanı Marsh, Avrupa genelindeki risk haritasını ortaya koyan çarpıcı Global
Siber Hasar Trendleri Raporunu yayımladı. Raporun en dikkat çekici bulgusuna
göre, 2026 yılında Avrupa genelindeki siber hasar sayısında bir önceki yıla göre
bir düşüş kaydedildi. Ancak Marsh müşterilerinin 2025 yılı boyunca yaptığı siber
hasar ve olay bildirimlerini analiz eden rapor, bu niceliksel düşüşe rağmen
siber tehditlerin niteliğinin korkutucu boyutlara ulaştığını gösteriyor, olay
sayılarındaki gerilemeye karşın siber şantaj, gizlilik ihlalleri, artan üçüncü
taraf güvenlik açıkları ve siber olayların yol açtığı devasa maddi zararlar konusundaki
endişeler tüm ciddiyetiyle sürüyor.

Avrupa'da Siber Hasarlarda Düşüş
Yayımlanan raporda yer alan başlıca bulgular, siber risklerin sektörel dağılımına
ve hasar türlerine ışık tutuyor. Buna göre, büyük ölçekli sistematik olayların
azalması ve siber güvenlik uygulamalarındaki sürekli iyileşmelerin bir yansıması
olarak, Avrupa'daki siber hasarların sayısında bir önceki yıla göre düşüş kaydedildi.
Yapılan siber hasar bildirimlerinin yaklaşık %73'ünün gizlilik olaylarıyla
ilgili olduğu raporlanırken, küresel ortalamanın önemli ölçüde üzerinde
seyreden bu durumun, Avrupa'nın kendine özgü düzenleme ve uyum ortamıyla da ilişkili
olduğu değerlendiriliyor.

Tedarik Zinciri Kaynaklı Siber Vakalarda Artış Sürüyor
Rapora göre, gasp/fidye yazılımı ve veri hırsızlığı tehditlerini de içeren siber
şantaj kaynaklı hasarlar, toplam bildirimlerin yaklaşık %15'ini oluşturarak müdahale,
toparlanma maliyetleri ve iş kesintisi kayıplarının önemli bir nedeni olmaya
devam ediyor. Üçüncü taraf ve tedarik zinciri kaynaklı siber vakalardaki
artış trendi sürerken, hasar bildirimlerinin %14'ünün dijital hizmet sağlayıcıları,
iş ortakları ve tedarikçiler dahil olmak üzere üçüncü taraflarla bağlantılı
olduğu görülüyor. Sektörel bazda incelendiğinde ise siber hasar bildirimlerinin
yaklaşık %20'sinin üretim sektörü kaynaklı olduğu ve bu oranın geçen yıla göre
arttığı belirtiliyor. Gıda ve içecek sektöründe de dikkat çekici bir hasar artışının
kaydedildiği raporda, bu tablonun söz konusu sektörlerin bilişim teknolojileri
(BT) ve operasyonel teknoloji risklerine karşı artan maruziyetini yansıttığı
vurgulanıyor.

Siber Tehditlere Karşı Güçlü Bir Dayanıklılık Stratejisi Kurmak Şirketler İçin Bir
Gereklilik
Raporda ayrıca, şirketlerin GDPR gerekliliklerini yerine getirme ve Avrupa Birliği
genelinde yeni bildirim ile dayanıklılık yükümlülükleri getiren NIS2 yönergesine
uyum sağlama sürecinde, yasal düzenleme hazırlıklarının artan önemi vurgulanıyor.

Bu bulgular, şirketler için güçlü siber güvenlik kontrollerinin, olay anında bant
dışı iletişim yeteneğini de kapsayan müdahale hazırlığının, üçüncü taraf risk
yönetiminin ve uygun sigorta korumasının bir arada yürütüldüğü siber dayanıklılık
stratejilerinin zorunlu olduğunu gösteriyor.

Gizlilikle İlgili Riskler Siber Riskleri Şekillendirmeye Devam Ediyor
2025 yılında Avrupa genelinde siber hasar sayısının azaldığını ancak olayların ciddiyetinin
hala önemli bir endişe kaynağı olmayı sürdürdüğünü belirten Marsh Türkiye
CEO'su Yeşim Aksüt, Gizlilikle ilgili riskler, Avrupa'daki siber riskleri
şekillendirmeye devam ederken, şantaj, sosyal mühendislik ve üçüncü taraf olayları
giderek daha karmaşık ve maliyetli hasar senaryolarına yol açıyor. Siber
tehditler geliştikçe ve yasal düzenlemelere yönelik beklentiler arttıkça, şirketler
sadece olayları önlemekle kalmamalı, olaylar meydana geldiğinde etkili bir
şekilde müdahale etmeye ve durumu düzeltmeye de hazırlıklı olmalıdır. Siber sigortalar,
bu süreç boyunca şirketlere destek olarak kritik bir rol üstleniyor
ve bir siber olayın öncesinde, olay sırasında ve sonrasında risk uzmanlığına, olay
müdahale araçlarına ve finansal korumaya erişim sağlıyor dedi.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -