Mercer, 2026 yetenek trendlerini açıklayarak yapay zekada başarı için yetenek ve süreç yönetimini vurguladı
Küresel ölçekte insan kaynakları ve yönetim danışmanlığı hizmetleri sunan Mercer,
2026 Global Yetenek Trendleri Araştırması'nın ön bulgularının Davos'ta açıkladı.
Araştırma, şirketlerin 2026 yılında yapay zekayı benimseme yarışında anlamlı
ve sürdürülebilir kazanımlar elde edebilmesi için yetenekleri güçlendirmesi
ve iş süreçlerini amaca yönelik şekilde yeniden tasarlaması gerektiğine dikkat
çekiyor.
Marsh'ın (NYSE: MRSH) bir iştiraki olan ve müşterilerinin yatırım hedeflerine ulaşmalarına,
çalışma hayatının geleceğini şekillendirmelerine ve çalışanlarının
sağlık ile emeklilik sonuçlarını iyileştirmelerine destek olma konusunda küresel
ölçekte lider konumda bulunan Mercer, Global Yetenek Trendleri 2026 raporunun
ön bulgularını Davos'ta kamuoyuyla paylaştı. Raporda yer alan dört trendden birine
odaklanan bu ilk bulgular, birçok işverenin yapay zekanın (YZ) gerçek potansiyelini
ortaya koymakta hala zorlandığını gösteriyor. Bu durumun temel nedeni
ise, işin amaca yönelik şekilde yeniden tasarlanması olarak öne çıkıyor.
Dünyanın önde gelen işverenlerinin Davos'ta bir araya gelerek yapay zekanın iş dünyasını
nasıl dönüştürdüğünü tartışmaya hazırlandığı bir dönemde, Mercer'ın yıldır
kesintisiz olarak yürüttüğü ve yaklaşık 12 bin yönetici, insan kaynakları
lideri, yatırımcı ve çalışanı kapsayan imza niteliğindeki yetenek trendleri araştırması,
insan-yapay zeka iş birliği yoluyla sürdürülebilir başarıya ulaşmanın
yollarını ortaya koyuyor.
Mercer Başkanı ve CEO'su Pat Tomlinson konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları
söyledi: Yapay zekayı benimseme yarışında, eski iş modellerine tutunan kuruluşlar
geride kalma riskiyle karşı karşıya. Çünkü birçok şirket, işi dönüştürmek
yerine sadece mevcut yöntemleri teknolojiyle ikame etmeye çalışıyor. Oysa gerçek
değer, işi yeniden keşfetmekten, parçalamaktan ve insan-yapay zeka iş birliğini
optimize edecek şekilde yeniden yapılandırmaktan geçiyor. Bu yaklaşım, anlamlı
ve uzun vadeli kazanımların temelini oluşturuyor.
Araştırma, yatırımcıların da bu dönüşümü yakından izlediğini ortaya koyuyor. Bulgulara
göre yatırımcıların yüzde 72'si, insan ve yapay zeka yeteneklerinin entegrasyonunu
benimseyen şirketlerin daha güçlü bir rekabet avantajı elde edeceğine
inanıyor.
İş Süreçlerini Yeniden Tasarlamak Yatırım Getirisi Sağlıyor
Üst düzey yöneticilerin büyük bir bölümü, iş süreçlerinin yeniden tasarlanmasına
yatırım yapılmasının öneminde hemfikir. Yöneticilerin yüzde 63'ü, yapay zeka ve
otomasyon için iş süreçlerinin yeniden yapılandırılmasının, 2026 yılında insan
kaynaklar alanında en yüksek yatırım getirisini sağlayacağını öngörüyor. Buna
karşın, insan kaynakları liderleri arasında aynı görüş daha sınırlı bir karşılık
buluyor, yalnızca yüzde 46'sı bu yaklaşımı destekliyor. Bu tablo, başarılı uygulamaların
önünde önemli bir uyum açığı bulunduğuna işaret ediyor.
Öte yandan, insan-yapay zeka iş birliğinin değerini kabul etmelerine rağmen, üst
düzey yöneticilerin sadece yaklaşık üçte biri, mevcut iş gücünün bu yetkinlikleri
etkili biçimde bir araya getirebilecek donanıma sahip olduğunu düşünüyor.
Yapay Zeka Kaygısını Gidermek Başarı İçin Kritik
Çalışanların yapay zeka nedeniyle işlerini kaybetme endişesi, 2024 yılında yüzde
28 iken, 2026'da yüzde 40'a yükseldi. Bu kaygının liderler tarafından ele alınmaması,
değer yaratımını ve verimliliği doğrudan tehdit ediyor. Mercer'ın araştırması,
çalışanların yüzde 62'sinin, liderlerin yapay zekanın duygusal ve psikolojik
etkilerini hafife aldığını düşündüğünü ortaya koyuyor. Buna karşın, insan
kaynakları liderlerinin sadece yüzde 19'u, bu etkileri dijital uygulama stratejilerinin
bir parçası olarak ele alıyor.
Rapora göre, şirketlerin yapay zekanın tam potansiyelini açığa çıkarabilmesi için
şeffaf iletişim, çalışanların iş süreçlerinin yeniden tasarımına aktif katılımı
ve güçlü yetenek geliştirme programlarıyla desteklenen yapay zeka odaklı bir
kültür inşa etmesi gerekiyor. Yatırımcılar da bu yaklaşımı destekliyor, yüzde
77'si, çalışanlarını yapay zeka eğitimiyle güçlendirmeye kararlı şirketlere yatırım
yapma olasılıklarının daha yüksek olduğunu belirtiyor.
Yatırımcılar ve Çalışanlar, Becerilerin Önemi Konusunda Hemfikir
Yapay zeka çağında beceri gereksinimlerindeki hızlı dönüşüm, daha çevik ve beceri
odaklı yetenek ve ödül modellerini zorunlu kılıyor. Yatırımcıların neredeyse
tamamı (yüzde 97), çevik ve beceri odaklı yetenek modellerini benimsemeyen kuruluşların
yatırım kararlarını olumsuz etkileyeceğini ifade ediyor. Buna karşılık,
üst düzey yöneticilerin sadece yarısı, gelecekte beklenen beceri açığını kapatmak
için bugün yeterli yatırım yaptıklarını düşünüyor.
Çalışanlar ise becerilerini geliştirme ve yenileme ihtiyacının giderek daha fazla
farkına varıyor. Araştırmaya göre çalışanların yüzde 53'ü, geleceğe hazır becerilere
sahip olmamaktan endişe duyuyor. Ayrıca, becerilerinin güncelliğini koruyamama
kaygısı yaşayan çalışanların oranı 2024'te yüzde 17 iken, 2026'da yüzde
47'ye yükselmiş durumda.
Mercer'ın Dönüşüm Hizmetleri Küresel Lideri ve Kıdemli Ortağı Ravin Jesuthasan,
İş gücünün ihtiyaç duyduğu beceriler hızla değişirken, yetenekleri sürekli geliştirmeye
imkan tanımak hayati önem taşıyor. Günümüzde iş dünyasının yeni para
birimi işler değil, beceriler… Çalışanlar da bu gerçeğin ve güncel kalmanın aciliyetinin
farkında. Yapay zeka çağında etkili liderlik, sadece teknolojiyi devreye
almakla sınırlı değil. Liderler, çalışanlarını bu dönüşüme dahil etmeli ve
güçlendirmeli, ancak bu şekilde yapay zeka, değer zincirine gerçek anlamda entegre
edilebilir ve yatırımcıların aradığı sürdürülebilir değer yaratılabilir dedi.
Mercer Global Yetenek Trendleri 2026 raporunun tam sonuçları şubat ayında yayımlanacaktır.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -