Mercer 2026'da başarılı organizasyonlar, insan ve yapay zekâyı iş birliğini entegre edebilenler olacak

Ekonomi

Mercer 2026'da başarılı organizasyonlar, insan ve yapay zekâyı iş birliğini entegre edebilenler olacak



Küresel ölçekte insan kaynakları ve yönetim danışmanlığı hizmetleri sunan Mercer,
2026 Küresel Yetenek Trendleri Araştırması sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya
göre insan ve yapay zekâ kabiliyetlerini birleştiren şirketler rekabet avantajı
sağlıyor, ancak dijital olarak yetkin ve dayanıklı liderler yetiştirmek hâlâ önemli
bir zorluk olarak öne çıkıyor.

05 Mart 2026 - Marsh'ın (NYSE: MRSH) iştiraki olan ve şirketlere insan kaynakları,
yatırım, iş stratejisi ile çalışan sağlığı ve emeklilik alanlarında danışmanlık
veren Mercer, 11 yıldır gerçekleştirdiği Küresel Yetenek Trendleri Araştırması'nın
2026 sonuçlarını paylaştı. Şirketlerin sürdürülebilir performans sunma
baskısı altında olduğunu ortaya koyan araştırmaya, 12 bin üst düzey yönetici, insan
kaynakları lideri, yatırımcı ve çalışan katıldı. Katılımcıların yüzde 72'si,
insan ve yapay zekâ kabiliyetlerinin entegrasyonunu benimseyen şirketlerin
ödüllendirileceğini ve rekabet avantajı elde edeceğini düşünüyor.

Bugünün konusu yetenek kıtlığı, çözüm ise yeniden beceri kazandırmada
Üst yönetim, yetenek konusunda bir paradoksla karşı karşıya. Bir yandan yapay zekâ
sayesinde aynı iş için daha az kişiye ihtiyaç duyulabileceği öngörülürken, diğer
yandan yapay zekânın gerektirdiği geleceğin rollerine uygun becerilere sahip
yeterli yetenek bulunmuyor. Yetenek kıtlığı, üst yönetim için önemli bir gündem
maddesi olmayı sürdürüyor. Katılımcıların yüzde 54'ü, bu sorunu insan kaynakları
planlarını etkileyen en önemli unsur olarak görüyor. Öte yandan İK liderlerinin
yüzde 59'u, kritik dijital becerilere sahip yetenekleri çekmenin en büyük
insan kaynağı zorluğu olduğunu belirtiyor.

Yetenek kıtlığını aşmak ise liderlere yeni bir ikilem sunuyor. Yapay zekâ iş yapış
biçimlerini değiştirip dönüştürürken ihtiyaç duyulan beceriler de hızla farklılaşıyor.
Bu durum, yeniden beceri kazandırma ve çalışanları yeni rollere konumlandırma
ihtiyacını artırıyor. Sürecin etkin yönetilememesi halinde ise yetenek
açığının derinleşmesi ve iş gücünün dayanıklılığı ile performansının olumsuz
etkilenmesi riski bulunuyor.

Bu zorlukların aşılması için yöneticilerin yüzde 98'i, önümüzdeki iki yıl içinde
organizasyon tasarımında değişikliğe gitmeyi planlıyor. Yine önümüzdeki iki yıl
içinde katılımcıların yüzde 65'i, yapay zekânın etkisiyle çalışanların yüzde
11 ila 30'unun ya farklı görevlere atanacağını ya da yeni beceriler kazandırılacağını
öngörüyor. Üst düzey yöneticilerin yüzde 63'ü, organizasyonlarını geleceğe
hazırlamak için beceri odaklı yetenek uygulamalarına yönelmek gerektiği görüşünde
birleşiyor.

Çalışanlar da becerilerini geliştirme ve yeniden beceri kazanma ihtiyacının farkında.
Çalışanların yüzde 53'ü, geleceğin gerektirdiği becerilerden yoksun olmaktan
endişe duyduğunu ifade ediyor. Varsayımsal olarak çalışanlara yüzde 10'luk
bir maaş artışından ne karşılığında vazgeçebilecekleri sorulduğunda ise yüzde 63'ü,
yapay zekâ ve dijital beceriler alanında gelişim fırsatları için bu artışı
feda edebileceğini belirtiyor.

Yatırımcılar da beceri geliştirme ve yeniden beceri kazandırmayı iş dünyası için
bir zorunluluk olarak değerlendiriyor. Yüzde 77'si, çalışanlarını yapay zekâ eğitimi
ve öğretimiyle güçlendirmeye kararlı şirketlere yatırım yapma olasılıklarının
daha yüksek olduğunu ifade ediyor.

Üçlü uyumsuzluk büyümeyi tehdit ediyor
Çalışanlar, insan kaynakları ve üst yönetim arasında, şirket performansını
etkileyebilecek bir kopukluk göze çarpıyor. Çalışanlar tükenmişlik yaşıyor, sadece yüzde
44'ü işte başarılı olduğunu bildiriyor. Bu oran, 2024'teki yüzde 66'lık seviyenin
ve hatta Covid-19 pandemisi dönemindeki verilerin altında. Ayrıca, çalışanların
yapay zekâ nedeniyle işlerini kaybetme endişesi 2024'te yüzde 28 iken,
2026'da yüzde 40'a yükseldi. Bu durum, FOBO yani modası geçmiş olma korkusuyla
mücadele eden bir iş gücünün sürdürülebilir performans sunamaması nedeniyle
verimliliği tehdit ediyor.

Liderler bu kaygıyı ele almadığı sürece verimlilikte düşüş riski devam ediyor.
Çalışanların yüzde 62'si liderlerin yapay zekânın duygusal etkilerini hafife aldığını
düşünüyor, buna karşın insan kaynakları liderlerinin yalnızca yüzde 19'u
bu etkileri dijital uygulama stratejilerinin bir parçası olarak değerlendiriyor.

Üst yönetimin yatırım getirisi açısından en önemli insan kaynağı önceliği, yüzde
63 ile işleri yapay zekâ ve otomasyona entegre edecek şekilde yeniden tasarlamak
iken, insan kaynaklarının önceliği, en iyi yetenekleri çekmek ve elde tutmak
için çalışan deneyimini geliştirmek. İnsan-makine iş birliği çağına geçiş zorunlu
olsa da üst yönetim ve insan kaynakları, performansı etkileyen unsurlar konusunda
tam bir uyum içinde değil.

Üst yönetim için insan kaynakları fonksiyonunun geleceği, insan yeteneği ile dijital
ajanları yan yana yönetebilmekte yatıyor, bu görüşe katılanların oranı yüzde
82. Bu nedenle insan kaynakları uygulayıcıları, fonksiyonu yeniden şekillendirmenin
yollarını araştırıyor ve birçokları, insan kaynakları ile bilgi teknolojileri
fonksiyonlarının daha yakın çalışabileceğini öngörüyor.

Yeni bir liderlik planı
Yapay zekâ uygulamalarına milyarlarca dolar harcanmasına rağmen, üst düzey yöneticiler
bugün organizasyonlarının insan-makine çağında başarılı olmaya ne kadar
hazır olduğuna daha az güveniyor. Bu güven oranı 2026'da yüzde 51 iken, 2024'te
yüzde 65 seviyesindeydi. Şirketler yapay zekâ odaklı bir geleceğe hazırlanırken,
değişimi teşvik etmek ve yeni çalışma biçimlerini benimsemek kritik bir hale
geldi. Yatırımcılar da bu durumu fark ediyor, yüzde 83'ü, uyumlu ve dayanıklı
yöneticiler tarafından yönetilen organizasyonların kriz dönemlerinde rakiplerini
geride bırakacağını belirtiyor.

Yapay zekâ odaklı bir gelecekte, liderlerin dijital yetkinliklerini artırmaları
ve iş gücünü insan merkezli ilkelere göre dönüştürmeleri başarı için kritik öneme sahip
Liderlerin bu yıl büyüme için çabaladığını, ancak bunu başarmak için her ekibin
en yüksek performansla çalışması gerektiğini vurgulayan Mercer Türkiye, Doğu Akdeniz
ve Hazar Bölgesi CEO'su Dinçer Güleyin, şunları söyledi: Yöneticiler, yapay
zekâyı katlanarak artan performans ve hızlandırılmış büyümenin anahtarı olarak
görse de, yapay zekâ yatırımlarından gerçek bir getiri sağlamak, işi kasıtlı
olarak yeniden tasarlamaya ve iş gücünün yeteneklerini ve deneyimini artıran
yapay zekâ destekli işletme modelleri oluşturmaya bağlı. Dijital olarak yetkin
ve dayanıklı liderler yetiştirmek hâlâ bir zorluk. Yöneticiler risk ve strateji
gibi yeteneklere öncelik verirken, çalışanlar iletişim ve empati gibi niteliklere
değer veriyor. Tüm bu beceriler önemli, ancak yapay zekâ odaklı dönüşümü yönetmek
için dijital bilgiyle desteklenmeleri gerekiyor. Liderlerin yüzde 75'i rekabet
için organizasyonlarının daha dijital olması gerektiğini kabul etse de yalnızca
yüzde 30'u dijital çevikliklerini yüksek olarak değerlendiriyor. Bu farkın
kapatılması hayati önem taşıyor, çünkü yapay zekâ bilgisi, liderlik başarısı
için finansal beceriler kadar kritik olacak. Liderler vizyondan yoksun değil,
geleceği tasarlıyor ve organizasyonlarını dönüştürmek için gerekli teknoloji ve
iç görüye erişimleri var. Şimdi asıl zorluk, bu dönüşümü ölçekli olarak hayata
geçirmek. Yapay zekâ odaklı bir gelecekte, dönüşümlerini insan merkezli ilkelere
dayandıran organizasyonlar kazanacak.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -

Görüntülü Görüşme
× Kolayca Görüntülü Hesap Açın Telefon Görseli