MİA Teknoloji, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak
Savunma Anlaşması'nın üç ülke, bölge ve ortak gelecek açısından önemli bir stratejik
adım olduğunu belirtti.
MİA Teknoloji tarafından yapılan değerlendirmede, Türkiye'nin son yıllarda savunma
sanayii ve yüksek teknoloji alanında ortaya koyduğu kapasitenin, Cumhurbaşkanı
Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonunun önemli
unsurlarından biri olduğuna dikkat çekildi.
Güvenlik, teknoloji ve ekonomik kalkınma artık birbirinden ayrı düşünülemez anlayışıyla
hareket eden MİA Teknoloji, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın yalnızca
savunma alanında değil, yüksek teknoloji, siber güvenlik, yapay zekâ, kritik
altyapıların korunması, enerji, ulaşım ve ticaret gibi stratejik alanlarda da
yeni iş birliklerinin önünü açabilecek önemli bir zemin oluşturduğunu ifade etti.
Türkiye Yüzyılı'nın vizyonu bölgesel iş birlikleriyle güçleniyor
MİA Teknoloji'nin değerlendirmesinde, Türkiye'nin güçlü savunma sanayii, yüksek
teknoloji üretme kabiliyeti ve etkin diplomasi kapasitesiyle bölgede giderek daha
fazla sorumluluk üstlendiğine vurgu yapıldı.
Şirket, Türkiye Yüzyılı vizyonunun yalnızca Türkiye'nin ekonomik ve teknolojik yükselişini
değil, aynı zamanda Türkiye'nin dost ve müttefik ülkelerle birlikte
güvenlik, istikrar, teknoloji ve ortak kalkınma ekseninde yeni bir gelecek inşa
etme iradesini de temsil ettiğini belirtti.
MİA Teknoloji tarafından yapılan açıklamada şu değerlendirmeye yer verdi:
Köklü dostluk bağlarını stratejik bir güvenlik ortaklığıyla geleceğe taşıyan bu
tarihi adımın, ortak caydırıcılığın güçlendirilmesinin yanı sıra bölgemizde kalıcı
barışın, istikrarın ve karşılıklı güvenin tesisine önemli katkılar sağlayacağına
inanıyoruz.
Güvenlikten teknolojiye, savunmadan ekonomiye uzanan yeni bir dönem
MİA Teknoloji'ye göre güvenlik alanında oluşacak daha güçlü iş birliği zemini, üç
ülke arasındaki ekonomik ve teknolojik ilişkilerin de derinleşmesine katkı sağlayabilir.
Şirket, savunma sanayii, ileri teknoloji, enerji, ulaşım ve ticaret alanlarında
oluşabilecek yeni ortaklıkların, karşılıklı yatırımların ve teknoloji transferlerinin
bölgesel kalkınmayı destekleyeceğine dikkat çekti.
Bu çerçevede anlaşmanın, yalnızca bugünün güvenlik ihtiyaçlarına cevap veren bir
yapı olarak değil, geleceğin teknolojik ve ekonomik iş birliklerine zemin hazırlayan
stratejik bir adım olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
MİA Teknoloji: Yerli mühendislik gücümüzü dost ve kardeş ülkelerle buluşturuyoruz
MİA Teknoloji, Türkiye'nin yazılım, yapay zekâ, siber güvenlik, kritik tesis ve
altyapı güvenliği ile sistem entegrasyonu alanlarındaki yerli mühendislik kapasitesini
dost ve kardeş ülkelerle buluşturmayı stratejik bir sorumluluk olarak gördüğünü
açıkladı.
Şirketin NATO ve uluslararası projelerden savunma haberleşmesine, kritik tesis güvenliğinden
biyometri, erişim kontrolü ve gerçek zamanlı video analitiğine kadar
farklı güvenlik katmanlarını tek bir dijital omurga üzerinde bir araya getiren
bütünleşik sistem mimarileri geliştirdiği vurgulandı.
MİA Teknoloji, veri ve karar mekanizmalarının ülke kontrolünde tutulduğu, tedarikçiden
bağımsız ve ölçeklenebilir teknolojik çözümlerle yalnızca Türkiye'nin değil,
dost ve müttefik ülkelerin de güvenlik ve teknolojik bağımsızlık hedeflerine
katkı sunmayı amaçladığını belirtti.
Stratejik bağımsızlığın temelinde teknoloji var
MİA Teknoloji açısından önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarından birini, ülkelerin
kendi kritik teknolojilerini geliştirebilme kapasitesi oluşturuyor.
Yapay zekâdan siber güvenliğe, biyometriden kritik tesis güvenliğine ve gerçek zamanlı
veri analizine kadar birçok alanın artık ulusal güvenliğin ayrılmaz parçaları
haline geldiğine dikkat çeken şirket, teknolojik bağımsızlığın güçlü mühendislik
altyapısı ve yerli çözümlerle mümkün olduğuna vurgu yaptı.
Bu yaklaşımın, Türkiye Yüzyılı vizyonunda ortaya konulan yüksek teknoloji, yerli
üretim ve stratejik bağımsızlık hedefleriyle örtüştüğü ifade edildi.
Ortak gelecek, ortak güvenlik ve ortak teknolojiyle inşa edilecek
MİA Teknoloji, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki stratejik birlikteliğin,
üç ülkenin savunma gücünü, teknoloji kapasitesini ve ekonomik potansiyelini
ortak bir gelecek perspektifinde buluşturmasını temenni etti.
Şirket açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:
Türkiye'nin güçlü savunma sanayisi, yüksek teknoloji üretme kapasitesi ve etkin
diplomasisiyle üstlendiği öncü rol, Türkiye Yüzyılı'nın yalnızca ülkemizin yükselişini
değil, bölgemizin barış, güven ve ortak kalkınma temelinde şekillenen
geleceğini de temsil ettiğini bir kez daha göstermektedir.
MİA Teknoloji, üç ülke arasında oluşan bu stratejik birlikteliğin bölgeye barış
ve istikrar, halklara güven ve refah getirmesini dileyerek açıklamasını şu mesajla
tamamladı:
Türkiye'nin mühendislik gücüyle, ortak geleceğin güvenliğini inşa etmeye devam ediyoruz.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -