Ekonomi

OSS Başkanı Özçete Sektörümüzün uzun vadeli büyüme potansiyeline inanıyoruz

Otomotiv satış sonrası pazarı, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde artan finansal baskılar
ve zayıflayan talep koşullarının etkisiyle temkinli seyrini sürdürdü. Otomotiv
Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneğinin (OSS) 2026 Yılı Üçüncü Çeyrek
Sektörel Değerlendirme Anketi'ne göre, yılın üçüncü çeyreğinde yurt içi satışlar,
2025'in aynı dönemine göre dolar bazında ortalama yüzde 0,03 artış göstererek
yatay seyretti. Sektörün en önemli sorunu yüzde 80,9 ile nakit akışında yaşanan
problemler olurken, maliyetlerdeki aşırı artış yüzde 70,6 ile ikinci sırada
yer aldı. Önümüzdeki üç ayda yeni yatırım yapmayı planlayan üyelerin oranı ise
yüzde 14,7'ye geriledi. Ankete katılan üyelerin yüzde 41,2'si satış sonrası pazarının
önümüzdeki dönemde daha kötüye gideceğini öngörürken, yılın son çeyreğinde
yurt içi satışlarda dolar bazında yüzde 1,30 daralma bekleniyor. OSS Yönetim
Kurulu Başkanı Ali Özçete, sektörün karşı karşıya olduğu finansman ve nakit akışı
sorunlarının sürdürülebilir büyüme açısından önemine dikkat çekerek, maliyet
baskılarının hafifletilmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve ekonomik
öngörülebilirliğin güçlendirilmesinin sektörün öncelikli ihtiyaçları arasında
yer aldığını vurguladı.

Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), otomotiv satış sonrası
pazarının 2026 yılı üçüncü çeyrek performansını, üyelerinin katılımıyla düzenlediği
sektörel değerlendirme anketiyle ortaya koydu. Anket sonuçlarına göre, otomotiv
satış sonrası pazarında yılın üçüncü çeyreğinde yurt içi satışlar 2025 yılının
aynı dönemine kıyasla dolar bazında ortalama yüzde 0,03 artış gösterdi. Dağıtıcı
üyelerin satışlarında dolar bazında yüzde 2,61 düşüş yaşanırken, üretici
üyelerin satışlarında dolar bazında yüzde 3,18 artış gerçekleşti. Yurt içi satışlarda
önceki dönemde öngörülen yüzde 1,33'lük büyüme beklentisinin altında kalınması,
sektördeki zayıf talep koşullarının devam ettiğine işaret etti.

Tahsilat süreçlerinde olumsuz seyir güçlendi!
Ankete göre, yılın üçüncü çeyreğinde üyelerin stokları bir önceki çeyreğe göre ortalama
yüzde 0,23 azaldı. Dağıtıcı üyelerin stoklarında yüzde 1,14 gerileme yaşanırken,
üretici üyelerin stokları yüzde 0,85 arttı. Sektörün en önemli gündem
maddelerinden biri olan tahsilat süreçlerinde ise olumsuz görünüm belirginleşti.
Ankete katılan üyelerin yüzde 48,5'i tahsilat süreçlerinin bir önceki çeyreğe
göre kötüleştiğini, yüzde 5,9'u ise çok daha kötü hale geldiğini belirtti. Böylece
tahsilat süreçlerini olumsuz değerlendiren üyelerin toplam oranı yüzde 54,4'e
yükseldi. Üyelerin yüzde 35,3'ü tahsilat süreçlerinde herhangi bir değişiklik
olmadığını ifade ederken, yalnızca yüzde 10,3'ü tahsilat süreçlerinde iyileşme
yaşandığını bildirdi. Bir önceki ankette 39,9 seviyesinde olan tahsilat süreçlerine
ilişkin ortalama değerlendirme puanı, üçüncü çeyrekte 37,5'e geriledi.
Bu sonuçlar, sektör genelinde finansal koşulların işletmeler üzerindeki baskısının
arttığını ortaya koydu.

Sektörün en büyük sorunu nakit akışı oldu!
OSS Derneği'nin üçüncü çeyrek anketinde sektörün karşı karşıya kaldığı sorunlar
da ayrıntılı biçimde değerlendirildi. Yılın ilk çeyreğinde maliyet artışları sektörün
en önemli sorunu olarak öne çıkarken, üçüncü çeyrekte nakit akışında yaşanan
problemler ilk sıraya yükseldi. Ankete katılan üyelerin yüzde 80,9'u nakit
akışında yaşanan problemleri sektörün en önemli sorunları arasında gösterdi. Maliyetlerdeki
aşırı artış yüzde 70,6 ile ikinci sırada yer alırken, iş ve ciro
kaybı yüzde 52,9 ile üçüncü sıraya yerleşti. Üyelerin yüzde 47,1'i kargo maliyetlerindeki
artış ve teslimatlarda yaşanan gecikmeleri önemli sorunlar arasında
değerlendirirken, yüzde 26,5'i gümrüklerde yaşanan problemleri, yüzde 25'i ise
tedarik sorunlarını işaret etti. Mevzuat değişiklikleri ve istihdamda yaşanan problemler
yüzde 17,6'şar oranla öne çıkarken, döviz kurlarındaki hareketliliği
sorun olarak belirten üyelerin oranı yüzde 10,3 oldu. Sonuçlar, otomotiv satış
sonrası pazarında maliyet artışlarının önemini koruduğunu, ancak işletmelerin finansal
dengelerini yönetmekte yaşadığı güçlüklerin giderek daha belirleyici hale
geldiğini gösterdi.

Yatırım yapmayı planlayan şirketlerin oranı yüzde 14,7'ye geriledi!
Sektörün yatırım planlarına ilişkin sonuçlar da temkinli görünümü destekledi. Ankete
göre, önümüzdeki üç ay içerisinde yeni yatırım yapmayı planlayan üyelerin
oranı bir önceki çeyrekteki yüzde 20,3 seviyesinden yüzde 14,7'ye geriledi. Üretici
üyelerde yeni yatırım yapmayı düşünenlerin oranı yüzde 28,6'dan yüzde 22,6'ya
düşerken, dağıtıcı üyelerde bu oran yüzde 13,9'dan yüzde 8,1'e indi. Böylece
her iki grupta da yatırım eğiliminin zayıfladığı görüldü. Özellikle dağıtıcı
üyelerin yüzde 91,9'unun önümüzdeki üç ayda yeni yatırım planlamaması, sektördeki
finansal koşulların ve geleceğe yönelik beklentilerin yatırım kararları üzerindeki
etkisini ortaya koydu.

Her 100 şirketten 53'ü istihdamını korudu!
Ankete katılan üyelerin yüzde 52,9'u 2026 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe
göre istihdamını koruduğunu belirtirken, yüzde 22,1'i çalışan sayısını artırdığını,
yüzde 25'i ise istihdamında azalma yaşandığını ifade etti. Üretici
üyelerin yüzde 25,8'i, dağıtıcı üyelerin ise yüzde 24,3'ü istihdamında azalma olduğunu
bildirdi. Buna karşılık istihdam artışı üretici üyelerde yüzde 22,6, dağıtıcı
üyelerde yüzde 21,6 seviyesinde gerçekleşti. Her iki grupta da istihdamını
koruyan şirketler çoğunluğu oluştururken, istihdamını azaltan şirketlerin oranının
artıranların üzerinde gerçekleşmesi dikkat çekti.

Yılın son çeyreğinde satışlarda yüzde 1,30 daralma bekleniyor!
OSS Derneği anketi, yılın son çeyreğine ilişkin beklentilerde de temkinli bir görünüm
ortaya koydu. Üyeler, 2026 yılının son çeyreğinde yurt içi satışların 2025'in
aynı dönemine göre dolar bazında ortalama yüzde 1,30 azalacağını öngördü.
Dağıtıcı üyelerin satışlarında dolar bazında yüzde 2,81 düşüş beklenirken, üretici
üyelerde dolar bazında yüzde 0,50 oranında sınırlı artış öngörüldü. Sektörün
genel gidişatına ilişkin beklentiler de zayıfladı. Ankete katılan üyelerin yüzde
44,1'i önümüzdeki üç ayda otomotiv satış sonrası pazarında önemli bir değişiklik
beklemezken, yüzde 41,2'si sektörün daha kötüye gideceğini belirtti. Daha
iyiye gidiş bekleyen üyelerin oranı ise yüzde 11,8'de kaldı. Bir önceki çeyrekte
yüzde 21,9 olan kötüleşme beklentisinin yüzde 41,2'ye yükselmesi, buna karşılık
iyileşme beklentisinin yüzde 20,3'ten yüzde 11,8'e gerilemesi dikkat çekti.
Genel ekonomik görünüme ilişkin beklentilerde de benzer bir tablo ortaya çıktı.
Üyelerin yüzde 58,8'i önümüzdeki üç ayda ekonomik koşulların kötüleşmesini beklerken,
yüzde 33,8'i mevcut koşulların devam edeceğini, yüzde 7,4'ü ise iyileşme
yaşanacağını öngördü. Öte yandan ankete katılan üyelerin 2026 yıl sonuna ilişkin
ortalama dolar kuru beklentisi, bir önceki anketteki 49,31 TL seviyesinden
52,26 TL'ye yükseldi.

Üretimde sınırlı gerileme, kapasite kullanımında belirgin düşüş!
Anketin üretici üyelere yönelik bölümünde de sektörün üretim performansı değerlendirildi.
Buna göre 2026 yılının üçüncü çeyreğinde üretici üyelerin ortalama kapasite
kullanım oranı yüzde 68,06 seviyesinde gerçekleşti. Bir önceki ankette yüzde
73,93 olan kapasite kullanım oranı, üçüncü çeyrekte 5,87 puan geriledi. Üretici
üyelerin üretimi, 2025 yılının üçüncü çeyreğine göre ortalama yüzde 0,68
azaldı. Aynı dönemde ihracatta da dolar bazında yüzde 0,16 oranında sınırlı gerileme
yaşandı. Üretim ve ihracat verilerindeki yatay seyir ile kapasite kullanım
oranındaki düşüş, sektörün mevcut koşullarda büyüme ivmesi kazanmakta zorlandığını
gösterdi.

Nakit akışındaki bozulma sektörün sürdürülebilir büyümesini tehdit ediyor!
2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin değerlendirme yapan OSS Yönetim Kurulu Başkanı
Ali Özçete, otomotiv satış sonrası pazarının zorlu ekonomik koşullara rağmen
faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi. Ali Özçete, Yılın üçüncü çeyreğine ilişkin
sonuçlar, sektörümüz açısından özellikle finansal koşulların ve nakit akışı
yönetiminin ne kadar kritik hale geldiğini ortaya koyuyor. Önceki dönemlerde
maliyet artışları en önemli gündem maddemizken, bugün üyelerimizin yüzde 80,9'u
nakit akışında sorun yaşadığını ifade ediyor. Tahsilat süreçlerindeki bozulma,
işletmelerin finansal planlamasını ve operasyonel kabiliyetlerini doğrudan etkiliyor.
Maliyetler yüksek seviyelerini korurken, talepteki zayıf seyir ve finansmana
erişimde yaşanan güçlükler şirketlerimizin hareket alanını daraltıyor. Otomotiv
satış sonrası pazarı, sahip olduğu üretim gücü, dağıtım altyapısı ve geniş
hizmet ağıyla ekonomimiz açısından stratejik bir öneme sahip. Bu nedenle sektörümüzün
finansal sürdürülebilirliğini destekleyecek koşulların oluşturulması
büyük önem taşıyor dedi. Artan maliyetlerin ve ekonomik belirsizliklerin yatırım
kararları üzerindeki etkisine dikkat çeken Ali Özçete, Anketimizin en dikkat
çekici sonuçlarından biri de yatırım eğilimindeki gerileme oldu. Önümüzdeki üç
ay içerisinde yeni yatırım yapmayı planlayan üyelerimizin oranı yüzde 14,7'ye
kadar düştü. Üretici üyelerimizde yatırım planlayanların oranı yüzde 22,6 seviyesindeyken,
dağıtıcı üyelerimizde bu oran yüzde 8,1'e geriledi. Bu tabloyu yalnızca
kısa vadeli bir yatırım ertelemesi olarak değerlendirmemek gerekiyor. Şirketlerimizin
yeni kapasite oluşturabilmesi, teknolojik dönüşüme ayak uydurabilmesi
ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için yatırımlarını
sürdürebilmesi gerekiyor. Mevcut koşullarda işletmeler öncelikle finansal dengelerini
korumaya odaklanıyor. Ancak uzun vadeli büyüme açısından yatırım iştahının
yeniden güçlendirilmesini son derece önemli buluyoruz diye konuştu.

Maliyetlerin kontrol altında tutulması kritik öneme sahip!
Sektörün mevcut koşullara rağmen sahip olduğu güçlü yönlere de dikkat çeken Özçete,
Otomotiv satış sonrası pazarı, değişen ekonomik koşullara uyum sağlama kabiliyeti
ve güçlü sektörel birikimiyle Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemini
koruyor. Üçüncü çeyrekte üretici üyelerimizin dolar bazında yurt içi satışlarında
yüzde 3,18 oranında artış yaşanması ve üyelerimizin yüzde 75'inin istihdam
seviyelerini koruması veya artırması, mevcut koşullarda önemli göstergeler
olarak öne çıkıyor.

Bununla birlikte son çeyreğe yönelik beklentiler, sektörümüzde temkinli görünümün
devam edeceğini gösteriyor. Üyelerimizin yüzde 41,2'si önümüzdeki dönemde pazar
koşullarının daha da zorlaşacağını düşünüyor. Ekonominin genel gidişatına ilişkin
olumsuz beklentilerin de yükseldiğini görüyoruz. Bu dönemde maliyetlerin
kontrol altında tutulması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve ekonomik
öngörülebilirliğin güçlendirilmesi, sektörümüzün geleceği açısından kritik önem taşıyor
ifadelerini kullandı. Sektörün üretim ve ihracat kapasitesinin korunmasına
yönelik değerlendirmelerde de bulunan Ali Özçete, şöyle devam etti: Üretici
üyelerimizin kapasite kullanım oranının yüzde 68,06 seviyesine gerilemesi dikkatle
ele alınması gereken bir gelişme. Üretim ve ihracatımızda sınırlı daralma
yaşansa da otomotiv satış sonrası sanayimiz güçlü bir bilgi birikimine, üretim
altyapısına ve uluslararası rekabet deneyimine sahip. Türkiye, otomotiv satış
sonrası ürünlerinde önemli bir üretim ve tedarik merkezi konumunda. Bu avantajımızı
koruyabilmek için şirketlerimizin verimliliklerini artırmalarını, katma değerli
üretime odaklanmalarını ve ihracat pazarlarında güçlenmelerini destekleyecek
bir ekonomik zemine ihtiyaç var. Sektörümüzün uzun vadeli büyüme potansiyeline
inanıyoruz. Ancak bu potansiyelin sürdürülebilir bir büyümeye dönüşebilmesi
için finansal istikrarın güçlendirilmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi
gerekiyor.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -
Görüntülü Görüşme
× Kolayca Görüntülü Hesap Aç Telefon Görseli