Ekonomi

OSS Satış sonrası pazarı en büyük sorunu maliyetlerdeki aşırı artışta yaşıyor

Otomotiv satış sonrası pazarında yaşanan 2025 yılındaki durağan seyir, 2026'nın
ikinci çeyreğine de yansıdı. Yılın ikinci çeyreğinde satış, ihracat ve istihdamda
yatay seyir devam ederken, sektör yılın üçüncü çeyreğinde de küçük de olsa bir
hareketlenme bekliyor. Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği'nin
(OSS) 2026 Yılı 2. Çeyrek Sektörel Değerlendirme Anketi'ne göre, yılın ikinci
çeyreğinde, 2025'in aynı dönemine göre yurt içi satışlarda dolar bazında ortalama
yüzde 1,25'lik gerileme yaşandı. Üretici üyelerin yüzde 28,6'sı önümüzdeki üç
ayda yatırım planlarken, 2026'nın ikinci çeyreğinde gözlemlenen problemlerin
başında yine maliyetlerdeki aşırı artış yer aldı. Ankete göre, nakit akışında
yaşanan problemler ve iş ve ciro kaybı üyeler için önemli sorunlar arasında
yer alıyor.

Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), otomotiv satış sonrası
pazarı özelinde 2026 yılının ikinci çeyreğini, üyelerinin katılımıyla düzenlediği
bir anket çalışmasıyla değerlendirdi. OSS Derneği'nin 2026 Yılı 2. Çeyrek Sektörel
Değerlendirme Anketi'ne göre otomotiv satış sonrası pazarı 2026'nın ikinci
çeyreğini temkinli bir seyirle geride bıraktı. Bununla birlikte 2026'nın ikinci
çeyreğinde, 2025 yılının aynı dönemine göre yurt içi satışlarda dolar bazında
ortalama yüzde 1,25 gerileme yaşandı. Bu dönemde dağıtıcı üyelerin satışlarında
dolar bazında yüzde 0,71 artış görülürken, üretici üyelerde ise dolar bazında
yüzde 3,79 düşüş gerçekleşti.

Tahsilat süreçlerindeki olumsuz seyir sürüyor!
Ankete göre yılın ikinci çeyreğinde, üyelerin stokları bir önceki çeyreğe göre ortalama
yüzde 2,81 geriledi. Dağıtıcı üyelerin stoklarında yüzde 1,25, üreticilerde
ise yüzde 4,82 oranında düşüş gerçekleşti. Ankette, 2026 yılının üçüncü çeyreğiyle
ilgili beklentilere de yer verildi. Buna göre sektörde 2026 yılının üçüncü
çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yurt içi satışlarda dolar
bazında yüzde 1,33 oranında artış beklendiği gözlemlendi. Tahsilat süreçlerinde
ise olumsuzlaşma eğilimi devam etti. Bir önceki çeyreğe göre tahsilat sürecini
daha kötü veya çok daha kötü olarak değerlendiren üyelerin toplam oranı %43,8'e
ulaşırken, sürecin iyileştiğini belirtenlerin oranı yalnızca %7,8'de kaldı. Yaklaşık
her iki üyeden biri herhangi bir değişiklik olmadığını ifade etse de, olumsuz
değerlendirmelerin olumlu değerlendirmelere belirgin şekilde üstün gelmesi,
tahsilat performansındaki zayıflamanın sürdüğüne işaret ediyor.

100 şirketten 23'ünün istihdamı azaldı!
Ankete katılan üyelerin yüzde 18,8'i 2026 yılının ilk çeyreğine göre istihdamını
artırdı. Üyelerin yüzde 57,8'i söz konusu dönemde istihdamını korudu. Yılın ilk
çeyreğine kıyasla istihdamının azaldığını belirten üye oranı ise yüzde 23,4'ü
buldu. Dağıtıcı üyelerde istihdamını azaltanların oranı yüzde 30,6 olurken, üretici
üyelere (yüzde 14,3) kıyasla daha yüksek gerçekleşti. Üretici üyelerde istihdam
büyük ölçüde korunurken, dağıtıcı üyelerde istihdamda daha belirgin bir
azalma eğilimi gözlemlendi.

Maliyetlerdeki aşırı artış en büyük problem!
Sektördeki problemler anketin en dikkat çekici bölümlerinden birini oluşturdu. Üyelerin
2026'nın ikinci çeyreğinde gözlemlediği problemlerin başında yüzde 78,1
ile Maliyetlerdeki aşırı artış gelirken, Nakit akışında yaşanan problemler
yüzde 73,4 ile ikinci sırada yer aldı. Üyelerin yüzde 46,9'u ise İş ve ciro kaybını
sektör için en büyük üçüncü sıkıntı olarak nitelendirdi. Ankete katılanların
yüzde 35,9'u Kargo maliyetlerindeki artış ve teslimatlarda gecikmeyi, yüzde
32,8'i Gümrüklerde yaşanan problemleri, yüzde 17,2'si ise Tedarik problemleri
ve Mevzuat değişikliklerine işaret etti.

Önümüzdeki 3 aya ilişkin beklenti yükseldi!
Anket ile birlikte sektörün yatırım planları da mercek altına alındı. Ankete göre
önümüzdeki üç ayda yeni yatırım yapmayı düşünen üyelerin oranı yüzde 20,3 ile
önceki döneme benzer seviyede gerçekleşti. Bir önceki ankette üretici üyelerin
yüzde 23,7'si yatırım planlarken, yeni ankette bu oran yüzde 28,6'ya yükseldi.
Dağıtıcı üyelerde ise bu oran yüzde 17,6'dan yüzde 13,9'a geriledi. Bir önceki
ankete göre, sektörün önümüzdeki 3 ayda daha olumsuz bir seyir izleyeceğini öngören
dağıtıcı üyelerin oranı yüzde 55,9'dan yüzde 36,1'e, üreticilerin oranı ise
yüzde 52,6'dan yüzde 35,7'ye geriledi.

İkinci çeyrekte kapasite kullanımı arttı!
Üreticilerin 2026 yılının ikinci çeyreğinde kapasite kullanım oranı ortalaması yüzde
73,93 olarak gerçekleşti. Bu oran yılın ilk çeyreğinde yüzde 68,16 idi. 2026'nın
ikinci çeyreğinde üyelerin üretimi 2025'in aynı çeyreğine göre yüzde 1,79
oranında arttı. 2026 yılının ikinci çeyreğinde üyelerin ihracatı ise 2025 yılının
aynı dönemine göre dolar bazında yüzde 2,68 artış gösterdi.

OSS Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, anket sonuçlarını değerlendirerek
şunları söyledi: 2026 yılının ikinci çeyrek sonuçları, otomotiv satış sonrası
sektörünün zorlu ekonomik koşullar altında faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını
açıkça ortaya koyuyor. Özellikle üretici üyelerimizde satışlardaki daralma,
dağıtıcı tarafında istihdamdaki gerileme ve şirketlerin büyük bölümünün maliyet
artışları ile nakit akışı sorunlarını öncelikli gündem olarak göstermesi, sektörümüzün
üzerinde oluşan baskının devam ettiğini gösteriyor. İşletmeler bir taraftan
artan finansman maliyetlerini ve operasyonel giderleri yönetmeye çalışırken,
diğer taraftan rekabetçi kalabilmek adına stok, fiyatlama ve yatırım kararlarını
çok daha temkinli şekilde almak zorunda kalıyor. Bununla birlikte anket sonuçları
yalnızca riskleri değil, sektörümüzün dayanıklılığını da ortaya koyuyor.
Üretimde ve ihracatta kaydedilen artış, kapasite kullanım oranındaki yükseliş
ve üretici üyelerimizin yatırım planlarını artırmış olması, şirketlerimizin uzun
vadeli büyüme potansiyeline olan inancını koruduğunu gösteriyor. Önümüzdeki
döneme ilişkin satış beklentilerindeki iyileşme de sektörün kontrollü bir toparlanma
sürecine girebileceğine işaret ediyor. Otomotiv satış sonrası sektörü, Türkiye
ekonomisine üretim, ihracat ve istihdam açısından önemli katkılar sağlayan
stratejik bir alan. Bu potansiyelin sürdürülebilmesi için ekonomik öngörülebilirliğin
güçlendirilmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması, maliyet baskısını
azaltacak uygulamaların hayata geçirilmesi ve üretim ile ihracatı destekleyen
politikaların kararlılıkla sürdürülmesi büyük önem taşıyor.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -