Perakende Günleri, 25. yılında sektör temsilcilerini bir araya getirerek perakendenin geleceğini değerlendirdi
Ekonomi
Perakende Günleri, 25. yılında sektör temsilcilerini bir araya getirerek perakendenin geleceğini değerlendirdi
Türkiye'nin en büyük iş dünyası organizasyonu ve uluslararası perakende sektörünün
en önemli buluşmalarından Perakende Günleri, 25. yılında sektörü değerlendirmek
üzere 8 dernek başkanını bir araya getirdi. Markalardan AVM'lere, gıda perakendecilerinden
e-ticarete uzanan sektör temsilcisi başkanlar, perakendenin dönüşümüne
ve geleceğine dair öngörülerini paylaştı, birlik mesajı verdi.
Soysal Eğitim ve Danışmanlık tarafından düzenlenen ve perakendeden e-ticarete,
e-ihracattan AVM yönetimine, yapay zekâdan sosyal medya ve ödeme sistemlerine kadar
sektöre yön veren tüm paydaşları bir araya getiren Perakende Günleri yoğun
katılımla başladı.
Etkinliğin ilk gününde, Bersay İletişim Danışmanlığı Yönetim Kurulu Başkanı Dr.
Arın Saydam moderatörlüğünde düzenlenen ortak basın toplantısı, sektörün önde gelen
8 sivil toplum kuruluşu temsilcilerini aynı masada buluşturdu.
Toplantıda, son iki yılda hazır giyimin kan kaybettiğini, üretim gücünün zayıfladığını,
yurt dışından gelen turistlerin harcamalarının azaldığını belirten Birleşmiş
Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel sözlerine şöyle devam etti: Üyelerimizin
büyük problemi kira artış oranları. Yapılan cironun içindeki indirimli
satış oranı her ankette artıyor. Satışların yüzde 70-80'inin indirimli dönemde
yapılmaya başlanması tedirgin edici bir durum. Maliyet kalemleri neden artıyor,
buna ayrıca bakmak gerekiyor. Hazır giyim son iki yıllık periyotta kan kaybetti.
Üretim gücümüz zayıfladı. Yurt dışı turist harcamalarında da sürekli bir
azalış var, bu da tedirgin edici. Bu durum dövize karşı gelir kaybı olduğunu gösteriyor.
Perakendeci TL üzerinden satış yaptığı için etkileniyor. Öte yandan
perakende sektöründe yaşanan daralmanın alınacak kararlarla ve coğrafyamız sayesinde
hızlı bir şekilde değişeceğine inanıyorum.
Öncel, 25 yıldır bu başarıyı aynı heyecanla tutkuyla sürdüren Suat Soysal'ın perakende
vizyonuna katkıda bulunmasını sektör için büyük bir şans olarak adlandırıp,
tüm Soysal Danışmanlık ekibine teşekkürlerini iletti.
Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği (AYD) Başkanı Nuri Şapkacı ise, sektördeki
durumu anlamak için perakendecilere, yatırımcılara ve tüketicilere ayrı ayrı
bakmak gerektiğini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti: Sene başında beklediğimiz
toparlanma beklentisi maalesef 2027'ye kaydı. AYD olarak bizim bakış
açımız çok net: Perakendeci ile AVM yatırımcısı birbirinin rakibi değil, iş ortağıdır.
Perakende güçlü bir dönüşümden geçiyor. Bu dönüşümü yönetmek için ihtiyacımız
olan şey ortak akıldır. Sektörümüz önümüzdeki dönemde daha seçici bir büyüme
sürecine girecek. Perakendeci ve yatırımcılar için sınırlı ancak doğru segmentlere
odaklanan yatırımlar ve operasyonel disiplin ön plana çıkacak. Tüketici
tarafında ise bir süre daha satın alma gücünün belirleyici olduğu bir dönem
devam edecek. Bu süreçte başarılı olacak yapılar, müşteri deneyimini, veriyi ve
dijital ile fiziksel dünyayı birlikte yönetebilen markalar ve alışveriş merkezleri
olacak. Bu dönüşümün kalıcı olabilmesi, ancak adil ve dengeli bir sektör
yapısıyla mümkündür.
Zincir Mağazalar Derneği (ZMD) Başkanı Serhan Tınastepe yaşanan uluslararası ve
ulusal gelişmelerin iç talebi engellediğinden bahsetti ve sözlerine şöyle devam
etti: Sektörün gelir bacağı engellendi. Gider tarafında ise yaşanan yüksek enflasyon,
kiralar, çalışan giderleri vb. para kazanmamızı olanaksız hale getiriyor.
E-ticaret gelişmeye devam ediyor, ivmesi pandemi sonrasında da düşmedi, yüzde
20'leri geçen bir yükselişi var. Bunun sebebi perakende mağazacılığının gelişemiyor
oluşu, mağaza açılmaması… Bu döngüyü kırmamız lazım. Eğer sektör büyümezse
işsizlik çözülemez, ihracat bacağı çözülemez ve yabancı yatırımcı gelmez… Son
10 yıldır Türkiye'den marka çıkmıyor, çıkıp da 40-50 mağaza açmış bir mağaza
yok, bu çok üzüntü verici bir durum… Enflasyon ve faiz konusunda gelişmekte olan
ülkelerle aynı seviyeye gelirsek bu mümkün olabilir.
Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) Başkanı Alp Önder Özpamukçu, ise gıda perakendesinin
ülke ekonomisinin en dinamik sektörlerinden biri olduğunu vurgulayarak
sözlerini şöyle sürdürdü: Son yıllarda yaşanan gelişmelere rağmen gıda perakendesi
kaliteli, güvenilir, erişilir fiyatla hizmet sunmaya devam ediyor. GPD olarak
tüketici refahını artırma amacı ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ancak gerek
belediyeler gerekse mevzuat kaynaklı ek maliyetlere katlanıyoruz. Diğer yandan
BM verilerine göre gıdanın 3'te biri kaybediliyor. Bu da 23 milyon tona denk
geliyor. Bu önemli ve büyük bir sorun. Tüm zinciri veriye dayalı ve şeffaf yönetmenin
gerekliliğine inanıyor, gıda güvenliği ve kaybı için izlenebilirliğin
şart olduğunu düşünüyoruz. Tüm sektör için yapıcı diyalogla birlikte hareket etmenin
altını çiziyoruz.
Taklitle Mücadele Derneği (TMD) Başkan Yardımcısı Av. Vehmi Kahveci, Türkiye'de
taklit markalar pazarının büyüklüğünün 3 milyar dolar olduğunu ve Türkiye'nin dünyada
Çin'den sonra ikinci sırada bulunduğunu söyledi ve şunları ekledi: Bu pazarın
yüzde 5'i ancak yakalanabiliyor. İthalata konulan vergiler taklidi en çok
artıran unsur. Gümrük, polis ve jandarmanın katkısıyla bunu önlemeye çalışıyoruz.
Uluslararası platformlarda Kapalı Çarşı en çok bilinen değerimiz. Kapalı Çarşı'nın
itibarını düzeltip, 'Türk Malı'nın orijinal olduğunu vurgulamamız lazım.
Öte yandan ülkemizde yaşayıp daha sonra kendi ülkelerine dönenler, 'Türk Malı'
ürünleri deneyimledikleri için oralarda bizim markalarımızın mağazalarını açıyorlar.
Dünya'nın pek çok yerinde de 'Türk Malı' tescil yapar hale geldi…
Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) Başkanı Melih Şahinöz, 25 yıldır
Perakende Günleri'ni sürdürülebilir kıldığı için Soysal Danışmanlık'a teşekkürlerini
ileterek sözlerine şöyle devam etti: Susuzluk geliyor, alternatif gıdalar
bulmak lazım, küresel değişimler mevcut. Ülkenin kendi kendine yetmesi bir güvenlik
meselesi ve savunma sanayii kadar önemli. Öncelikli yatırımların bu alanda
yapılmasına olanak tanınması lazım. Öte yandan büyük bir gıda enflasyonu da
var ama ülkemizin potansiyeli yüksek, ilişkilerimizi doğru kullanarak, güzel gelişmeler
yaşanabilir.
Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) Başkanı
Kaya Demirer ise yeme içme sektörünün boynu bükük diyerek, görüşlerini şöyle ifade
etti: 2 milyon istihdamımız var. Turizm içinde gastronominin payı yüzde 20.
200 marka, 3 bin 500 işletme ve 1 trilyon lira ile varlığımızı sürdürüyoruz.
Ancak 2-3 yıldır artan hammadde maliyetleri, tarihi rekorla artan çalışan maliyetleri
ile mücadele ediyoruz. Kısa süreli yurt dışına tatile giden vatandaşlarımızın
sayısı da harcadığı para da yüksek. Ülkemize gelen ziyaretçilerin kalma
süresi ise daha uzun ama sağladığı gelir daha az. Bu denklem oldukça üzücü. Asıl
önemli olan yaz mevsimi geldi. En azından vergisel avantajlar sağlanmasına ve
körfez ülkelerinden, BAE'den gelecek firmalarla yeni fırsatlar yaratmanın önemine
dikkat çekmek istiyoruz.
Tüm Restorancılar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Genel Başkan Yardımcısı Ünal Dölek
de Dünyanın bir denge problemi yaşadığından bahsetti ve şunları ifade etti:
Ciro - kira dengesi, işçilik, kiralar vb. sorunları yönetmekte zorlanıyoruz.
Vasıflı eleman bulmak sıkıntılı bir durum oldu. Ayrıca sektörümüzün bahşiş sıkıntısı
var. Kredi kartı ile ödemeler çoğunlukta olduğu için bahşiş alamıyoruz. 2000'lerden
sonra yaşanan zorlukların, krizlerin, salgınların ve teknolojik gelişmelerin
değiştirdiği dönemin geçiş sancılarını yaşıyoruz.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -