Ekonomi

RePie Portföy Genel Müdürü Dayıoğlu Türkiye global çapta Unicorn çıkarabilecek potansiyele sahip

Uluslararası Ekonomi Zirvesi'nin (UEZ 2026) ikinci gününde konuşan RePie Portföy
Genel Müdürü Altuğ Dayıoğlu, Nüfus olarak globale büyüyebilecek, ilerleyebilecek
potansiyele sahip yetenekleri yönetebilen bir ülkeyiz. Lokalde büyüyüp, lokaldeki
boşlukları yakalayıp bunları globale çevirebilecek potansiyele sahip bir
ülkeyiz dedi.

2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen
Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15'inci kez Türkiye ve dünyanın
saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor.

Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası
temasıyla düzenlenen zirvenin ikinci günü de yoğun katılımla gerçekleşti.

Ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu'nun üstlendiği zirvenin ikinci gününün ilk paneli
Milyar Dolarlık Şirket Yolculuğu: Türkiye'de Unicorn Olmanın Dinamikleri
başlığıyla düzenlendi.

RePie Portföy'ün sponsorluğunda yapılan panelin moderatörlüğünü GEN Türkiye Yönetim
Kurulu Başkanı ve Yatırımcı Nevzat Aydın üstlendi. Aydın, girişimcilik ekosisteminde
yaşanan dönüşüme dikkati çekerek, son yıllarda hız odaklı büyüme modelinin
yerini daha sürdürülebilir ve kaliteli büyüme anlayışına bıraktığını dile
getirdi. Türkiye'den çıkan Unicorn sayısında artış yaşandığını hatırlatan Aydın,
esas meselenin bu başarıyı kalıcı hale getirmek olduğunun altını çizdi.

Panelin açılışında konuşan RePie Portföy Genel Müdürü Altuğ Dayıoğlu, 58 tane girişim
sermayesi yatırım fonumuz, 30'u aşan gayrimenkul yatırım fonumuz var. Yaklaşık
3 milyar dolar gibi para yönetiyoruz. Son 4-5 senede tüm dünyada özellikle
girişim sermayesi alanında para toplamanın ve exitlerin çok zorlaştığı bir dönemden
geçiyoruz. Pek çok fonun elindeki şirketi diğer fona sattığını da görüyoruz.
Tek başına unicorn tabirini kullanacağımız firmalar değil, aynı zamanda iyi
yönetilen şirketlere yatırım yapmak gerekiyor. Unicorn olmak çok kolay bir şey
değil. Son 5-10 yılda dünyada para toplamanın zorlaştığı bir dönemden geçiyoruz.
Artık yavaş yavaş yatırımların daha fazla exit edilmesini sağlayan metodolojiler
geliştirmek gerekiyor. Bu nedenle iyi şirketlere yatırım yapmak gerekiyor.
Sadece büyüme yetmiyor. Unicorn olmakla iyi şirket olmak arasında bir fark oluşmaya
başladı. Değerlemeler çok önemli burada. dedi.

Doğru noktalara odaklanmak gerekiyor
Türkiye'nin önemli potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Dayıoğlu, sözlerine şöyle
devam etti:
Nüfus olarak globale büyüyebilecek, ilerleyebilecek potansiyele sahip yetenekleri
yönetebilen bir ülkeyiz. Yetenekli ve genç bir nüfusumuz var. Bence iyi bir
eğitim altyapımız var. Türkiye internet penetrasyonunun yüksek olduğu ülkelerden
bir tanesi. Çok hızlı aplikasyon çıkartabilip buna adapte olabiliyoruz. Lokalde
büyüyüp, lokaldeki boşlukları yakalayıp bunları globale çevirebilecek potansiyele
sahip bir ülkeyiz. Bölgesel olarak daha çok ilgi çekiyoruz. Orta Asya'ya,
Ortadoğu'ya ve Avrupa'ya yakınız. Dolayısıyla doğru noktalara odaklandığımızda
çok iyi büyüyecek, büyütebilecek şirketlerimizin çıkacağına inanıyorum. Tek sıkıntımız
yurtdışından sermayenin kısıtlı gelmesi. Bu noktada sermaye ihtiyacı olan
şirketlerin oldukça zorlandığı bir ülke. Yapay zeka Türkiye'de ilerlemesi gereken
bir alan. Fintek alanında başarılı olmaya devam edeceğiz. Savunma sanayi
alanında çok başarılı şirketler çıkarabileceğimiz belli. Daha fazla Unicorn çıkarmamız
söz konusu.

Yapay zeka önemli katkı sağlıyor
Wingie Enuygun Group Kurucu Ortağı ve COO'su Nihan Çolak Erol, şöyle konuştu:
Türkiye'de girişimci olabilmenin zorlukları, yurt dışında bu işi yapabilmekten
çok farklı. İlk etapta sermaye bulmanın zorlukları var. Girişim sermayesi bulmak
oldukça sınırlı. Bu nedenle büyüyebilmek için ilk günden itibaren öz sermayemizle
ilerlemek zorunda kaldık. Şirketimizi erken aşamada kârlılığa ulaştırmaya
odaklandık. Operasyonlarımızla ve teknolojiyi kullanarak elimizden geldiğince büyümeye
çalıştık. Özellikle sermaye yapısının kırılganlığı, girişimcilerin karşılaştığı
en temel zorluklardan biri. Bu kadar siyasi ve ekonomik krizin olduğu
bir ortamda işinizi büyütmek çok zor. Enflasyonist ortamda faaliyette bulunmak
da kolay değil. Ancak şu an, yapay zekânın da katkısıyla daha olumlu bir ortamda
olduğumuzu düşünüyorum.

Global probleme odaklanmak büyüme açısından kritik
Picus Security Kurucu Ortağı Dr. Süleyman Özarslan ise şirketin çıkış noktasının
doğrudan sahadaki bir ihtiyaçtan kaynaklandığını ifade etti. 2013 yılında ODTÜ
çıkışlı üç kurucu tarafından hayata geçirilen girişimin bugün 60'tan fazla ülkede,
600'ün üzerinde müşteriye ulaştığını belirten Özarslan, Bank of New York,
Bank of China, Volvo ve NASA gibi farklı sektörlerden küresel oyunculara hizmet
verdiklerini aktardı.

Siber güvenlik alanındaki temel problemin ürün kalitesinden ziyade bu ürünlerin
etkin şekilde test edilmemesi ve yönetilmemesi olduğuna dikkati çeken Özarslan,
geliştirdikleri çözümün bu boşluğu hedeflediğini söyledi. Global ölçekte karşılığı
olan bir probleme odaklanmanın büyüme açısından kritik olduğunu vurgulayan
Özarslan, kendi kategorisini oluşturan bir ürün geliştirmenin önemli avantajlar
sunduğunu ancak beraberinde ciddi bir pazar eğitimi gerektirdiğini ifade etti.
Kendi ürünleri açısından olursa iyi olur konumundan olması lazım seviyesine
geçişin kırılma noktası olduğunu belirten Özarslan, bu dönüşüm sağlandığında
küresel ölçekte ölçeklenmenin hızlandığını dile getirdi.

Yapay zekanın siber güvenlikte hem fırsat hem de risk yarattığını dile getiren Özarslan,
sözlerini şöyle tamamladı:
Tüm sektörlerde olduğu gibi yapay zekadan kaynaklı siber güvenlikte de fırsatlar
ve zorluklar var ve kendi içinde yeni canavarlar oluşturuyor. Ataklar çok daha
hızlı oluyor, belirsizlik var. Bunu da aslında bir yandan da bizim için bir fırsat
olarak görüyoruz. Yeni dünyaya uyum sağlamaya çalışıyoruz. Burada otonomluğun
getirdiği siber güvenlikte bazı riskler var. Önemli olan hem otonom olmak
hem otonomu sağlamak hem de aynı zamanda güvenilirliği ve risk oluşturmamayı bir
arada sağlamak.

Şu anda yeni bir sanayi devriminin içindeyiz
Innovance Kurucusu ve CEO'su Yusuf Ürey ise girişim yolculuğunun temelinde problem
çözme motivasyonunun yer aldığını belirtti. Sınırlı bir sermayeyle başlayan
sürecin yaklaşık 8 yıl içinde 1000'e yakın çalışanı olan ve 20'den fazla ülkeye
hizmet sunan bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Ürey, bugün bir teknoloji holdingine
evrildiklerini söyledi.

Ürey, küresel ölçekte hızlanan teknolojik dönüşüme dikkati çekerek, yapay zekânın
klasik bir teknoloji trendi olmadığını, doğrudan yeni bir sanayi devrimi başlattığını
dile getirdi.

Önümüzdeki dönemde mesleklerin ciddi bir dönüşüm geçireceğini belirten Ürey, bazı
iş kollarının ortadan kalkacağını, yenilerinin ise ortaya çıkacağını ifade ederek
şunları kaydetti:
Dünya çok hızlı değişiyor, sürekli gelişiyor. Şu an gündemimiz yapay zeka. Bundan
önce yüzlerce yıldır süregelen dönüşüm var. Sanayi devrimi, dünya tarihini en
fazla etkileyen dönüşümlerden biri. Aslında şu anda yeni bir sanayi devriminin
içindeyiz. Yapay zeka sıradan bir teknoloji dönüşümü değil. Birçok meslek grubu
dönüşecek. Birçok meslek grubu ortadan kalkacak. Birçok meslek grubu doğacak.
Bir kısmını kestirebiliyoruz ama bir kısmını kestiremiyoruz. Dolayısıyla biz
de bu dönüşüm hazırlıklı olabilmek için birçok geliştirme yaptık.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -