Uluslararası Ekonomi Zirvesi'nin (UEZ 2026) üçüncü panelinde konuşan sahibinden.com
CEO'su Burak Ertaş, teknolojideki dönüşüme atıfta bulunarak, Yapay zekanın
hız kazanmasıyla birlikte, özellikle halka açık teknoloji şirketlerinde yüzde
90'lara varan değer kayıpları yaşandı. dedi.
2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen
Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15'inci kez Türkiye ve dünyanın
saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor.
Bu yıl Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası
temasıyla düzenlenen zirvenin ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu üstleniyor.
Zirvenin dördüncü paneli, Yapay Zeka İş Yaşamını ve Sektörleri Nasıl Değiştirecek?
başlığıyla düzenlendi. Aydem Enerji CEO'su Serdar Marangoz'un moderatörlüğünü
yaptığı panelin sponsoru sahibinden.com oldu. Marangoz, panelin açılışında
yaptığı konuşmada, yapay zekanın etki olanının çok geniş olduğunu ve özellikle
kurumların yapay zekayı iş süreçlerine adapte etme süreçlerinin daha da önem kazandığını
dile getirdi.
İlancılığın GPT'sini geliştirdik
sahibinden.com CEO'su Burak Ertaş, yapay zekanın evrimini değerlendirirken 2018'de
makine öğrenimi ve derin öğrenme ile başlayan sürecin bugün radikal bir kırılma
noktasına ulaştığını ifade etti.
Ertaş, şirketin yapay zeka yolculuğuna ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
2018 yılında özellikle makine öğrenimi ve derin öğrenme konuları gündeme gelmeye
başlamıştı. Bizim köklü bir kültürümüz var: Teknoloji alanında faaliyet gösterdiğimiz
için işimizin başkası tarafından elimizden alınma ihtimali her zaman daha
yüksek. Bankacılık gibi sektörlerde bir oyuncunun yerini almak kolay değil,
ancak bizim gibi teknoloji şirketlerinde bariyerler çok daha düşük. Nitekim yapay
zekanın hız kazanmasıyla birlikte, özellikle halka açık teknoloji şirketlerinde
yüzde 90'lara varan değer kayıpları yaşandı. 'Eğer bugün bizim yerimize bir
rakip gelse, hangi ürünü ya da hizmeti geliştirerek bizi geride bırakır?' sorusunu
sürekli soruyoruz. Bin kişilik bir organizasyonuz, bunun yaklaşık 350'si
teknoloji ve yazılım ekiplerinde çalışıyor. Ancak bu bakış açısı sadece teknoloji
ekiplerine değil, tüm organizasyona yayılmış durumda.
Şirket olarak erken dönemde görüntü işleme teknolojilerine yatırım yaptıklarını
belirten Ertaş, araç fotoğrafından model tanıma gibi uygulamaların operasyonel
verimlilik sağladığını söyledi. Bu teknolojinin zamanla evrilerek ilan giriş süreçlerini
otomatikleştirdiğini belirten Ertaş, Bugün kullanıcı sadece fotoğraf
yükleyerek ilan detaylarını büyük ölçüde otomatik oluşturabiliyor. Bu, bizim için
önemli bir dönüşüm adımı oldu. dedi.
Son dönemde ise odağın tamamen değiştiğini vurgulayan Ertaş, Son 1,1-5 yıldır yapay
zeka bambaşka bir yere geldi. Artık mesele verimlilik değil, iş modelinin
kendisinin dönüşmesi. 'İlancılığın GPT'si'ni geliştirdik. Şubat ayında bunu lanse
ettik. Kullanıcılar platformda doğal dil ile arama yapabiliyor. ifadelerini
kullandı.
Yapay zekanın iş gücü üzerindeki etkisine de değinen Ertaş, bu dönüşümün doğrudan
bir iş kaybı yaratmaktan ziyade iş yapış biçimlerini değiştireceğini belirterek,
müşteriyle temas eden katma değerli alanlarda insan kaynağının yeniden konumlanacağını
söyledi.
Asıl mesele teknolojiyi değere dönüştürmek
IBM Türkiye Genel Müdürü Işıl Kılınç Gürtuna, yapay zekanın sadece teknolojik değil,
yapısal bir dönüşüm yarattığını vurguladı.
Gürtuna, Yapay zekanın gelişimi yalnızca bir teknoloji değişimi değil, yeni bir
altyapı ve yeni bir normalle birlikte dönüşebilme yeteneğinin öne çıktığı bir
çağın başlangıcı. Bugün tüm CEO'lar bu gerçeği kabul ediyor, dünya bunu tartışıyor.
Ancak kritik mesele, teknolojiye ne kadar hızlı yatırım yaptığımız değil,
bu yatırımlardan ne ölçüde fayda sağladığımız ve nasıl değere dönüştürdüğümüz. dedi.
Kurumsal dünyada dönüşümün iki aşamada ilerlediğini belirten Gürtuna, ilk aşamada
şirketlerin kendi yapay zeka asistanlarını geliştirerek iç süreçleri optimize
ettiğini, ikinci aşamada ise operasyonel derinlik, otomasyon ve karar destek sistemlerinin
devreye girdiğini ifade etti.
Türkiye'nin bu dönüşümde güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirten Gürtuna,
hızlı adaptasyon kabiliyetine rağmen plansız ilerlemenin risk oluşturduğuna dikkat çekti.
Bu dönüşümün geri dönüşü yok
QNB Türkiye CEO'su Ömür Tan ise yapay zekayı yalnızca teknolojik bir kırılma olarak
değil, çok katmanlı bir dönüşüm dalgası olarak değerlendirdiklerini ve bu
dönüşümden artık geriye dönüşümün mümkün olmadığını söyledi. Bu sürecin ekonomik,
kültürel ve hatta jeopolitik etkiler yarattığını vurgulayan Tan, son dönemde
yaşanan küresel gelişmelerin de bu dönüşümün kapsamını net biçimde ortaya koyduğunu
ifade etti.
Ömür Tan, yapay zekayı yeniden keşfetmek yerine buna en iyi şekilde uyum sağlamanın
ve adapte olmanın iş süreçleri ve şirketler açısından daha efektif bir yol
olacağının altını çizdi.
Teknolojinin bankacılık sektörü özelinde etkisine de konuşan Tan, birkaç yıl öncesine
kadar yenilikçi kabul edilen birçok teknolojinin bugün temel gereklilik haline
geldiğini belirtti.. Özellikle chatbot tarafında yaşanan dönüşüme dikkati
çeken Tan, reaktif sistemlerin yerini proaktif, müşteri davranışını öngören ve
yönlendiren yapılara bıraktığını söyledi.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -