Ekonomi

Scope Ratings Almanya sanayisinde savunma ve enerji altyapısı güçlenirken otomotiv ve çelik geride kalıyor

Almanya’da sanayi şirketlerinin kredi kalitesinin iki farklı gruba ayrıldığı ve
bu ayrışmanın gelecek yıl daha da belirginleşmesinin beklendiği belirtildi. Savunma,
elektrifikasyon, elektrik şebekeleri ve otomasyon sektörlerinde talebin artması
beklenirken otomotiv, kimya ve çelik sektörlerinde talebin gerileyeceği
öngörüldü.
Scope Ratings tarafından yayımlanan değerlendirmeye göre, Avrupa’nın en büyük ekonomisinin
2026-2027 döneminde büyümeye dönmesi bekleniyor ancak toparlanmanın
zayıf kalacağı tahmin ediliyor. Kuruluş, Almanya ekonomisinin 2026’da %1,0, 2027
ve 2028’de ise %1,2 büyümesini bekliyor.
Toparlanmanın temelinde özel sektör talebinden ziyade kamu tüketimi, savunma harcamaları
ve altyapı yatırımlarının bulunacağı belirtildi. 500 milyar avroluk altyapı
fonunun mali teşvikiyle kamu yatırımları, savunma harcamaları ve altyapı
projelerinin 2027’ye kadar büyümeye en fazla katkıyı sağlaması bekleniyor. Savunma
harcamalarının GSYH’ye oranının 2025’teki %1,5 seviyesinden 2027’de %2,2’ye
yükselmesi öngörülüyor.
Hükümet tarafından finanse edilen veya düzenlemeye tabi harcamalardan faydalanan
savunma, elektrik ekipmanları, şebeke işletmecileri ve bazı mühendislik şirketlerinde
talebin önce toparlanacağı ifade edildi. Ancak ekipman yatırımları ve net
ihracatın zayıf kalacağı ve büyümeye katkı sağlamayacağı belirtildi.
Yüksek iş gücü maliyetleri ve artan enerji fiyatlarının Almanya’nın geleneksel ihracat
sektörlerinin rekabet gücünü zayıflattığına dikkat çekildi. Almanya’daki
iş gücü maliyetlerinin AB ortalamasının yaklaşık %30 üzerinde olduğu, konut dışı
tüketiciler için elektrik fiyatlarının ise Avrupa ortalamasından yaklaşık %20
yüksek seyrettiği belirtildi.
Çin kaynaklı rekabetin de Alman sanayisi üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi.
Almanya’nın ihracatının 2024’te yaklaşık 90 milyar avro seviyesine gerilediği
ve 2022’deki yaklaşık 107 milyar avroluk seviyenin altında kaldığı belirtildi.
Çin’den Avrupa’ya yapılan otomobil ithalatının pazar payının 2024’teki %3,5 seviyesinden
2025’te %7’ye yükseldiği kaydedildi. Bu artışın özellikle alt ve orta
fiyat segmentlerindeki Alman markalarını etkilediği, BMW, Mercedes-Benz ve Volkswagen’in
bazı markalarının ise premium segmentte daha güçlü konumda olduğu ifade
edildi.
Alman sanayisinde 2019’dan bu yana yaklaşık 342 bin istihdam kaybı yaşandığı, 2026’nın
ilk çeyreğine kadar olan 12 aylık dönemde yaklaşık 127 bin kişinin işini
kaybettiği belirtildi. Ekonomik büyümede daha güçlü bir toparlanma yaşanmaması
halinde 2027 sonuna kadar 100 bin ila 200 bin ek istihdamın risk altında olabileceği
tahmin edildi.
Otomotiv sektörünün Almanya’nın rekabet sorunlarını en net şekilde ortaya koyduğu
belirtilirken, ülkedeki otomobil üretiminin 2025’te 4,15 milyon adetle 2019’daki
4,66 milyon adetlik seviyenin %10’dan fazla altında kaldığı ifade edildi.
Alman otomotiv üreticilerinin Çin’deki satış hacimlerinde de belirgin düşüş yaşandığı
kaydedildi. 2023-2026 döneminde Çin’de ilk yarı satış hacimlerinin Volkswagen
ve BMW’de yaklaşık üçte bir, Mercedes-Benz’de ise %44 gerilediği belirtildi.
Bununla birlikte, Almanya sanayisinin bazı alanlarda güçlü rekabet avantajlarını
koruduğu ifade edildi. Trumpf, Zeiss ve ASML’yi kapsayan EUV litografi tedarik
zinciri, dünyada başka tedarikçilerin aynı çalışmayı gerçekleştiremediği alanlardan
biri olarak gösterildi.
Değerlendirmede, Almanya sanayisinin rekabet gücünü yeniden kazanmak için kapsamlı
bir yeniden yapılanma döneminden geçmesinin beklendiği, iç siyasi belirsizlikler
ve jeopolitik risklerin ise enerji maliyetleri üzerindeki baskıyı sürdürdüğü
belirtildi.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -