*Sodexo, Fransa'da 1.000'den fazla işçiyi işten çıkarmayı planlıyor
İSTANBUL (AA) - İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan,
üretimin ve günlük yaşamın hızla değiştiği bilişim ve yapay zeka çağında ezberleri
bozmanın hayati öneme sahip olduğunu belirtti.
İSO'dan yapılan açıklamaya göre, İSO Meclisinin ağustos ayı olağan toplantısı Ekonomi
ve Üretim Hayatımız İçin Planlama Gerekli mi/Gereksiz mi? Türkiye için Girişimci
Devlet ve Yeni Nesil Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Üzerine Bir Tartışma
ana gündemiyle Odakule Fazıl Zobu Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.
Meclis toplantısında konuşan Bahçıvan, üretim ve günlük yaşamın hızla değiştiği
bilişim ve yapay zeka çağında ezberleri bozmanın hayati öneme sahip olduğunu belirterek,
Bilişim ve yapay zeka çağında düşünsel konfor alanıma, rutinime ve alışkanlıklarıma
dokunmayın diyenleri çok zor günler bekliyor. Ezberleri bozmak,
hiç sorgulanmayan kabulleri tartışmak artık hayati bir öneme sahip. açıklamasında
bulundu.
Bahçıvan, Bu anlayıştan hareketle, ekonomi ve üretim hayatımızın geleceği açısından
gerekli olan bir tartışmayı ülkemizin gündemine taşıyoruz. değerlendirmesinde
bulundu.
Hiper küreselleşme ve devleti ekonomiden tamamen çeken anlayışın 2008 krizi, Kovid-19
salgını, arz şokları ve jeopolitik riskler gibi etkenlerle son bulduğuna
dikkati çeken Bahçıvan, şunları kaydetti:
Elbette bu süreci hızlandıran bir diğer faktör de teknolojik gelişmeler oldu. Otomasyon
ve robotik teknolojilerin üretimde giderek daha fazla kullanılması, iş
gücü maliyetlerinin rekabet gücü üzerindeki ağırlığını görece azaltırken, bu durum
gelişmiş ülkelerde içeride üretim eğilimlerini güçlendirdi.
Bugün yapay zeka alanında yaşanan gelişmeler, sanayi üretiminin niceliksel büyümeden
ziyade niteliksel bir sıçramanın eşiğinde olduğunu gösteriyor. Yaşanan dönüşüm,
bir yandan ülkeler açısından bir ulusal güvenlik boyutu taşırken, öte yandan
böyle bir ekosistemi kurmak için gereken devasa yatırımlar, devletlere planlama,
yeni nesil finansman ve teşvik sistemlerinin geliştirilmesi gibi kritik görevler
yüklüyor.
Bahçıvan, devletin ekonomideki rolü ve özel sektörle ilişkilerinin de bu dönüşümün
merkezinde yer aldığını dile getirerek, sanayi ve dış ticaret politikaları yeniden
önem kazanırken, sektörel önceliklendirme, stratejik yatırımlar ve kamu-özel
işbirliğinin hem rekabet hem de güvenlik kaygılarıyla ekonomik gündemin üst
sıralarına yükseldiğini açıkladı.
İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, Devletin ekonomide salt düzenleyici rolüyle,
pasif bir oyuncu olarak kenarda durması gerektiği şeklindeki 1980 ve 1990'ların
egemen paradigmasından uzaklaşıyoruz. Bu süreç, İkinci Dünya Savaşı sonrasının
katı devletçi ve merkezi planlama anlayışına dönüşü ifade etmiyor. Yaşanan
değişim belki de en net ifadesini girişimci devlet kavramında buluyor. ifadelerini
kullandı.
Bahçıvan, kamunun proaktif bir role geçerek, piyasaların genişlemesini, tedarik
zincirlerinin daha iyi çalışmasını, özel sektörün rekabet gücünü ve yenilik kapasitesini
destekleyerek kalkınmayı hızlandırdığı bir yaklaşımdan bahsetti.
Geçen ayki meclis toplantısında gündeme taşınan erken sanayisizleşme riskine atıfta
bulunan Bahçıvan, mevcut programın sanayiyi koruyacak şekilde güçlendirilmesi
gerektiğini ifade etti.
Bahçıvan, Mevcut ekonomik programın, sanayimizin üretken kapasitesini koruyacak,
kırılganlıklarını azaltacak ve teknolojik dönüşümünü destekleyecek bütüncül bir
yol haritası ile güçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. açıklamasında bulundu.
Yapısal dönüşümün yalnızca kaynak aktarımıyla gerçekleşemeyeceğini, güçlü bir kurumsal
koordinasyon mekanizmasına ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Bahçıvan, sözlerini
şöyle sürdürdü:
Kamu-özel sektör işbirliğinde yeni nesil bir sanayi planlaması yapılmalı. Planlama
derken, 1960’lara, 70'lere özgü aşırı merkezileşmiş, kapalı, statik planlama
anlayışını geri getirmekten ya da serbest piyasa ekonomisinin prensiplerini geri
plana atmaktan bahsetmediğimizi tekrar vurgulamak istiyorum.
Tümüyle piyasa güçlerine emanet edilmiş, kuralsız ve plansız programsız bir modelin
sınırlarını da görmüş durumdayız. Kastettiğimiz planlama anlayışı, kamunun
uzun vadeli kalkınma hedefleri doğrultusunda daha proaktif bir rol almasına dayanıyor.
Günümüzün giderek zorlaşan küresel rekabet koşullarında, kamu ile özel
sektör arasında yeni bir işbirliği kültürünü yerleştirmemiz gerekiyor.
Bahçıvan, yıllardan beri dile getirdikleri kalkınma bankacılığı reformu talebini
de bu vesileyle bir kez daha hatırlatarak, Girişimci devlet ve yeni nesil planlama
yaklaşımından bahsediyorsak, bunun en önemli sacayaklarından biri finansmandır.
değerlendirmesinde bulundu.
Bahçıvan, sözlerini şöyle tamamladı:
Yapay zeka devriminde ihtiyaç duyulan sanayi politikalarını geleneksel ticari banka
kredileriyle yürütmenin bir sınırı vardır. Benzer şekilde, sanayimizin en
büyük ve ne yazık ki giderek büyüyen sorunlarından biri nitelikli insan açığı.
Bu açığın giderilmesi için öncelikli ihtiyaçların belirlenmesi ve eğitim politikalarının
bu ihtiyaçlarla daha güçlü bir şekilde eşleştirilmesi de yeni nesil planlamanın
önemli bir parçası olmalı.