Ekonomi

TAYSAD Otomotiv tedarik sanayisi ilk 7 ayda 9 milyar 473 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi

Türkiye otomotiv tedarik sanayisi 9 milyar 473 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
Aynı dönemde toplam otomotiv üretimi 767 bin 216 adet seviyesinde kaydedildi.
Avrupa başta olmak üzere ana pazarlardaki yavaşlama ve üretimdeki gerilemeye
rağmen ihracatını artıran sektör, artan maliyetler ve finansal koşulların yarattığı
baskı karşısında rekabetçiliğini korumaya odaklandı. TAYSAD Yönetim Kurulu
Başkanı Yakup Birinci, yılın ikinci yarısında küresel ve bölgesel gelişmelerin
etkisiyle otomotiv pazarında daha durgun bir seyir beklediklerini belirtti.

Türkiye otomotiv tedarik sanayisi, 2026 yılının ilk 7 ayında jeopolitik gelişmeler,
değişen ticaret politikaları, elektrikli araç dönüşümü ve küresel pazarlardaki
belirsizliklerin etkisiyle zorlu bir dönem geçirdi. Avrupa başta olmak üzere
ana ihracat pazarlarında talep yavaşlarken, sektör şirketleri artan maliyetler
karşısında verimliliklerini artırmaya ve rekabet güçlerini korumaya odaklandı.
2026 yılının ilk 7 ayına ilişkin değerlendirmede bulunan Taşıt Araçları Tedarik
Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci, zorlu koşullara
rağmen sektörün üretim ve ihracat faaliyetlerini sürdürdüğünü, mevcut konumunu
korumak ve daha verimli olmak için çalışmalarına devam ettiğini belirtti.

Üretimdeki gerilemeye rağmen otomotiv ihracatı arttı
Otomotiv tedarik sanayisinin ilk 7 ayda ihracatını artırdığını söyleyen Yakup Birinci,
OSD ve OİB verilerine göre 2026 yılının ilk 7 ayında toplam otomotiv üretimi,
geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,1 azalarak 767 bin 216 adet, otomobil
üretimi ise yüzde 18,6 azalarak 424 bin 667 adet oldu. Buna karşın aynı dönemde
toplam otomotiv ihracatı yüzde 2,4 artışla 24 milyar 423 milyon dolara, otomotiv
tedarik sanayisi ihracatı ise yüzde 4,7 artışla 9 milyar 473 milyon dolara
ulaştı. Ancak kur ile enflasyon arasındaki makasın açılması ve özellikle işçilik
başta olmak üzere üretim maliyetlerindeki artış, firmalarımızın uluslararası
pazarlardaki rekabet gücünü korumasını her geçen gün daha da zorlaştırıyor.
Kurun ihracatçı sektörlerin rekabetçiliğini destekleyecek bir seviyede seyretmesini
ve maliyet baskısını azaltacak adımların atılmasını önemsiyoruz. TAYSAD olarak
bu konudaki beklentilerimizi ilgili bakanlıklar ve kamu kurumlarıyla paylaşıyoruz.
Önümüzdeki dönemde de sektörümüzün rekabetçiliğini koruyacak yapısal
adımların hayata geçirilmesi için bu temaslarımızı sürdüreceğiz. dedi.

Daha çevik, dayanıklı ve rekabetçi bir yapıya sahip olmamız gerekiyor
Küresel pazarlardaki talep değişimleri, Avrupa ekonomisindeki yavaşlama ve mobilite
ekosistemindeki dönüşümü yakından takip ettiklerini belirten Birinci, Önümüzdeki
dönemde yeni projeler alabilmek, mevcut konumumuzu koruyabilmek ve küresel
tedarik zincirindeki yerimizi güçlendirebilmek için daha çevik, dayanıklı ve
rekabetçi bir yapıya sahip olmamız gerekiyor. Bunun için teknoloji yetkinliğimizi,
üretim kabiliyetimizi ve verimliliğimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Sektörümüzün
güçlü üretim altyapısı, mühendislik kabiliyeti ve küresel tedarik zincirlerindeki
deneyimi önemli avantajlarımız arasında yer alıyor. Bu avantajları
koruyarak daha verimli çalışmaya ve rekabet gücümüzü artırmaya odaklanacağız diye
konuştu.

Türkiye'nin Made in EU kapsamına alınması için ortak lobi çalışmaları sürüyor
TAYSAD olarak Made in EU gündemini yakından takip ettiklerini belirten Birinci,
Sektörümüzün Avrupa ile güçlü entegrasyonunu ve küresel rekabet gücünü koruyacak
bir yaklaşımın oluşması için OİB ve OSD ile Ankara ve Brüksel'de kapsamlı temaslar
yürütüyoruz. Bu kapsamda ilgili kamu kurumları, AB kurumları ve Avrupa otomotiv
sektörünün önde gelen kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Paydaşlarımızla
koordinasyonumuzu güçlendirirken, AB Komisyonu'nun 'Have Your Say'
platformu üzerinden TAYSAD'ın resmi görüşünü de sürece dahil ettik. Üyelerimizin
de bu sürece aktif katılımını teşvik ediyor, AB'deki müşterileriyle iletişimlerinde
Made in EU gündeminin doğru şekilde ele alınmasına yönelik çalışmalar yürütüyoruz.
Tüm bu çalışmalarımızın ortak hedefi, Türkiye'nin Avrupa otomotiv değer
zincirindeki stratejik konumunu ve yıllar içinde oluşan güçlü üretim ve tedarik
entegrasyonunu korumaktır. Türkiye'nin dahil edildiği kapsayıcı bir Made
in EU yaklaşımının, Avrupa'nın küresel rekabet gücünü, sanayi dayanıklılığını ve
tedarik zinciri güvenliğini güçlendireceğine inanıyoruz. ifadelerini kullandı.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -