Ekonomi

TEPAV Erken faiz indirimi para politikasındaki itibar kaybını artırabilir

TEPAV Para Politikası Çalışma Grubu’nun Eylül 2026 tarihli 30’uncu Para Politikası
Değerlendirme Notu yayımlandı. Buna göre, Ağustos 2026’da yıllık tüketici enflasyonu
yüzde 31,51 olurken, yıllık enflasyon son 13 aydır yüzde 30,7 ile yüzde
33,3 arasında dar bir aralıkta seyretti. Mevcut koşullar altında 2026 yıl sonu
enflasyonunun güncellenen hedefin üzerinde gerçekleşmesinin beklendiği belirtilen
notta, OVP’de yüzde 21’e yükseltilen 2027 yıl sonu enflasyon hedefine ulaşılmasının
da zor göründüğü ifade edildi.
2027 enflasyon hedeflerindeki farklılığa dikkat çekildi
Değerlendirme notunda, 2027-2029 dönemi için açıklanan Orta Vadeli Program’da 2027
yıl sonu enflasyon hedefinin yüzde 21 olarak belirlendiği hatırlatıldı. TCMB’nin
12 Şubat 2026’da yayımlanan Enflasyon Raporu’nda yüzde 9 olarak açıkladığı
2027 yıl sonu hedefini 14 Mayıs’taki raporda yüzde 15’e yükselttiği, OVP’den yalnızca
24 gün önce, 13 Ağustos’ta yayımlanan yılın üçüncü Enflasyon Raporu’nda
ise bu hedefi koruduğu belirtildi.
Notta, uygulanmakta olan programın enflasyonu kalıcı biçimde düşürecek politika
adımlarını kapsamaktan uzak olmasının hedeflerin sık ve yukarı yönlü güncellenmesine
yol açtığı, bu güncellemelerin de enflasyon beklentilerinin hedeflerin oldukça
üzerinde kalmasına neden olduğu ifade edildi. TCMB’nin son Enflasyon Raporu’ndaki
2027 yıl sonu enflasyon hedefinin OVP ile uyumlu açıklanmaması, para politikasına
güveni azaltıcı bir gelişme olarak değerlendirildi.
Enflasyon 13 aydır dar bir aralıkta seyrediyor
Ağustos 2026’da yıllık tüketici enflasyonu yüzde 31,51 ile G20 ülkeleri arasındaki
en yüksek oranlardan biri oldu. Aylık enflasyon yüzde 1,84, mevsim hareketlerinden
arındırılmış aylık enflasyon ise yüzde 2,29 olarak gerçekleşti.
Yıllık enflasyonun son 13 aydır yüzde 30,7 ile yüzde 33,3 arasında dar bir aralıkta
seyrettiğine dikkat çekilen notta, enflasyon beklentilerinin çıpalanamadığı
ve bunun enflasyonda atalet yaratan fiyatlama davranışlarının devam etmesine neden
olduğu belirtildi.
Değerlendirmede ayrıca, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaş nedeniyle enerji,
emtia ve uluslararası taşıma fiyatlarına ilişkin belirsizliklerin sürdüğü ve
ekonomi programına yönelik şikâyetlerin arttığı ifade edildi.
2027 hedefine ulaşılması da zor görünüyor
TEPAV Para Politikası Çalışma Grubu, enflasyonla mücadelenin sürdürülebilirliğinin
ve kalıcı olarak düşük bir enflasyon düzeyine ulaşılmasının giderek zorlaştığını
belirtti. Mevcut koşullar altında 2026 yıl sonu enflasyonunun güncellenen
hedefin üzerinde gerçekleşmesinin beklendiği kaydedilirken, uygulanmakta olan programın
eksiklikleri ve yaklaşan seçimler dikkate alındığında OVP’de yüzde 21’e
yükseltilen 2027 yıl sonu hedefine ulaşılmasının da zor göründüğü ifade edildi.
Notta, temel sorunun uygulanmakta olan ekonomi programının önemli eksiklikler içermesi
ve programın sürdürülebilirliğine ilişkin şüphelerin giderilememesi olduğu
belirtildi.
Yapısal reform ihtiyacı vurgulandı
Değerlendirmede, belirsizliklerin yüksek seyrettiği bir dönemde kontrol edilebilir
belirsizliklerin azaltılmasının önemine dikkat çekildi. Adil ve hızlı çalışan
bir yargı sisteminin oluşturulması, hukukun üstünlüğünün sağlanması ve demokratik
değerlere saygı gösterilmesi öncelikli adımlar arasında sıralandı.
Maliye politikasının enflasyonla mücadeleyi desteklemesi gerektiği belirtilerek
kapsamlı bir vergi reformunun yapılması, kayıt dışılıkla etkin mücadele edilmesi,
kamu harcamalarının etkinlik ve verimlilik gözetilerek yeniden yapılandırılması
ve koşullu gelir garantilerinin gözden geçirilmesi başta olmak üzere bütçe
açığını azaltıcı önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
Notta ayrıca TCMB, TÜİK ve BDDK gibi kurumları politik baskıya karşı bağımsız kılacak
yasal düzenlemelerin yanı sıra verimliliği artıracak, yeşil dönüşümü hızlandıracak,
eğitimin niteliğini yükseltecek ve gelir eşitsizliğini azaltacak yapısal
reformların sürdürülmesinin önemine işaret edildi.
Politika faizi yüzde 37’de tutulmalı
TEPAV Para Politikası Çalışma Grubu, sonuç bölümünde Merkez Bankası Kanunu’nun 42’nci
maddesi uyarınca, belirlenen hedeflere ilan edilen sürelerde ulaşılamama
olasılığının ortaya çıkması halinde nedenlerin ve alınması gereken önlemlerin kamuoyuna
açıklanmasına ilişkin hükmün gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini
belirtti.
Enflasyon hedefinin yükseltilmesinin faiz indirimi için bir alan açıldığı izlenimi
doğurabileceğine dikkat çekilen notta, enflasyondaki katılık çerçevesinde erken
bir faiz indiriminin para politikasının itibarını zedeleme riskinin gözetilmesi
gerektiği vurgulandı. Bu doğrultuda politika faizinin yüzde 37’de sabit tutulması
önerildi.
Çalışma Grubu ayrıca takibe düşmüş kredilerdeki artışın yakından izlenmesi ve ilgili
makro ihtiyati düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -