Ekonomi

Tether, yapay zekânın geleceğinde yerel çözümlerin öne çıkacağını açıkladı

Tether, yapay zekânın geleceğine ilişkin vizyonunu paylaştı. Şirket, bulut tabanlı
yapay zekâ yerine cihaz üzerinde çalışan yerel (Local AI) yapay zekâ sistemlerinin
hem kullanıcılar hem de geliştiriciler için daha güvenli, daha erişilebilir
ve daha sürdürülebilir bir model sunduğunu vurguladı.

Tether, yapay zekânın geleceğinin merkezi veri merkezlerinde değil, kullanıcıların
doğrudan sahip olduğu ve cihazlarında çalışan yerel yapay zekâ sistemlerinde
şekilleneceğini belirtti. Şirkete göre dünya, 10 milyardan fazla insanın trilyonlarca
otonom yapay zekâ ajanıyla birlikte yaşayacağı yeni bir döneme doğru ilerliyor.
Ancak bugün yapay zekâ hizmetlerinin büyük bölümünü oluşturan bulut tabanlı
sistemler, bu ölçekteki işlem gücü ihtiyacını karşılayabilecek esnekliğe
sahip değil.

Merkezi veri merkezleri ve GPU kümeleri üzerine kurulu mevcut model, kullanıcıların
yapay zekâyı veya yapay zekâ geliştirme araçlarını adeta kiralamasını gerektiriyor.
Tether ise bunun uzun vadede sürdürülebilir bir yaklaşım olmadığını savunuyor.
Şirkete göre yerel (Local AI) yapay zekâ modeli, yapay zekâyı kiralanan
bir hizmet olmaktan çıkararak kullanıcıların sahip olduğu taşınabilir bir dijital
varlığa dönüştürüyor. Böylece yapay zekâ çıkarımları (inference), model eğitimi
ve geliştirme süreçleri doğrudan kullanıcıların sahip olduğu cihazlarda gerçekleştirilebiliyor.

Bulut tabanlı yapay zekânın maliyeti giderek artıyor
Tether, günümüzde yapay zekâ altyapısının büyük bölümünün belirli bölgelerde yoğunlaştığına
dikkat çekiyor. Dünya genelindeki veri merkezlerinin yaklaşık yüzde
43'ü ABD'de bulunurken, bu sayı ikinci sıradaki Birleşik Krallık'ın sekiz katına
ulaşıyor. Almanya ise Afrika kıtasındaki toplam veri merkezlerinden iki kat
daha fazla veri merkezine sahip. Bu durum, maliyet, performans ve veri egemenliği
açısından önemli eşitsizlikler yaratıyor.

Şirket ayrıca yapay zekâ altyapılarının artan talep nedeniyle kira maliyetlerini
sürekli yükselttiğini belirtiyor. Büyük yapay zekâ şirketlerinin yalnızca 2026
yılında altyapı yatırımları için yaklaşık 500 milyar dolar harcaması beklenirken,
bu rakamın 2030 yılında 1,3 trilyon dolara ulaşacağı öngörülüyor. Bunun yanı
sıra üçüncü taraf altyapılara bağımlılık, hizmet kesintileri, kullanım koşullarındaki
ani değişiklikler ve operasyonel riskleri de beraberinde getiriyor.

Tether'e göre yerel yapay zekâ ise herkesin erişebileceği donanımlarda çalışabiliyor,
merkezi sistemlere ihtiyaç duymuyor ve farklı platformlarda bağımsız şekilde
kullanılabiliyor.

Veri güvenliği yerel yapay zekâ ile güçleniyor
Tether, yapay zekâ kullanımında en önemli başlıklardan birinin veri güvenliği olduğuna
dikkat çekiyor. Şirkete göre kullanıcıların verilerinin üçüncü taraf sistemlere
gönderilmesi, veri sızıntısı ve kötüye kullanım riskini artırıyor. Özellikle
model eğitimi ve kullanım süreçlerinde istemeden paylaşılan veriler, önemli
güvenlik açıkları oluşturabiliyor. 2026 yılı için yapılan araştırmalarda siber
güvenlik yöneticilerinin yüzde 34'ü üretken yapay zekâ kaynaklı veri sızıntılarını
en büyük güvenlik riski olarak görüyor. Aynı dönemde raporlanan veri ihlallerinin
büyük bölümünün de doğrudan yapay zekâ sistemleri veya merkezi veri yönetim
altyapılarıyla ilişkili olduğu belirtiliyor.

Tether'e göre yerel yapay zekâ modelinde ise tüm kontrol kullanıcıda kalıyor. Veriler
cihaz dışına çıkmıyor ve kullanılan yazılımlar harici sistemlerle doğrudan
iletişim kurmuyor. Bu yaklaşım sayesinde kullanıcılar hem verilerinin kontrolünü
koruyor hem de yapay zekâdan daha güvenli şekilde yararlanabiliyor.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -