TMB Kamu yatırımları inşaat sektöründe büyümeyi desteklerken sürdürülebilirlik ve finansman öne çıkıyor
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), 2026 yılının ikinci çeyreğine ait İnşaat Sektörü
Analizi Raporu'nu yayımladı. Raporda, inşaat sektörünün ekonominin büyümesini
destekleyen sektörlerden biri olmayı sürdürdüğü belirtilirken, büyüme hızındaki
yavaşlamanın sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve krediye
erişimde yaşanan güçlüklerden kaynaklandığı ifade edildi. Kamu yatırımlarının
büyümeyi desteklemeyi sürdürdüğü, buna karşın özel sektör yatırımlarındaki zayıflama
ile yüksek finansman maliyetlerinin büyüme üzerinde baskı oluşturmaya devam
ettiği vurgulandı.
Ekonominin genelinde 200'ün üzerinde alt sektöre yarattığı talep ve istihdam gücüyle
lokomotif rol üstlenen inşaat sektörünün önde gelen kuruluşlarını temsil eden
Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), ekonomi çevreleri ve sektör tarafından
yakından takip edilen İnşaat Sektörü Analizi Raporu'nun Temmuz 2026 sayısını yayımladı.
Küresel Ekonominin Dayanıklılık Testi başlıklı analizde, küresel ekonomik
görünüm, yurt içi ekonomik gelişmeler ve inşaat sektörüne ilişkin temel göstergeler
birlikte değerlendirilerek sektörün mevcut görünümü ile önümüzdeki döneme
ilişkin beklentiler ele alındı.
Raporda, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde %2,5 büyüdüğü, aynı dönemde
inşaat sektörünün %3,2, gayrimenkul faaliyetlerinin ise %3,0 oranında büyüme
kaydettiği belirtildi. Böylece sektörün 2022 yılının ikinci yarısında başlayan
büyüme eğilimini 14 çeyrektir kesintisiz sürdürdüğü ifade edilirken, önceki
dönemlerde %8'in üzerinde gerçekleşen büyüme performansına kıyasla ivme kaybının
belirginleştiğine dikkat çekildi. Büyümedeki yavaşlamada sıkı para politikası,
yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimde yaşanan güçlüklerin etkili
olduğu değerlendirilirken, deprem bölgesindeki yeniden inşa faaliyetleri ile kamu
altyapı yatırımlarının sektörü desteklemeyi sürdürdüğü, buna karşın özel sektör
yatırımlarındaki zayıflamanın büyüme hızını sınırladığı kaydedildi.
Öte yandan, 2026 yılının ilk çeyreğinde zincirlenmiş hacim endeksine göre gayrisafi
sabit sermaye oluşumu içerisinde sektörel yatırımların payının %3,3, mevsim
etkilerinden arındırılmış istihdamdaki payının ise %6,7 seviyesinde gerçekleştiği
belirtilen raporda, sektörün ekonomik faaliyetler ve istihdam açısından önemini
koruduğu vurgulandı.
Raporda, yılın ilk yarısında 2,7 milyar ABD Doları ile geçmiş yıllardaki performansının
gerisinde kalan yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin küresel finansman
koşulları ve jeopolitik gelişmelerden olumsuz etkilendiği belirtildi. Uluslararası
proje hacmindeki yavaşlama, özellikle Orta Doğu'da artan gerilimler ve yatırım
kararlarının ertelenmesiyle ilişkilendirilirken, Türk inşaat sektörünün sahip
olduğu teknik yetkinlik ve uluslararası deneyim sayesinde küresel pazardaki
rekabet gücünü koruduğunun altı çizildi.
Türkiye Müteahhitler Birliği'nce 2026 yılının ikinci çeyreğinin değerlendirildiği
raporda, inşaat sektörüne ilişkin özetle şu tespitlere yer verildi:
İNŞAAT SEKTÖRÜNDE BÜYÜME DEVAM EDERKEN İVME KAYBI DİKKAT ÇEKİYOR: 2026 yılının ilk
çeyreğinde Türkiye ekonomisi %2,5 büyürken inşaat sektörü %3,2, gayrimenkul
faaliyetleri ise %3,0 büyüme kaydetmiştir. Böylece sektör, 2022 yılının ikinci
yarısından itibaren yakaladığı büyüme eğilimini 14 çeyrektir kesintisiz sürdürmüştür.
Bununla birlikte, sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve
krediye erişimde yaşanan güçlükler büyüme hızında belirgin bir yavaşlamaya neden
olmuştur.
ÜRETİM GÖSTERGELERİ KAPASİTENİN KORUNDUĞUNA İŞARET EDİYOR: Ciro endeksi ve yapı
ruhsatı verileri sektörün üretim kapasitesini koruduğunu göstermektedir. Özellikle
yapı ruhsatlarındaki artış, önümüzdeki dönemde yeni projelerin devreye girebileceğine
işaret ederken, inşaat güven endeksinin ikinci çeyrek boyunca eşik değer
olan 100'ün altında kalması sektör temsilcilerinin geleceğe ilişkin beklentilerinde
temkinli duruşun sürdüğünü ortaya koymaktadır. İnşaat maliyetlerindeki
artış hızının yavaşlaması olumlu bir gelişme olmakla birlikte, işçilik maliyetleri
ve finansman giderleri sektörün kârlılığı üzerinde baskı oluşturmaya devam
etmektedir.
KONUT SATIŞLARINDA KISA VADELİ TOPARLANMA: Türkiye genelinde ilk el konut satışları
Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %23,1 artarak 43 bin 406 adet
olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde ikinci el konut satışları da %12,5 oranında
artışla 86 bin 573 adede yükselmiştir. Böylece toplam konut satışları içinde
ilk el satışların payı %33,4, ikinci el satışların payı ise %66,6 olarak gerçekleşmiştir.
Mayıs ayında gözlenen zayıf satış performansının ardından Haziran ayında her iki
segmentte de kaydedilen artış, konut piyasasında kısa vadeli bir toparlanmaya
işaret etmiştir. Bununla birlikte yılın ilk yarısı itibarıyla ilk el satışların
yalnızca sınırlı bir toparlanma sergilemesi, yeni konut üretimini destekleyecek
talep koşullarının henüz kalıcı biçimde güçlenmediğini ve finansman koşullarının
konut talebi üzerindeki belirleyici etkisini koruduğunu göstermiştir.
KONUT PİYASASINDA FİNANSMAN BASKISI SÜRÜYOR: Konut satışlarının finansman yapısı
incelendiğinde, ipotekli satışlar Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre %72,1
artarak 25 bin 993 adet olurken, diğer satışlar %7,1 artışla 103 bin 986 adet
olarak gerçekleşmiştir. Toplam satışlar içerisinde ipotekli satışların payı
%20,0, diğer satışların payı ise %80,0 olmuştur. Haziran ayında ipotekli satışlarda
belirgin bir canlanma yaşansa da bu artış, önceki aylarda oldukça düşük seviyelerde
seyreden kredi kullanımının ardından gerçekleşmiştir. İpotekli satışların
toplam satışlar içerisindeki payının hâlen beşte bir düzeyinde kalması, finansman
koşullarında kalıcı bir normalleşmeden ziyade sınırlı bir toparlanmaya
işaret etmektedir. Konut kredisi maliyetleri, satın alma kararları üzerindeki
belirleyici etkisini sürdürmüştür.
YAPI RUHSATLARINDAKİ ARTIŞ YENİ YATIRIMLAR İÇİN OLUMLU SİNYAL VERİYOR: 2026 yılının
ilk çeyreğinde yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinde kaydedilen artış,
sektörün üretim kapasitesini koruduğunu ve önümüzdeki dönemde yeni projelerin
devreye alınabileceğini göstermiştir.
YURT DIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİNDE JEOPOLİTİK BELİRSİZLİKLER ETKİLİ OLUYOR:
Ocak-Haziran 2026 dönemi itibarıyla Türk inşaat sektörü tarafından yurt dışında
2,7 milyar ABD Doları tutarında 57 proje üstlenilmiştir. Böylece sektörün 1972
yılında Libya ile yurt dışı pazara açılmasından bu yana ulaştığı uluslararası proje
portföyü büyüklüğü üstlenilen 12.931 projeyle toplam 566,1 milyar ABD Doları
olmuştur. Yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinin 2026 yılının ilk yarısındaki
performansı, savaşlar ve küresel jeopolitik gerilimlerin de etkisiyle zayıf seyrini
sürdürmüştür.
İNŞAAT ZİRVESİ TÜRKİYE 2026 SEKTÖRÜN GELECEK VİZYONUNU ORTAYA KOYDU:
Raporda, Türkiye Müteahhitler Birliği tarafından T.C. Ticaret Bakanlığı'nın destekleriyle
düzenlenen İnşaat Zirvesi Türkiye (Construction Summit Türkiye-CST) 2026'nın,
Türk inşaat ve yapı malzemeleri sektörlerinin küresel rekabet gücünü artırmaya
yönelik en kapsamlı uluslararası platformlardan biri olduğu belirtildi.
Küresel ölçekte yaşanan teknolojik dönüşüm, sürdürülebilirlik odaklı yeni düzenlemeler,
değişen finansman modelleri ve jeopolitik gelişmelerin sektör üzerindeki
etkilerinin ele alındığı Zirve'nin, kamu, özel sektör, uluslararası kuruluşlar
ve finans çevrelerini ortak bir platformda buluşturduğu kaydedildi.
Yaklaşık 1.400 sektör temsilcisinin katıldığı Zirve'de uluslararası pazarda faaliyet
gösteren 81 firmanın stant açtığı ve iki gün boyunca 350'nin üzerinde ikili
iş görüşmesi gerçekleştirildiği belirtilen raporda, Birleşik Krallık, Güney Kore,
Finlandiya, Almanya, İsveç, Japonya, Fransa ve Çin başta olmak üzere çok sayıda
ülkeden kamu ve özel sektör temsilcisinin etkinlikte yer aldığı ifade edildi.
Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren'in değerlendirmelerine de yer
verilen raporda, küresel rekabet ortamında mühendislik ve uygulama kapasitesinin
yanı sıra dijitalleşme, sürdürülebilirlik, yapay zekâ ve uluslararası iş birliklerinin
sektörün geleceğini belirleyen temel unsurlar haline geldiği ifade edildi.
Mevcut küresel koşullar dikkate alındığında, İnşaat Zirvesi Türkiye 2026'nın
yalnızca bir sektör buluşması değil, aynı zamanda Türk inşaat ve yapı malzemeleri
sektörlerinin gelecek vizyonunu ortaya koyan stratejik bir platform niteliği
taşıdığı değerlendirildi.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -