Trendyol Grubu CEO'su İnan Yapay zekâ e-ticarette bariyerleri kaldırıyor
Uluslararası Ekonomi Zirvesi'nin (UEZ 2026) ikinci gününde konuşan Trendyol Grubu
CEO'su Erdem İnan, yapay zekanın e-ticarete etkisine değinerek, Müşterilerden
gelen sorulara anlık yanıt verebilen, farklı coğrafyalara uygun içerik üretebilen
bir yapı kurduk. Videoları ve görselleri farklı pazarlara göre yeniden kurgulayabiliyoruz.
Bu da kitlesel ölçekte kişiselleştirme imkânı sağlıyor. dedi.
2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen
Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15'inci kez Türkiye ve dünyanın
saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor.
Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası
temasıyla düzenlenen zirvenin ikinci günü de yoğun katılımla gerçekleşti.
Ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu'nun üstlendiği zirvenin ikinci gününün ikinci
paneli Teknoloji Çağında Yeni Tüketici ve Trendler başlığıyla düzenlendi.
Trendyol'un sponsorluğunda yapılan panelin moderatörlüğünü Simon-Kucher Global Ortağı
& Türkiye Ofisi Yönetici Ortağı Cem Balıkçıoğlu üstlendi.
Trendyol Grubu CEO'su Erdem İnan, panelde yaptığı İnan, panelde küresel operasyonlarında
yapay zekâ ve ileri veri teknolojilerinin belirleyici rol oynadığını vurguladı.
Trendyol'un bugün itibarıyla 35 ülkeye günlük 200 binden fazla ürün gönderdiğini
belirten İnan, bu ölçeğin arkasında güçlü bir teknoloji altyapısının
bulunduğunu ifade etti.
Yapay zekânın e-ticarette birçok bariyeri ortadan kaldıran kritik bir kaldıraç olduğunu
ve geliştirilen dil modellerinin yalnızca ürün çevirisiyle sınırlı kalmadığını
belirterek, Müşterilerden gelen sorulara anlık yanıt verebilen, farklı
coğrafyalara uygun içerik üretebilen bir yapı kurduk. Videoları ve görselleri
farklı pazarlara göre yeniden kurgulayabiliyoruz. Bu da kitlesel ölçekte kişiselleştirme
imkânı sağlıyor. ifadelerini kullandı.
Lojistik tarafında da yapay zekanın kritik rol oynadığını vurgulayan İnan, 40 milyon
ürünü 35 ülkeye kara, deniz ve hava yolu olmak üzere üç farklı modelle ulaştırıyoruz.
Müşterinin zaman ve fiyat hassasiyetine göre en doğru lojistik çözümü
anlık olarak optimize edebiliyoruz. diye konuştu.
İç süreçlerde başlatılan yapay zekâ dönüşümünün satıcı tarafına da yansıtıldığını
belirten İnan, Satıcılarımızın haftalık 50-60 saatlik operasyon yükünü azaltmak
için yapay zekâ destekli agent iş akışları geliştirdik. Bugün 20 binden fazla
satıcı bu sistemi aktif kullanıyor. Yaklaşık yüzde 35'e varan zaman tasarrufu
sağladıklarını ve satışlarını artırabildiklerini gözlemliyoruz. dedi.
Modern, organize ve dijitalleşmiş bir bakkalız
Migros Genel Müdürü Mustafa Murat Bartın ise perakendenin özüne vurgu yaparak, şirketin
dönüşümünü veri ve teknoloji ekseninde ele aldı.
Perakendeciliğin temelinin değişmediğini belirten Bartın, Biz hâlâ peynir, domates,
ekmek ve deterjan satan bir şirketiz. Aslında bir bakkalız. Ancak modern,
organize ve dijitalleşmiş bir bakkalız. ifadelerini kullandı.
Migros'un dijitalleşme yolculuğunun erken başladığını hatırlatan Bartın, 1997 yılında
Migros Sanal Market'i hayata geçirdik. Bu, dünyada fiziksel perakendenin
başlattığı ilk dijital market uygulamalarından biriydi. dedi.
Bugün gelinen noktada odağın ekosistem kurmaya kaydığını belirten Bartın, Migros'un
servis modeli bankacılığı lisansı alan ilk fiziksel perakendeci olduğuna dikkat
çekerek, Çok yakında bu alandaki uygulamalarımızı da devreye alacağız. dedi.
Tüm bu dönüşümün temelinde verinin bulunduğunu vurgulayan Bartın, 1997'de sadakat
programı kurmasaydık ve o veriyi doğru şekilde işlemeseydik bugün geldiğimiz
nokta mümkün olmazdı. ifadelerini kullandı.
Tüketici promosyondan vazgeçmiyor
Unilever Türkiye Ülke Başkanı Ali Fuat Orhanoğlu, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
En çok kullanılan kavramlardan yapay zeka var. İkinci önemli olan kelime ise dayanıklılık.
Bu bize yapışmış bir kavram gibi diyebiliriz. Türk tüketicisi dayanıklılık
ve adaptasyon kabiliyeti ile alışverişe yön verebiliyor. En rasyonel ve
doğru kararı veriyor genel olarak. Bu refleksi gösteriyoruz alışveriş yaparken.
Şu anda faizlerin biraz daha yüksek seyretmesi, enflasyonun düşüş trendinde olması
nedeniyle alışveriş sıklığı arttı, sepet tutarı biraz düştü. Stok yapmayı
azaltıyor. Ama bununla beraber promosyon duyarlılığı çok arttı. Eskiden promosyon
aramak için mağaza değiştirerek alanların oranı yüzde 21'ken şimdi yüzde 42'ye
çıktı. Türk insanında bu refleks devam edecektir. Biz de kendimizi buna adapte
etmeye çalışıyoruz. Dijital ortamda nasıl talep yaratıp var olacağız, buna
bakıyoruz. Bunları yapan şirketler kazanıyor.
Demografik yapı tüketici profilini değiştiriyor
Ipsos Türkiye CEO'su Sidar Gedik, dünyada demografik bir değişim yaşandığını ifade
etti. Bunun çok önemli ve konuşmaya değer bir konu olduğunu anlatan Gedik, sözlerine
şöyle devam etti:
Oyunun kurallarını etkileyen bir değişimden söz ediyoruz. Bunun arkasındaki en
önemli unsur da dünya nüfusu hızla yaşlanıyor. BM'nin 2030 öngörüsü dünyadaki her
6 kişiden biri 60 yaşının üzerinde olacak. Türkiye'ye baktığımız zaman şu an
65 yaş üstü nüfusunun oranı yüzde 15'i geçmiş durumda. DSÖ'nün yüzde 10 sınırının
üzerinde bir oran. Bu yaşlanma aynı zamanda hane yapısının değişimini de beraberinde
getiriyor. Şu anda Türkiye'de 5,5 milyon kişi tek başına yaşıyor. Tüm
bunlar tüketicinin nasıl değiştiğini ortaya koyuyor. Demografi sadece yaştan da
ibaret değil. Göç de bunda etkili. Dünyada yaklaşık 300 milyon kişi göçmen statüsünde.
Savaşlar etkili bunda ancak göçün esas motivasyonu ekonomi. Göç, önümüzdeki
dönemde talep edilen bir durum olacak. Finansal sürdürülebilirlik açısından
Avrupa'da bir risk var. Ya çalışma yaşını daha da uzatacaklar, zaten uzun,
ya çocuk yapmayı daha fazla teşvik edecekler, ya da göçmen kabul edecekler. Önümüzdeki
on yıllarda güney yarım küreden kuzeye göç edeceğini göreceğiz. Tüketici
profillerine daha yaşlı, daha yalnız, o ülkede doğmamış bir insan olduğunu hesaba
katarak bakmamız lazım.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -