TÜGİS YKB Sidar Gıda israfında yüzde 10'luk azalma 50 milyar TL tasarruf sağlar
TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında
değerlendirmelerde bulundu. Global verilere göre dünyada 343 milyon insan
yeterli gıdaya erişimde güçlük çekerken her gün 25 bin çocuk açlık ve yetersiz
beslenme nedeniyle hayatını kaybediyor diyen Sidar, buna karşılık her yıl
1,5 milyar ton gıdanın israf edilmesinin insanlığın karşı karşıya olduğu en çarpıcı
çelişkilerden biri olduğunu belirtti.
Sidar Türkiye'nin global ölçekte kabul gören Sıfır Atık Projesi ve Antalya'da
gerçekleşecek olan COP31 organizasyonunun, atık yönetimi ve çevre bilinci kapsamında
önemli birer eşik olduğunun da altını çizdi.
Dünyada gıdaya erişim sorunu derinleşiyor. Kullanılabilir durumdaki ürünlerin zincirin
farklı halkalarında kayba uğraması konuyu hem ekonomik hem insani açıdan
daha kritik hale getiriyor. Uluslararası Sıfır Atık Günü'nde konuşan TÜGİS (Türkiye
Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, sorunun
daha güçlü bir ortak sorumluluk anlayışıyla ele alınması gerektiğini vurguladı.
Bu yıl Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen gıda israfı temasının
önemine vurgu yapan Sidar, israfın yalnızca tüketim alışkanlıklarıyla sınırlı
olmadığını ifade ederek toplumsal refahtan kaynak verimliliğine kadar uzanan geniş
etki alanına dikkat çekti.
343 milyon insan yeterli gıdaya ulaşamıyor
Değerlendirmesinde gıda israfının yalnızca çöpe giden ürünle sınırlı bir kayıp olarak
okunamayacağına dikkat çeken Kaan Sidar, Birleşmiş Milletler verilerine
göre dünyada 343 milyon insan yeterli gıdaya erişimde güçlük çekerken her gün 25
bin çocuk açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybediyor. Buna karşılık
her yıl 1,5 milyar ton gıdanın israf edilmesi, insanlığın karşı karşıya olduğu
en çarpıcı çelişkilerden birini gözler önüne seriyor dedi.
Türkiye'de ise her yıl 8,7 milyon tondan fazla gıdanın israf edildiğini söyleyen
Sidar, Bu durum üretimden lojistiğe, perakendeden toplu tüketime kadar bütün
zincirin daha dikkatli yönetilmesi gerektiğini gösteriyor. Üstelik israf edilen
her gıda, doğal kaynaklar üzerinde de ek bir baskı oluşturuyor. Örneğin bir kilogram
domatesin çöpe gitmesi, üretim sürecinde kullanılan yaklaşık 50 litre suyun
da boşa harcanması anlamına geliyor. Bu nedenle gıda israfıyla mücadele, çevresel
duyarlılığın yanı sıra ekonomik sorumluluğun ve gıda güvencesini koruma
iradesinin de bir parçası olmalıdır ifadelerini kullandı.
En büyük israf hanelerde!
Ülkemizde yapılan araştırma verilerine baktığımızda da, israfın yüzde 10 oranında
azaltılmasının 50 milyar TL'lik tasarruf potansiyeli yarattığını görüyoruz.
Bu tutar 1,8 milyon ailenin 1 yıllık asgari geçim düzeyine tekabül ediyor diyen
Sidar, israfla mücadelenin günlük uygulamalarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Sidar açıklamalarında şöyle konuştu:
Gıda israfının %60'ı hanelerde, %28'i hizmet sektöründe, %12'si ise perakende
sektöründe ortaya çıkıyor. Bu nedenle israfı azaltacak adımların da hayatın her
aşamasına yayılması gerekiyor. Planlı alışverişten doğru saklama yöntemlerine,
porsiyon kontrolünden toplu tüketim alanlarında ihtiyaç odaklı sunuma kadar atılacak
her adım, hem israfı azaltıyor hem de kaynak kullanımında verimliliği artırıyor
Zincirin her halkasında bilinç ve eğitim şart
Sidar, fabrikalardan küçük esnafa ve KOBİ'lere kadar zincirin her halkasında da
eğitim ihtiyacı bulunduğuna dikkat çekti. Özellikle soğuk zincirin korunması, ürünlerin
doğru sıcaklıkta saklanması ve muhafaza koşullarına ilişkin bilinç düzeyinin
yükseltilmesiyle gıda kaybının önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti.
Ülkemizin Sıfır Atık vizyonu sektörel dönüşümü destekliyor
TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, gıda israfını azaltmaya dönük sonuç veren
örneklerde kamu politikalarının teşvik edici bir işlev üstlendiğini de dile
getirdi. Sidar, Türkiye'de Sayın Emine Erdoğan'ın himayelerinde yürütülen ve uluslararası
ölçekte örnek gösterilen Sıfır Atık Projesi, sürdürülebilirlik alanında
güçlü bir farkındalık ve dönüşüm zemini oluşturmuştur. Bu vizyonun devamı
niteliğinde, Türkiye'nin ev sahipliği yapmaya hazırlandığı COP31 süreci de çevre
politikaları açısından önemli bir eşik olacak. TÜGİS olarak, gıda sektöründe
sürdürülebilir üretim ve tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşması adına devletimizin
ortaya koyduğu bu güçlü duruşun destekçisi olmaya devam ediyor, sıfır atık yaklaşımını
sektörümüzün tüm paydaşlarıyla birlikte daha ileriye taşımayı hedefliyoruz dedi.
İsraf karşıtı politikalarda Fransa başı çekiyor
İsrafla mücadelede Avrupa'da örnek uygulamalara imza atan Fransa, özellikle 2016
tarihli Garot Yasası gibi dönüm noktası niteliğindeki mevzuatlarla öne çıkıyor.
Bu yasa, 400 metrekareden büyük süpermarketlerin satılmayan yenilebilir gıdaları
imha etmesini yasaklayarak hayır kurumlarına bağışlanmasını zorunlu kılıyor.
Uygulamalar arasında zorunlu biyolojik atık ayrıştırma, çiftliklere teşvik edici
bağışlar ve restoranlarda artık yemek poşetleri uygulamasının teşvik edilmesi
yer alıyor.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -