Ekonomi

TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya Güçlü turizm ekonomisi güçlü seyahat acentalarıyla olur

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya,
5. Bursa Turizm Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, Türk turizminin geleceğinde
yerel değerlerin ve seyahat acentalarının belirleyici rol oynayacağını
vurguladı. Bağlıkaya Seyahat acentası, yerel potansiyel ile turizm ekonomisi
arasındaki köprüdür. Güçlü seyahat acentaları olmadan güçlü bir yerel turizm
ekonomisi oluşturmak mümkün değildir dedi.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO)
iş birliğinde düzenlenen 5. Bursa Turizm Zirvesi, Merinos Atatürk Kongre ve
Kültür Merkezi'nde başladı. Yerel Turizm Kalkınması temasıyla gerçekleştirilen
zirve, turizm sektörü ile kamu ve yerel yönetim temsilcilerini bir araya getirdi.

Organizasyonun açılışında konuşan Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu, Bursa'nın
nüfus potansiyeline dikkat çektiği konuşmasında böyle büyük nüfusa sahip bir kentin
yaşaması için sanayi, tarım ve turizm sektörlerinin dengeli şekilde olması
gerektiğinin altını çizdi.

Açılışta konuşan TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya ise küresel turizm
rekabetinden yerel kalkınmaya, Bursa'nın turizm potansiyelinden seyahat acentalarının
sektördeki rolüne kadar önemli değerlendirmelerde bulundu.

BAĞLIKAYA: TURİZMDE REKABET GİDEREK KESKİNLEŞİYOR
Türkiye'nin turizmde zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Bağlıkaya, son açıklanan
Orta Vadeli Program'da 2026 yıl sonuna ilişkin turizm geliri beklentisinin
aşağı yönlü revize edildiğine dikkat çekti. Buna karşın turizmin Türkiye'nin ekonomik
hedeflerine ulaşmasında en kritik sektörlerden biri olmaya devam ettiğini
vurgulayan Bağlıkaya, küresel ölçekte rekabetin de giderek sertleştiğini söyledi.

Turistlerin seyahat tercihlerinin değiştiğine işaret eden Bağlıkaya, şu değerlendirmede
bulundu:
Böylesi bir ortamda rekabette öne çıkmanın yolu, yerel değerlerimizi turizm deneyimine
dönüştürmekten geçiyor. Günümüzde turiste artık yalnızca bir yerde konaklamak
ya da birkaç önemli noktayı görmek yetmiyor. Gittiği destinasyonun kültürünü
tanımak, hikâyesini öğrenmek ve o yöreye özgü deneyimleri yaşamak istiyor.

Türkiye'nin uzun yıllardır başarılı olduğu deniz-kum-güneş turizminin yeni ürünlerle
desteklenmesi gerektiğini belirten Bağlıkaya, deneyim ve kültür odaklı ürünlerin,
yeni cazibe merkezlerinin ve yeni destinasyonların turizme kazandırılmasının
artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini ifade etti.

TURİZM HAREKETTİR, BEREKETTİR, KAZANÇTIR
Yerel turizmin geliştirilmesinin yalnızca ziyaretçi sayısını artırmak anlamına gelmediğinin
altını çizen Bağlıkaya, turizmin yerel ekonomiler açısından taşıdığı
öneme dikkat çekti.

Firuz Bağlıkaya, Turizm harekettir, turizm berekettir, turizm kazançtır. Bir bölgede
turizmin gerçek anlamda kalkınmaya dönüşmesi, o coğrafyada istihdam yaratan,
yatırım yapan, vergi ödeyen, risk alan ve kazandığını yine o ekonomik sistem
içerisinde değerlendiren yerel aktörlerin güçlü olmasıyla mümkündür dedi.

Destinasyonlarda asıl hedefin turistin kalış süresini ve harcamasını artırmak olması
gerektiğini vurgulayan Bağlıkaya, bunun yolunun da turistik cazibe merkezlerini,
programları ve turistin destinasyonda kalma sebeplerini çoğaltmaktan geçtiğini
kaydetti.

SEYAHAT ACENTASININ İÇİNDE OLMADIĞI TURİZM FAALİYETİ BAŞARIYA ULAŞAMAZ
Konuşmasında seyahat acentalarının turizm ekonomisindeki rolüne özel vurgu yapan
Bağlıkaya, turizmin esas olarak güçlü bir organizasyon ve pazarlama faaliyeti
olduğunu belirtti.

Bir destinasyonu turistin gündemine taşıyan, seyahat etme isteği oluşturan ve kültürel-tarihi
değerleri satın alınabilir turizm ürünlerine dönüştüren yapının seyahat
acentaları ve tur operatörleri olduğunun altınız çizen Bağlıkaya, şöyle
konuştu:
Ne yatırım yaparsak yapalım, turizmde istenilen başarıya seyahat acentası olmadan
ulaşamayız. Seyahat acentasının içinde olmadığı turizm faaliyeti sonuç vermez,
başarıya ulaşamaz. Turizmin asli unsuru, turisti bulup getiren seyahat acentalarıdır.
Artık yatırımın pazarlama ve satış ayağını da güçlendirmek zorundayız.

Seyahat acentalarının yalnızca kendi meslek grupları açısından değil, destinasyondaki
tüm turizm ekonomisi açısından kritik öneme sahip olduğunu belirten Bağlıkaya,
Seyahat acentası, yerel potansiyel ile turizm ekonomisi arasındaki köprüdür.
Güçlü seyahat acentaları olmadan güçlü bir yerel turizm ekonomisi oluşturmak
mümkün değildir ifadelerini kullandı. Bağlıkaya, seyahat acentalarının güçlenmesinin
otellerden turist rehberlerine, restoranlardan taşımacılara, esnaftan
yerel üreticiye kadar geniş bir ekonomik ekosisteme katkı sağlayacağını dile getirdi.

BURSA TURİZM PASTASINDAN ÇOK DAHA BÜYÜK PAY ALMAYI HAK EDİYOR
Bursa'nın turizm potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bağlıkaya,
kentin sahip olduğu zenginliğin çok farklı turizm türlerinde ürüne dönüştürülebilecek
nitelikte olduğunu söyledi.

Bursa sıradan bir turizm şehri değil diyen Bağlıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
Osmanlı'nın kuruluş mirasıyla, hanlarıyla, çarşılarıyla, külliyeleriyle, tarihi
dokusuyla, Uludağ'ıyla, İznik'iyle, termal kaynaklarıyla, gastronomisiyle ve sağlık
turizmiyle Bursa, turizmin çok farklı alanlarında söz söyleyebilecek büyük
bir zenginliğe sahip. Bursa turizm pastasından çok daha büyük bir pay almayı
hak ediyor. Bursa, geçilen değil, kalınan, varılan bir destinasyon olmalı. Bunu
başarabiliriz.

Bağlıkaya, bu hedefe ulaşmak için Bursa'nın turizm değerlerinin yeni rotalara, paket
turlara ve pazarlanabilir turizm ürünlerine dönüştürülmesi gerektiğine işaret
ederek, bu süreçte seyahat acentalarının daha güçlü biçimde devreye alınmasının
önemini vurguladı.

HEDEFİMİZ TURİZMİ 81 İLE VE 12 AYA YAYMAK
TÜRSAB'ın Türkiye'nin turizm potansiyelini ülke geneline yaymak amacıyla uzun yıllardır
çalışmalar yürüttüğünü belirten Bağlıkaya, Turizm Yüzyılı Projesi kapsamında
turizmin belirli merkezlerde yoğunlaşması yerine, Türkiye'nin dört bir yanındaki
değerlerin katma değerli turizm ürünlerine dönüştürülmesini hedeflediklerini
söyledi.

Bağlıkaya, Turizmin 81 ile ve 12 aya yayılması için çalışıyoruz. Bursa'nın turizmdeki
geleceğini de Türkiye turizminin geleceğini de özgün değerlerimizi koruyarak,
yerel girişimcimizi güçlendirerek ve bu değerleri dünyaya taşıyacak seyahat
acentalarımızın önünü açarak inşa edebiliriz dedi.

Bursa Turizm Zirvesi'nin bu anlayışın güçlenmesine katkı sağlamasını temenni eden
Bağlıkaya, Bursa'nın sahip olduğu turizm potansiyelinin yeni ürünlere ve yeni
başarılara dönüşmesi gerektiğini vurguladı.

BAĞLAKAYA: TATİL ANAYASAL HAKTIR
Açılış konuşmalarının ardından Gazeteci Gaffar Yakınca'nın moderatörlüğünde gerçekleştirilen
Yerel Turizm Kalkınması panelinde TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı
Firuz Bağlıkaya, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay ile Türkiye
Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Oya Narin görüş ve değerlendirmelerini
paylaştı.

Panelde, yerel turizmin geliştirilmesi, destinasyonların sahip olduğu doğal, tarihî
ve kültürel değerlerin etkin biçimde tanıtılması, turizm potansiyelinin sürdürülebilir
bir anlayışla harekete geçirilmesi ve turizmin bölgesel kalkınmaya
sağladığı katkının artırılması ele alındı. Yerel değerlerin turizm ürünlerine dönüştürülerek
ziyaretçilerle buluşturulmasında seyahat acentalarının üstlendiği
kritik role dikkat çekilirken, güçlü seyahat acentalarının yerel potansiyel ile
turizm ekonomisi arasında önemli bir köprü olduğu vurgulandı.
TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, seyahat acentaları ve konaklama sektörünün aynı
amaç etrafında topladığını turizmin gelişimi için birlikte çalıştıklarını belirtti.
TÜRSAB Başkanı, Türkiye'de özellikle iç turizm hareketlerinin gelişimi için
önemli adımlar atılması gerektiğinin altını çizdi ve tatilin Anayasal hak olduğunu
vurguladı.

İBRAHİM BURKAY: KONGRELER ŞEHRİN SOSYAL YAPISINI HAREKETLENDİRİYOR
Bursa Sanayi ve Ticaret Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise zirvede
yaptığı konuşmada bir kentin kalkınmasını sağlayan üç temel dinamiğin tarihi
kültürel miras, coğrafi güzellik ve bunları doğru okuyan yerel düzeydeki kabiliyetli
insanlar olduğunu dile getirdi.

BTSO olarak Bursa turizmi açısından fuar ve kongrelerin önemine dikkat çekerek,
Bugün de açılışını yapacağımız Junior Show Fuarı'nı merkeze aldığımızda 2 bine
yakın yurt dışından ziyaretçimiz söz konusu. Bunlar harcama kapasitesi normal
turist potansiyelinin çok üzerinde olan bir kitlenin fuar ve kongre alternatifleri
neticesi bu şehre gelmesi, bu şehrin bütün sosyal yapısını, hizmet sektörünü
hareketlendirecektir değerlendirmesinde bulundu.

HASAN EKER: BURSA TURİZM, TARIM VE SANAYİ EKSENİNDE OLMALI
TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve BTSO Turizm Konsey Başkanı Hasan Eker
de 5'incisini düzenledikleri zirvenin önceki yıllarda çıktılarını alıp turizmde
gelişim için hedeflenen adımların atılıp atılmadığını ölçtüklerini söyledi.

Eker, Bursa'nın turizm, tarım ve sanayi ekseninde gelişmesi gerektiğinin altını
çizerek, Biz bu üçünde de olmalıyız. Bunlardan sadece biri olmaz. Sanayi, turizmi
destekler, tarımı bırakamayız. Dolayısıyla bizim bir karar vermemiz gerekiyor.
Ana hedefi belirleyip herkesin o hedefe yürümesinde fayda var dedi.


-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -