Vodafone raporuna göre siber suçların finansal etkisinin önümüzdeki yıllarda %50 artması bekleniyor
Vodafone Business tarafından küresel ölçekte hazırlanan Yükselen Tehdit Dalgası:
Yapay Zekâ Çağında İşletmeler İçin Siber Güvenlik Rehberi'ne göre siber suçların
finansal etkisinin önümüzdeki üç yılda yüzde 50 artması bekleniyor. Rapora
göre KOBİ'lerin yüzde 69'u yapay zekâyı güvenli kullanmak için gerekli önlemlere
sahip değilken, işletmelerin yüzde 94'ü gelişmiş siber tehditler karşısında kendisini
hazırlıksız hissediyor.
Yapay zekâ, işletmelere verimlilik, hız ve rekabet avantajı sağlarken siber tehditlerin
ölçeğini ve etkisini de yeniden şekillendiriyor. Vodafone Business tarafından
küresel ölçekte hazırlanan Yükselen Tehdit Dalgası: Yapay Zekâ Çağında
İşletmeler İçin Siber Güvenlik Rehberi, yapay zekâ destekli siber saldırıların
giderek yaygınlaştığına ve özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için yeni
risk alanları oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Rapora göre, siber suçların finansal etkisinin önümüzdeki üç yılda, dünya çapında
yüzde 50 oranında artması bekleniyor. KOBİ'lerin yüzde 49'u siber güvenliği ilk
beş önceliği arasında gösterirken yüzde 69'u yapay zekâ teknolojilerini güvenli
şekilde kullanıma sunmak için gerekli güvenlik önlemlerine sahip olmadığını
belirtiyor. Öte yandan işletmelerin yüzde 94'ü gelişmiş siber tehditler karşısında
kendisini hazırlıksız hissediyor.
Yapay zekânın saldırganlar tarafından da etkin şekilde kullanılmaya başlanmasıyla
birlikte tehditlerin yalnızca sayısı değil karmaşıklığı da artıyor. Raporda,
siber saldırganların artık beş dakikadan kısa sürede birden fazla cihazı şifreleyebildiği
ve yapay zekâ destekli araçlarla çok daha hızlı, kişiselleştirilmiş
ve ikna edici saldırılar gerçekleştirebildiği belirtiliyor.
Siber güvenlik saldırısı yaşanmadan önce önlem alınmalı
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, rapora ilişkin
değerlendirmesinde şunları söyledi:
Yapay zekâ işletmelere önemli fırsatlar sunarken, siber suçluların da daha hızlı,
daha ölçeklenebilir ve daha ikna edici saldırılar geliştirmesine imkân tanıyor.
Bu nedenle siber güvenliği yalnızca bilgi teknolojileri ekiplerinin sorumluluğu
olarak görmek artık yeterli değil. Kurumların tüm çalışanlarıyla birlikte
güvenlik kültürünü benimsemesi gerekiyor. Özellikle KOBİ'ler açısından bakıldığında
artık hiçbir işletme hedef alınamayacak kadar küçük değil. Siber güvenlik,
tıpkı sağlık gibi, sorun ortaya çıktıktan sonra değil ortaya çıkmadan önce yönetilmesi
gereken bir alan.
Vodafone Business olarak, işletmelerin değişen tehdit ortamına karşı daha dayanıklı
hale gelmelerine destek oluyoruz. Ağ güvenliğinden e-posta güvenliğine, zafiyet
yönetiminden antivirüs, erişim yönetimi, risk analizine kadar uzanan geniş
çözüm portföyümüzle kurumların dijital varlıklarını korumalarına ve iş sürekliliklerini
güçlendirmelerine yardımcı oluyoruz.
Ayrıca siber güvenliğe verdiğimiz önem doğrultusunda, Ankara'da 7/24 çalışan bir
Siber Güvenlik Operasyon Merkezi kurduk. Müşterilerimize önce zafiyet taraması
yapıp danışmanlık veriyoruz, sonra sistemlerini profesyonel bir şekilde koruyoruz.
Raporda işletmelerin siber risklere karşı daha güçlü bir savunma oluşturabilmeleri
için çalışan farkındalığı eğitimlerine yatırım yapmaları, kimlik avı simülasyonları
gerçekleştirmeleri, çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) kullanmaları, sistemlerini
düzenli olarak güncellemeleri ve kritik verilerini düzenli olarak yedeklemeleri
öneriliyor. Ayrıca çalışanların yalnızca ihtiyaç duydukları verilere
erişebilmesi ve güvenlik sistemlerinin sürekli izlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
Kimlik avı artık yalnızca e-posta ile yapılmıyor
Rapora göre, kimlik avı saldırıları artık yalnızca e-posta üzerinden gerçekleştirilmiyor.
Sesli oltalama (vishing), SMS oltalama (smishing), QR kod dolandırıcılıkları
ve çok kanallı sosyal mühendislik yöntemleri siber suçlular tarafından
giderek daha fazla kullanılıyor.
2025 yılında tespit edilen kimlik avı saldırılarının yüzde 60'tan fazlasını sesli
oltalama saldırıları oluşturdu. Yapay zekâ destekli ses klonlama teknolojileri
sayesinde saldırganlar yöneticileri, iş ortaklarını veya güvenilir kurum temsilcilerini
taklit ederek çalışanları hassas bilgileri paylaşmaya ya da para transferi
yapmaya yönlendirebiliyor.
Fidye yazılımlarında hedef KOBİ'ler
Raporda dikkat çeken bir diğer bulgu ise fidye yazılımı saldırılarında hedef kitlenin
değişmesi oldu. Verilere göre, fidye yazılımı vakalarının yalnızca yüzde
2,6'sı çok büyük şirketleri hedef alırken, saldırıların yüzde 65'i 10 - 1000 arası
çalışanı bulunan işletmelerde gerçekleşiyor.
KOBİ'lerin yüzde 28'i ise tek bir fidye yazılımı saldırısı sonrasında gelir akışını
ve kritik operasyonlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Yapay
zekâ destekli saldırı araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte teknik bilgi seviyesi
sınırlı saldırganların bile karmaşık saldırılar düzenleyebildiğine dikkat çekilen
raporda, işletmelerin siber dayanıklılıklarını artırmak için proaktif güvenlik
yaklaşımlarını benimsemelerinin kritik önem taşıdığı vurgulanıyor.
-iDeal Haber Merkezi-
- twitter.com/iDealDataHaber // www.idealdata.com.tr -