Altında Beklenen Balinalar Geliyor mu?

Altında Beklenen Balinalar Geliyor mu?

Bir çoğumuzun savaş nedeniyle çok yükseleceğini zannettiği altın ve gümüş ne yazık ki savaşta beklenenin tam tersini yaptı. Çünkü dünya savaşın varlık fiyatlarına etkilerini hızlı analiz etti ve altını bir riskten korunma aracı olarak kullanmak yerine durumun makro etkilerinin daha güçlü olduğunu anladı, bu yüzden de altını sattı.
Aşağıdaki grafik bu düşüncemizin en güçlü ifadesi olarak düşünülebilir. Bu grafikte 10 yıllık reel getiriyi ve altın fiyatlarının son dönemdeki seyrini görüyorsunuz.

Grafik görseli 1

Bu grafiği daha fazla irdelemeden önce hatırlatmak istediğimiz bir piyasa davranışı var; piyasa fiyatlama yaparken bir varlığın fiyatını etkileyen faktörlerin hepsini eş zamanlı olarak hesaba katmayabilir. Sıklıkla önce daha göz önünde olanını, daha fazla konuşulanı fiyatlar, daha sonra diğer faktörleri fiyatlar.
Bu realiteyi hatırladıktan sonra grafiğe tekrar dönelim. Beyaz çizgi altın fiyatını, kırmızı çizgi ise enflasyona endeksli 10 yıllık tahvil getirisini, yani reel getiriyi gösteriyor. Anlaşılacağı üzere 30 Ocak’a kadar aslında her ikisi de dalgalanarak yükselmiş. Normal koşullarda getirin, hele reel getirinin yükseldiği yerde altın yükselmez. Ancak o dönemi hatırlarsanız; her sabah Çin’de gümüş fiyatı yükseldiği için COMEX gümüş de yükseliyordu ve altın da onu takip ediyordu. Tam bir ‘’piyasada her şey çok güzel, ta i güzel olmayana dek’’ durumuydu. Sonra birden işler değişti ve kıymetli metaller reel getirinin yükseldiğini hatırladı. Ocak sonunda fiyatlamadaki aşırılığın törpülenmesinin ardından altın fiyatları reel getiriye göre hareket etmeye başladı. Geçen haftalarda sizler için hazırladığımız youtube videolarında altının bundan sonra biraz daha makro dinamiklerle oynamaya başlayacağını ifade etmiştik. Geçen günler, geriye dönük baktığımızda ne kadar haklı olduğumuzu göstermiş oldu.
Bundan sonrasında da altın ve gümüşün bir makro pozisyon olmaya devam edeceğini değerlendiriyoruz. Ek olarak Dünya Altın Konseyi’nin 20 Mart itibarıyla olan verilerden derlediği rapora göre Şubat ayında merkez bankaları bir kez daha oyuna girmiş olabilirler. Raporda söylenene göre Şubat’ta Polonya Merkez Bankası 20 ton, Özbekistan Merkez Bankası 8 ton, Çek Cumhuriyeti Merkez Bankası 2 ton, Çin Merkez Bankası 2 ton, Kamboçya Merkez Bankası da 1 ton altın almışlar. Bu alımlarla Polonya MB’si son 12 ayın en büyük alımını yapmış oldu. Çek MB’si 36 ay üst üste altın alırken Çin 16 aydır, Özbekistan ise 5 aydır ara vermeden altın alıyor. Aşağıda Şubat ayında merkez bankalarının toplamdaki alım/satımlarını görebilirsiniz. Anlaşılacağı üzere son 3 aydır merkez bankaları altın satışlarını biraz artırmışlar ama buna karşılık Ocak ayındaki rölantiden sonra Şubat’ta yeniden gaza basmış gibi gözüküyorlar.

Grafik görseli 2

Son 2 yıllık altın alım/satımlarını görmek istersek de aşağıdaki grafiğe göz atmamız gerekiyor. En büyük 2.altın alıcısı olan Özbekistan Merkez Bankası Ocak ayında bir miktar satış yapmıştı. Ancak takip eden ayda yeniden alım yapmış. Oyundan çıktığını düşünmek için biraz erken.

Grafik görseli 3

Ama hep sözünü ettiğimiz balinaların tekrar oyuna girip girmediğini de teyit edemiyoruz. Çünkü merkez bankaları güçlü bir alıcıymış gibi davranırken vadeli kontratlarda ve etflerde bu coşkuyu henüz göremiyoruz. Ancak bunu normal karşılamak lazım, sonuçta bir makro trade’e döndüyse bir trende dönüşmesi zaman alacaktır ama görünen o ki altın ve gümüşte yön bir kez daha yukarı dönüyor.
Çünkü bir yavaşlayan ekonomilere karşılık yükselen enflasyon karşısında eğer Fed güçlü faiz artırımı yaparak süreci yönetmez ise, bu durumda enflasyon yüksek, faiz düşük kalacaktır. Bunun doğal sonucu düşük reel getiridir. Bu tür durumlarda sıklıkla para altına kayar çünkü yatırımcılar getiri arayışında olur ve tabir-i caizse sürü psikolojisi parayı altına iter. Bu anlamda altın için pozitif beklentimizi paylaşıyoruz. Ancak yukarıda bahsettiğimiz senaryonun ne oranda gerçekleşeceği altının performansı açısından önemli. Eğer Fed agresif artışlar yaparsa bu sefer faiz enflasyondan yüksek olacağı için reel getiri artar ve altın düşer. Yani altın yatırımcısı bir süreliğine oldukça ince bir çizgi üzerinde yürüyecek.
Daha kısa vadeli perspektifte ise altın önceki analizimizde paylaştığımız destek seviyesinden kalkarak $450 kadar yükseliş marjı kat etti. Şimdilerde ise 100 günlük hareketli ortalama etrafında işlem görüyor ve bir tarafa gidebilmek için yön bulmaya çalışıyor. Bu hafta ekonomik takvimde enflasyon ön plana çıkıyor. Yukarıda da bahsettiğimiz üzere, enflasyon verisi altın için hayati önem taşıyan bir veri ve bahsettiğimiz kırılımın oluşmasını sağlayabilir. Beklenti anketleri yükselişe işaret ediyor. Eğer beklendiği gibi yüksek enflasyon gelirse ilk etapta piyasa altını satacaktır. Fed toplantısına kadar tahvil faizi ile birlikte ama ters yönde oynama eğiliminde olacaktır. Böyle bir senaryoda kolaylıklar 4320 bölgesindeki dip çalışmasına kadar kayabilir. Olumlu senaryoda ise boğalar için olabilecek en iyi fiyatlama mavi ile işaretli boyalı bölgenin üzerinde günlük kapanış yapılmasıdır.

Grafik görseli 4

Gümüş de tıpkı altın gibi, tanımlı teknik destek seviyesinden yükseldi. Bunu 2025’in güçlü trendi gibi bir trendin başlangıcı olarak algılamak bu aşamada hata olabilir. Bu nedenle daha çok geniş bir işlem aralığında iyi yerden girilmiş bir pozisyon olarak düşünmek gerekir. İyi senaryoda bu gün $72.5 bölgesinde gezinen fiyatın birkaç hafta içinde $92.20 bölgesine kadar yükselmesi beklenebilir. Olumsuz senaryo ise fiyatları yeniden $64 bölgesinde gördüğümüz zaman realize olmuş demektir.

Grafik görseli 5
Görüntülü Görüşme
× Kolayca Görüntülü Hesap Açın Telefon Görseli