Kudretini Kaybeden Metaller
Savaşın İlk Etkileri ve Sonrası
Dün sabah hepimiz yurt dışı varlıkların hemen hemen hepsinde boşluklu açılışlara uyandık. Altın, gümüş, petrol, doğal gaz, buğday, tahvil vadelileri yukarı doğru boşluklarla açılırken endeks vadelileri ve pariteler aşağı doğru boşluklarla açıldılar.
Gün içinde, henüz savaşın süresi ve sonuçta gerek coğrafyanın gerekse İran'ın iç yönetiminin nasıl şekilleneceğinin belli olmamasına rağmen, en azından hadisenin bölgesel kalacağı kanısı hâkim olmaya başlayınca kıymetlerin birçoğu sabah saatlerindeki hareketlerini ters yönde geri çekilmelere bıraktı. Bu sabah ise yine endişe duvarının yükselmeye başladığını ve fiyatlamaların risk senaryolarına döndüğünü görüyoruz. Şimdi bu hareketlerin bazılarını inceleyelim ve bakalım; sonrası için ışık tutuyor mu?
Kudretini Kaybeden Metaller
İlk olarak altın ve gümüşe bakalım. Burada ilk olarak bakacağımız gösterge dünkü yükselişte altın gerçek bir hacimle mi yükseldi? FX işlemlerinde bazı platformlarda gösterilen hacimler tartışmaya açık olabilir, bu nedenle gerçek bir gösterge olan ve hem kurumsal hem de profesyonel yatırımcıların işlem yaptığı piyasa olan vadeli kontratlardaki hacme bakalım. Aşağıdaki grafikte orta panelde gösterilen histogramda her kontratta oluşan hacimleri görebilirsiniz. Anlaşılacağı üzere dün, dünya tarihi için son derece önemli bir risk hadisesine rağmen altındaki işlemlerin normalin dışında bir hacimle gerçekleşmediğini görüyoruz.
Aynı bağlamda gümüş kontratına baktığımızda daha da ilginç bir durumla karşılaşıyoruz. Gümüşte Cuma kapanışına göre aslında %3.5 yukarı, sonra da %10'a varan aşağı yönlü hareket günlük %13.5'luk büyük bir hareket gördük. Bu yüksek harekete rağmen grafiklerde görülen hacim aşağıda da gözlemlenebileceği üzere son derece düşük oldu. Bu da bize işin en başından, piyasayı sürükleyen ve balina tabir edilen büyük spekülatörlerin bu risk oyununa girmediklerini düşündürüyor.
Olan biten hareketler daha çok küçük yatırımcıların ve günlük işlemcilerin alım/satımlarıyla gerçekleşen piyasa hareketi gibi gözüküyor; %10'luk düşüş biraz aşırıydı.
İki kıymetli metalde olan bitenin yönsel ve büyük montanlı yatırımlarla gerçeklemediğinin bir başka göstergesi ise opsiyon piyasasında gizli. Aşağıda gördüğünüz 3 boyutlu yüzey grafiği, opsiyon volatilitesini vadeye ve deltaya göre gösteriyor. Bize yakın yeşil kısım yakın vadeleri, kızarmış kısım uzak vadeleri gösteriyor. Temelde bu görselin anlattığı hikâye şu; altında opsiyon piyasası yakın vadede herhangi bir tarafa doğru eğilim göstermemiş durumda çünkü en yakınımızdaki 10 delta Put ile 10 delta Call arasındaki çizginin iki ucu neredeyse eşit seviyede. Yani alım ve satım opsiyonlarının volatilitesi eşit ve piyasa birini diğerinin üzerinde fiyatlamıyor. Oysa daha uzak vadelerde alım opsiyonlarının bulunduğu taraf kızarmış. Çünkü piyasa bu opsiyonlara daha fazla talep gösterdiği için volatilite oldukça yüksek. Aynı vadelerde satım opsiyonlarının volatilitesi ise düşük, çünkü oraya talep yok. Burada özel bir dip not da düşelim; şu anki duruma göre opsiyon piyasası aslında Ocak 2027'den önce bir yükseliş fiyatlamıyor. Bu durum değişkenlik gösterebilir, veri akışı ve jeopolitik gelişmeler ileride farklı bir resim sunabilir ancak bugün piyasa fiyatlaması bu şekilde gerçekleşti.
Aynı mantıkla gümüş opsiyonlarına bakalım. Aşağıda görüleceği üzere gümüşte durum biraz daha farklı, ama bir yönden de aynı. Önce benzer kısma bakalım; yine yakın vadelere yani yeşil kenarlara bakarsak hem alım hem de satım opsiyonlarında aslında volatilitenin şişmediğini ama alım tarafında oynaklığın biraz daha yüksek olduğunu göreceğiz. Bu da demek oluyor ki bir miktar alış eğilimi var. Ancak uzun vadelere gittikçe iş biraz anormalleşiyor ve 3D görünüm normalde olmaması gerektiği kadar parça parça oluyor. Yani her vadede farklı bir eğilim gösteriyor. Bunun nedeni olarak 2 faktörü düşünebiliyoruz; ilki yeterince derin olmayan ve düşük hacimlerle gerçekleşen işlemlerde münferit birkaç tane blok işlem ilgili vadelerde volatilitenin artmasına neden olmuş olabilir veya söz konusu vadelerde, son zamanların gümüş piyasasında sıcak başlığı olan fiziki teslimat riskinin artmış olması. Ancak kırmızı tepelerin Mayıs 2027 ve Aralık 2028 dönemlerinde olması bu ihtimali bertaraf ediyor. Bu durumda piyasadaki sığlık öne çıkıyor.
Kıymetli metal piyasasında büyük oyuncuların şimdilik davranmadığının başka bir göstergesini bularak düşüncemizi teyit etmek istedik. Bu aşamada da vadeli kontratlardaki açık pozisyon sayısına baktık. Buradaki durum bize düşüncemizin doğruluğunu teyit etti. Yukarıdaki 1 ve 2 numaralı grafiklerin en alt panellerinde ilgili kıymetteki açık pozisyon sayısını göreceksiniz. Anlaşılacağı üzere Ocak sonundaki satışla birlikte kapatılan altın ve gümüş pozisyonları o kadar fazlaydı ki, sonuçta geriye kalan açık pozisyonların sayısı senelerdir olmadığı kadar düşük seviyelere geldi. Bu da bize gösteriyor ki piyasayı alıp götürecek büyükler henüz piyasada değiller. Bu nedenle altın ve gümüşte büyük hedefleri olanların biraz sabırlı davranmaları gerekiyor. Nitekim kıymetli metal piyasası taze para girişi olmadan uzak diyarlara gidecek kudreti bulmakta zorlanacak gibi duruyor.